YUMURTA ATAN ÖĞRENCİLER!..
Öğrencilerin yıllar sonra 12 Eylül’ün üzerlerine ektiği ölü toprağını atıp sokağa çıkmaları bazı çevrelerde kaygı, bazılarında da umut yarattı. Belli ki -yumurtalı ve ya yumurtasız- öğrenci protestoları özellikle iktidar çevrelerinde kaygı yaratmış olacak ki kendilerine yakın gruplar ile hemen dirsek temasına geçtiler.
Onlarla önce YÖK başkanı görüştü sonra cumhurbaşkanı. Tabii bu arada ötekileşenlerin imdadına da CHP lideri yetişti. Görünen o ki dışlananlar da pazartesi, yani bu gün, Kılıçtaroğlu’yla görüşerek adına siyaset dediğimiz oyununa dâhil olacaklar.
Bu ülkede siyaset yapanlar bilmelidir ki öğrenci, hangi kategoride olursa olsun toplumun en dinamik unsurlarıdır ve bu gerçek tarih boyunca da değişmemiştir. Onları önemsemeli ve her koşulda anlamaya çalışmalıyız.
Tarihin kayıtlarına göre kültürümüzde ilk üniversiteyi kuranlar Karahanlılardır. Onların eğitim anlayışlarında öğrenciler bursluydu ve mesleki tercihlerinin durumuna göre burs alırlardı. Aynı zamanda yurtlarda kalan öğrencilerin bursları gümüşe endekslenmişti. Amaç onları enflasyona karşı korumaktı.
Selçuklularda da durum farklı olmadı. Tabii aynı anlayış Osmanlıda da uygulanmış, “suhte” tabir edilen medrese öğrencileri yüksek disiplinli yurtlarda kalmış ve iaşeleri de devlet tarafından karşılanmıştır.
Tarihimizin en önemli hadiselerinden biri olan "Suhte isyanları" Prof. Dr. Mustafa Akdağ'ın araştırmalarıyla gün yüzüne çıkmıştır. 16. yüzyılın ortalarında medrese öğrencileri önceleri 100-150'şer kişilik gruplar hâlinde dolaşarak cer, kurban, nezir adı ile yardım toplarlardı. 16. Yüzyıl'ın ikinci yarısından itibaren sosyal ve ekonomik ortamın bozulmasıyla birlikte öğrenciler eşkıyalığa başladılar. Halkın mallarını yağmaladılar. Zenginlerin evlerini bastılar, çocuklarını kaçırıp onları istismar ettiler.
Görüldüğü gibi bu olaylar dizilere ve dolaysıyla tartışmalara neden olan “muhteşem” lakaplı Kanuni Sultan Süleyman zamanında uç vermiş ve de devletin çözülmesinde derin izler bırakmıştır.
Öğrenciler bu olaydan sonra bir daha durulmayacak ve siyasetin enstrümanlarından bir olarak tarihteki yerlerini alacak ama ipin ucu hiçbir zaman kendilerinde olmayacaktır.
Onların Osmanlıdaki son başkaldırıları, Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde Ankara Hükümeti’nin Büyük Taarruz’a hazırlık yaptığı o sıcak günlerde ortaya çıktı. Bir gurup öğrenci 29 Mart 1922’de Rıza Tevfik’in “Fuzuli’nin Felsefi Mülahazaları” üzerine yaptığı konferansta “Fuzuli Türk değil, Acemdir.” iddiası üzerine kazan kaldırdı.
Öğrenciler Ankara Hükümeti’ne sıcak bakmayan beş hocanın istifa edip üniversiteden çıkmayacaklarını ilan ettiler. İstedikleri sonucu alamayınca da başta Dârülfünûn Emini Müderris Besim Ömer (Akalın) Paşa olmak üzere, Reşat, (Şemsettin) Ali Kemal, Fuad Köprülü, Cenap Şehabettin ve Ali Reşat’ı çürük yumurta yağmuruna tuttular.
Sonuçta öğrencilerin istekleri oldu ve kellesi istenen beş hoca üniversiteden ayrıldı. Bu başkaldırının öncülerine gelince:
Reşat Şemsettin Sirer (1903-1953), 1923’te Dârülfünûn Edebiyat Fakültesi Felsefe bölümünden mezun olmuş ve 1946’da Recep Peker’in kabinesinde yaklaşık iki yıl Milli Eğitim Bakanlığı yapmıştır.
Peki, diğerleri? Onlarda Cumhuriyet’in kurumlaşması için önemli sorumluluklar üstlenerek ömürlerini tamamlamışlardır.
Sonuç:
Alman Filozof Fichte’nin 1807’de der ki “Eğer gençleri gerçekten seviyorsak, onları bizim bozulmuş muhitimizden ve havamızdan uzaklaştırmalıyız.” Fichte’nin bu haykırışını duyan siyasi erk gereğini yaptı ve 50 yıl sonra yepyeni bir Almanya’yı yaratacak gençlerin önünü açtı.
Şimdi ben derim ki ey bu ülkeyi yönetenler; sizler Türkiye’ye bilim ve teknoloji üretiminde çağ mı atlattınız? 1850’lerden beri bu memleketin; Morse’larının, Marconi’lerinin ve Einstein’larının yetişmesine giden yolun sürekli önünü kestiniz. Onlar sizlerin gazabına uğramamak için yurt dışına gittiler ve yeteneklerini yaban ellerde sergilemek zorunda kaldılar. Lütfen artık gençlerin yaratıcılığını köreltmeyelim; onlar kendileri olsunlar, olsunlar ki otantik ve orijinal protesto şekillerini ve de potansiyel kişiliklerini kendileri keşfetsinler.
