NE EZİLEN, NE EZEN
İki hafta önce yayımlanan " Ustalık Kabinesi" başlıklı yazımda işveren kesiminin, Kıdem Tazminatı, İşsizlik Sigortası ve Esnek Çalışma Usulleri konularını ülke gündemine getirmek istediğini yazmıştım. Sermayenin güdümünde olan bazı bilimadamları ile gazetecilerin azında yazılı ve görsel basındaki yerlerini aldıklarını belirtmiştim. Ekonomik Sosyal Konsey toplanmadan istemlerine uygun kamuoyu yaratmaya koyulduklarını dile getimiştim. Bu konunun Ağustos ayından sonra ülke gündemini oluşturacağının araya beklenmedik gelişmeler çıkmaz ise şimdiden belli olduğunu öngörmüştüm.
27 Temmuz 2011 tarihli Akşam Gazetesi'ndeki habere göre, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sn. Faruk Çelik,
" 4 Ağustos'ta memur sendikalarıyla toplu sözleşme görüşmeleri için bir araya geleceklerini söylemiştir. Gazetecilerin Kıdem Tazminatına ilişkin sorularını cevaplandırırken;
"Kıdem Tazminatı şu anda bakanlık gündeminde yer almıyor. Ancak kazanılmış hakların korunması kaydıyla hükümet programımızda yer alıyor. Fona geçiş gerçekleşecek. Çok modeller tartışılabilir, tartışılıyordur. Bakanlığın dikte ettiği , ortaya koyduğu bir yaklaşım çerçevesinde olayların şekil alması son derece yanlış olur" demiştir.
Sayın Bakanın söylediği sözler, anlayana işin esasını anlatıyor. Alevi açılımı konusunda yığınla toplantılar yapılarak, demeçler vererek kamuoyu tahmini yürüten bakan, sorunu çözmek bir yana çoğaltarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına geri dönmüştü. Bu defa kıdem tazminatı konusunda kamuoyu yaratmamaya özen göstererek, bakanlığın çalışmalarını ve açıklamalarının dikte ettirmek olacağı değerlendirmesini yapıp, işi bitirmesi için istek sahibi işverenlere sipariş sunmaktadır. Onlar zaten hazırlar. Tarihimizde olmadığı kadar güçlüler. İşçi sendikaları ise güçsüz bırakıldılar. "Konu nasıl olsa benim istediğim gibi gelişecek, Galip şimdiden belli. Haydi bakalım kapışın" demeye getiriliyor.
Kıdem tazminatında fona geçişin gerçekleştirileceği, zaten hükümet programında olduğu inceden belirtiliyor. Geçişi rahatlatmak için kazanılmış hakların korunacağı söyleniyor. Kanun çıktıktan sonra işçi olanların, öncekiler gibi kıdem taminatı olmaması, nasıl oluyor da işçilerin kazanılmış haklarının ellerinden alınmaması anlamına geliyor?İşçiler buna kanarlar mı sanıyorsunuz? Kendilerinden sonraki işçileri satarlar mı?
Bu konuyu bir de "işsizlik sigortası" yönüyle açıklama getirenler var. Diyorlar ki; kıdem tazminatı yasayının gerekçesindeki paragraflardan birinde "Türkiye'de işsizlik sigortası olmadığı için kıdem tazminatı verilmelidir." denilmektedir. Oysa şimdi işsizl,k sigortası yasası çıktıüına göre, kıdem tazminatı kaldırılmalıdır.
Bu istek de bulunanlar haklı değillerdir. Hem kıdem tazminatı ortadan kalksın istemektedirler. Hem de işsizlik sigortasının işlevsiz kalmasına seyirci olmaktadırlar. İşsizlik sigortasında biriken paraların nerelere ve nasıl harcandığı ortada. Ne kadarının işsiz kalan işçilerin cebine gittiği de belli. Güçlü olanlar, keserin yonttuğu gibi hep bana, hep bana diyorlar. Acaba Sayın Bakan işe karışmıyormuş gibi yapmayıp, "hayır kardeşim testere gibi bir sana bir ona" olmalıdır diyebilecek mi? Hiç sanmıyorum. İnşallah ben yanılırım.
Aynı haberde; HAK-İŞ ve DİSK tarihe karışıyor başlığı ile Sayın Çelik'in şu sözleri yer alıyor; aynen aktarıyorum.
"Sendika mevzuatının değişmesi, barajların kalkması veya makul noktalara çekilmesi ile ilgili çalışmanın mutlak surette yapılması şartıyla Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) verileri esas alınıyor" diyen Çelik, "İstatistikler yayınlandığı zaman yanılmıyorsam 35 sendika devre dışı kalıyor. Haberleri var. Türk-İş'in 15-16 sendikası kalıyor. HAK-İŞ ve DİSK tarihe karışmış oluyor" buyurmuşlar.
