“Boluluyum Bolulu”

Kazım Oksay

4 Nisan 2011 Tarihli gazetenizde Ramazan Çelik diye bir hemşehrimiz Bolu’nun kendilerini sahiplenmediği konusundaki yakınmalarını okudum.

Bolu’dan bir türlü istenilen ilgiyi göremediğinden yakınan bu hemşehrimize üzülmemesini söylemek istiyorum. Bolulu hemşehrilerimiz sade kendisine değil üzelerek ifade etmek isterim ki vaktiyle çeşitli kademelerde memleke hizmet edenlere de pek sahip çıkmaz.

Bu konuda bir iki örnek vermek isterim. 1981–82 yıllarında Devlet Planlama Teşkilatında görevli iken devletin sosyal projeleri benim başkan olduğum dairece planlanıyordu. Okullar, hastahaneler şehirlerin alt yapı yatırımları vb. lerinin plana alınması ve kaynak tahsisi tarafımızdan yapılıyordu. Bu dönemlerde Bolu’dan bir tek hemşehrimiz veya belediyeler veya STK hiçbiri hiçbir talepte bulunmadı. Hatta eminim ki bu hemşehrilerinin o pozisyonda olduklarından bile bihaberdiler. Daha sonra Bolu Milletvekilliğim döneminde (1983–1991) ve Devlet Bakanlığım sırasında (1983–1989) da ne yapdık isek yanımıza o kâr kaldı. Mesela Abant Palas Oteli, Termal Otel, Organize Sanayi Bölgesi, Bolu II. Küçük Sanayi Sitesi, Gazi Üniversitesine bağlı bugünkü Abant-İzzet Baysal Üniversitesinin çekirdiğini teşkil eden İktisadi ve Ticari İlimler Fakültesi vb. hizmetlerdeki payımız insaf sahipleri tarafından her halde inkar edilemez diye düşünüyorum.

Bunların gerçekleşmesini sağladık da ne oldu, gördük ki hizmetle oy arasında bir ilişki yok. Bol bol laf edip vaatlerde bulunursan tamam yoksa bulunduğun mevkide kaldığın yeter.

Bu arada 1989 seçimlerinde Bolu Belediye Başkanı ANAP adayı olarak gösterdiğimiz Yüksek Mühendise öz be öz Bolulu olmasına, Bolu’da lise tahsilini tamamlamış bulunmasına, ailesi Bolu’da yerleşmiş, kendisi bulunduğu görev sırasında Bolu’nun her meselesine canı gönülden koşmasına karşılık seçimlerde ithal aday addedilerek beğenilmedi. Bu da hemşehrilerin kendine kendine hizmet edenlere karşı davranışlarının tipik bir örneğidir.

Aynı şekilde ben de İstanbul’da oturmama rağmen buradaki Bolulular Derneğinden bir sefer hariç hiçbir konuda hiçbir faaliyetten haberdar edilmediğimi bildirmeden geçemeyeceğim. Hiç değilse Ramazan Çelik hemşehrimize sahip çıkmaları dolayısıyla kendilerini kutluyorum.

Yakında milletvekillerimizi seçeceğiz. Kendinize en yakın gördüğünüz kişiyi sonuna kadar destekleyiniz. Vereceğiniz destek o kişiye değil kendinizedir. Bunu unutmayın.

Velhasıl ne ekersen onu biçersin. Burası Bolu olusa da olu olmazsa da olu derlersede hakkımızı söke söke almanın yolunu muhakkak bulmalıyız. Ağlamayan çocuğa kimse bir şey vermiyor.

Sözlerime son vermeden evvel bir hususu daha belirtmek istiyorum. O da Bolu’lu hemşehrilerimizin ilk etapta İstanbul’da ve Ankara’da oturanlara ve çalışanlara ait bir envanter çalışması yapılmasıdır. Kim nerede ve neyle uğraşır. Bu çalışmanın faydaları sayılamayacak kadar çoktur.

Selam ve sevgiler.