ALLEM, KALLEM

Özer Özcan

Allem ediyorlar, kallem ediyorlar. Emperyalist ülkeler avlarını bir şekilde tezgahlarına düşürüyorlar. Akıllara gelmeyecek oyunlar, insafa sığmayacak zalimlikler yapıyorlar.
* Afganistan'da Taliban'ı oluşturdular. Usame- bin- Ladin'i ve El Kaide'yi örgütlediler. Görevini tamamlayınca terörist ilan edip yok ettiler. Örgütün bulunduğu bölgelerde savaşa devam ediliyor. Silahlar susmuyor. Kan akmaya devam ediyor.
* Irak ile İran savaştırıldılar. Saddam Hüseyin'i İran'a karşı desteklediler. Savaş yıllarca sürdü. Sonuçta şımaran Saddam Hüseyin Kuveyt'e saldırdı. Ecevit'in ikazlarına rağmen oyuna getirildi. Sonuçta zayıf düşen Irak'ı işgal ettiler. Saddam Hüseyin de idam edildi. Irak'ta da silahlar susmuyor, kan akmaya devam ediyor.
* Tunus'ta oluşturulan bir ayaklanma ile sözde halk ihtilali oldu. Kimin yönettiği belli olmayan bir iktidar oluştu. Filistin Kurtuluş Örgütü ve Yaser Arafat'a kucak açan Zeynel Abidin Bin Ali, yed-i emin de Suudi Arabistan'da bulunduruluyor.
* Libya'nın öz kaynaklarını Suudi Arabistan'daki gibi ABD'ye peşkeş çekmediği için ülkede isyanlar çıkarıldı. Silah yakalatanın idam edildiği Libya'da insanlar haçlı lejyonerleri gibi silahlandırıldı. Libya'dan nemalanamayan İngiltere, Fransa ve İtalya fırsat bu fırsat deyip uluslararası hukuki kılıflar uydurarak ülkeyi bombaladılar. Hala da devam ediyorlar. İlginç olan biz de bu eşkıya grubuna katkı veriyoruz. Katkı vermekten de öte ön safta olmak gayreti içindeyiz. Libya'nın bize vermiş olduğu müteahhitlik gelirlerini kapabilseler, ABD'de sömürebilse Libya'ya dokunurlar mıydı? Her ay 25 milyon dolar istihdam girdisi geliri, yapılan işlerin müteahhitlik karları ülkemizin olurdu. İnşaat makinası ve ekipmanlarımız yok edilmezdi. Zararımız çok büyük. Libya'da Kaddafi bitirilecekmiş de, cemahiriye örgütlenmesi yok edilecekmiş de, istikrar oluşacakmış. Biz de emperyalist yamyamlardan artakalan olursa, sebeplenecekmişiz. Ayıplı bir davranış, zavallı bir bekleyiş…
* Mısır'da da aynı oyun. Uzun yıllar uşak olarak kullandıkları Hüsnü Mübarek tutuklu, kafeste yargılanıyor. Emperyalizmin güdümündeki generaller iktidarda. Tahrir meydanındakiler kimlerdi belli değil. Bizim uçak dolusu iş adamlarımız kimlerle ne anlaşmaları yaptılar o da belli değil. Ülkede istikrar yok mısır kan kaybetmeye devam ediyor.
* Son sahneyi Suriye'de açtılar. Ekranlarda Başbakanımız ülkemiz özgürlükler ve demokrasi örneği rollerinde… Emperyalizmin vücut hareketlerine benzer sataşmalar içindeyiz. Komşuluğa yakışmayan tehditkar hamleler yapıyoruz. İran'ı ve Rusya'yı karşımıza alarak ateşe sürükleniyoruz. Gereksiz yere pisliğe bulaştırılıyoruz.
* Yunan'ı kışkırtıyorlar. İsrail ile dalaşmalarımız bitmiyor. Ermeni susuyor, Fransa konuşuyor. Kıbrıs sorunu kan ve gözyaşı sofrasına sunulmak üzere sıcak tutuluyor.
Özetle;
Her taraftan kumpas kuruyorlar emperyalistler. Allem ediyorlar, kallem ediyorlar bizleri tuzaklarına düşürüyorlar. Bir kıvılcım Ortadoğu'da yıllar sürecek savaşa, kana ve gözyaşına sürükler. Zaten istenen de bu. Bizler savaşalım geri kalalım. Onlar silah satıp zenginleşsinler.
Bu karambolde bize kimlerle savaşmak düşer bilemiyorum. Bildiğim bir şey varsa bizimle beraber olarak hiçbir devletin bulunmadığıdır. Saydığımız örnekler ile yöneticilerimizi uyarmak görevimizdir.
Muhalefet ise; anası ile de, danası ile de gerekeni yapamıyor. Uyarı görevini yaparken, ürkeklikten okyanus ötesi diyor da, ABD diyemiyor. Taşeron'a kızıyor da müteahhide gık çıkaramıyor...
Üzgünüm, işimiz zor. Her şeye rağmen ümidim, dünyada emperyalizme karşı ilk mücadele veren ve kazanan necip MİLLETİM'dir.
Sağlıcakla kalınız.