Hayırlı olsun Sayın Bakan, artık Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığını bir güzel idare edersiniz...
Hayırlı olsun Sayın Sendikacılar, kimisi iş başında, kimisi emekli sendikacılar. Sendikasını kurtaramayıp TBMM'de bizleri kandırmaya koşuşan sendikacılar, mutlu musunuz?
İşçi örgütlerini ve sendikaları bir türlü için sindiremeyenler mutlu musunuz? Türkiye şimdi dikensiz gül bahçesi oldu mu? Gülleri kopardınız, dikenler sizi acıtmıyor mu?
Çalışma hayatında çağdaş sendikacılığa geçit verilmedi. Haklar hem alınmadı hem verilmedi.
Devletin, dolayısıyla Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın görevi tarafları bir denge içinde, barış ortamında tutmaktır. İşveren sendikaları semirirken, işçi sendikalarını kemirtmemektir.
Sendikaların yok olmalarını umursamadan beyan etmek yerine, var olmaları için çaba sarfetmek gerekir.
Ne ezilen, ne ezen, insanca ve hakça bir düzen oluşturmak gerekir. Saygılarımla.
- BEN YAPTIM OLDU
- Bolu'da yaşayan Yeniçağalılar
- LİBYA’DA İŞ BİTTİ, ŞİMDİ SIRA SURİYE’DE
- LİYAKAT
- ANDIMIZ
- Sarı Gelin
- ÖLÜMLER VE AĞITLAR
- PİŞMİŞ TAVUK
- TERÖR ÖRGÜTÜ YÖNETMEK: !
- TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE
- "AT KİŞNEMESİNDEN HİLE SEZERİM…"
- TUNCELİ
- VİCDANİ RET
- ASKERLİĞİN BEDELİ OLUR MU?
- Finans merkezleri 2
- Finans merkezleri -1
- ALLEM, KALLEM
- AYILAR
- BE HEY MÜBAREK
- ARAP BAHARI
- SOMALİ VE YARDIM
- ÜLKE GÜNDEMİ
- USTA, USTA..! YANLIŞTASIN BU HUSUSTA
- USTALIK KABİNESİ
- Enver Paşa havasında, Abdülhamit kıvamında
- Fanatiklik
- Lisan-ı münasip
- Balkondan helallik
- BENİM VALİLERİM, BENİM BELEDİYE BAŞKANLARIM
- Hafıza’yı beşer
- PEMBE HAYAL SUNUMLARI
- KASABA PAZARLARI:
- TÜRK MİMAR VE MÜHENDİS ODALARI BİRLİĞİ (TMMOB) MİTİNGİ:
- BÜYÜK ORTADOĞU PROJESİ VE BİZ:
- İSTANBUL ÜZERİNE ÇILGIN PROJELER -2
- İSTANBUL ÜZERİNE ÇILGIN PROJELER
- BİR BOLULUNUN GÖZÜYLE ATA YURDUMUZ ORTA ASYA









Yorumlar
İnsanca yaşamak için… Yüzyıllarca çabaladım durdum. Kurduğum her düzende, Bir hata, bir eksiklik buldum. Olmadı, Yenisini kurdum. Fakat her düzende, Rahatsızlık, huzursuzluk Ve… Mutsuzluğu buldum. Nedense… aradığım huzuru, güveni Mutluluğu, elde edemedim. Sonra… Onu…, bir gün… Kendi içimde buluverdim… HERŞEYİ… Huzur, güven, rahatlık Özgürlük ve mutluluk Hepsi içimdeymiş meğer, Ne deliymişim, bilmezdim. Boş yere nefes tüketirmişim, Kendi kendimi yer imişim. Çaresizlikler içerisinde, Kol gezermişim. İnsanca yaşamak için… Bu düzen değişmelidir. İstiyorsak, ADİL ve HAKÇA bir düzen; Ne ezen olmalıyız… Ne de ezilen… Bunun için de, gerekli SAYGI ve DÜRÜSTLÜK Bu erdemlerle kırılır YALAN düzeni Ve kurulur… İnsanca, hakça bir düzen İşte budur aslolan Sonuçta… Özgür ve mutlu olur insan Taşır onu hem ülkeye Hem de dünyaya Aksi halde olur hep, köle Kral olsada, statikoya… Her şey gönlünce olsun… Neyi seversen o olsun… Kalbin mutlulukla dolsun… Sevda kokan yaseminlerle… Kubilay Öğütveren