- GAZA GELMEYELİM
- ŞU DERSİM MESELESİ…
- KEŞKE YAPMASAYDI
- CUMHURİYETİN ANLAMI
- “Dün, dündü cancağızım...”
- Yaşasın akşamcılar
- ÜRETMEK VE DE AHLÂKLI OLMAK
- YENİ BİR ANAYASA YAPALIM AMA…
- OKULLAR AÇILIRKEN ÖĞRETMENİME MEKTUP
- “LAİKLİKTEN KORKMAYIN”
- BAŞLIKSIZ
- TAKKE DÜŞTÜ KEL GÖRÜNDÜ
- GİT GEL KONYA ALTI SAAT!..
- “BU MEMLEKET BİZİM!..”
- Sınırlarımız değişecek mi?
- “DİN ADAMLARI VE PARA”
- “VERGİ Mİ”?
- LOZAN
- Malumun ilanı
- OSMANLININ AYAK SESLERİ
- Yemin
- …BEN KİMSENİN ADAMI DEĞİLİM!..“TANJU ÖZCAN”
- “CİBİLLİYETİ BOZUK OLURSA!..”
- EVREN PAŞA’NIN SUÇU NE?
- Seçim yolunda “Cennet ve cehennem”
- Seçimlere iki hafta kala
- “19 MAYIS”
- REKTÖRÜN ONURU VEYA DOÇENTİN GURURU!..
- MARGARET THATCHER VE BASIN
- ÇILGIN PROJELER
- ZEYTİNİN TERİ
- “PARDON ŞİFRELEME SEHVEN OLMUŞ”
- “ŞİFRELENİYORUZ”
- ANAYASANIN DİKENLERİ
- “AMAN PAŞA HAZRETLERİ İDARE-İ MASLAHAT!..”
- “ BEDELİ ÇANAKKALE‘DE ALTIN OLARAK TESVİYE OLUNACAKTIR.”
- KADINIMIZIN SEYİR DEFTERİ (2)
- KADINIMIZIN SEYİR DEFTERİ (1)
- “CHP'NİN ÇAKILI ÇİVİSİ YOK”
- YOKLUKLAR İÇERİSİNDE ERMEK MARİFET DEĞİLDİR.
- SÖZ OLA KESE SAVAŞI SÖZ OLA KESTİRE BAŞI
- DÜNDEN BUGÜNE “MISIR”IN SEYİR DEFTERİ
- SON FİRAVUN HÜSNÜ MÜBAREK
- “MUHTEŞEM YÜZYIL”
- KATİLLERLE BİRLİKTE YAŞAMAK…
- DANANIN KUYRUĞU KOPARSA!..
- HİBRİT REJİMLER
- HALİFELİĞİN SEYİR DEFTERİ (3)
- HALİFELİĞİN SEYİR DEFTERİ (2)
- HALİFELİĞİN SEYİR DEFTERİ (1)
- AH!.. NERDE O ESKİ BAYRAMLAR?
- SADAKA ALMAYA ALIŞIRSAK!..
- İNÖNÜ’YE SORMUŞLAR!..
- "Kimsesizlerin Kimsesi" CUMHURİYET
- Şili halkı adına seviniyor, kendi adıma üzülüyor, ülkem adına kahroluyorum
- GAZİ M: KEMAL NEDEN YAŞIYOR.
- TARİH VE TURİZM
- TARİH VE TURİZM
- TARİH VE TURİZM
- HAZIR BAŞBAKAN SÖYLEMİŞKEN!..
- REFERANDUMDAN KİM GALİP ÇIKTI?
- KİME GÜVENECEĞİZ?
- “13’ÜNCÜ DEV ADAM”
- “ET TEKRÂRÜ AHSEN, VELEV KÂNE YÜZSEKSEN”
- DERSİM İSYANININ ASLI?
- KURT VE HARDAL
- “ORGANLARI YER DEĞİŞTİRMİŞ ADAM”
- SÖZÜN BİTTİĞİ YER…
- DANANIN KUYRUĞU “ANADİL EĞİTİMİYLE” Mİ KOPACAK
- PROFESYONEL ORDU
- AKVARYUM BALIĞI VE CHP
- GÖZ BEBEĞİMİZ GÖZÜMÜZE DİKEN OLDU!.
- TERÖR BİZİM KADERİMİZ Mİ OLDU?
- İSLAMCILIK VE MEHMET AKİF
- DEVLET HALKA SORULARAK DEĞİL, HESAP VERİLEREK YÖNETİLİR
- GAZZE SEFERİ ÖNÜ VAHŞET ARKASI GAFLET
- 27 MAYIS GERÇEĞİNDEN GÜNÜMÜZE
- GAZİ M. KEMAL’DEN GANDİ KEMAL’E
- CHPNİN DERDİ LİDER Mİ
- ÖNCE LAFA BAKARIM LAF MI DİYE...
- DEMOKRASİ, LAİKLİK VE TBMM
- DEMOKRASİ VE 1920 MECLİSİ
- YENİ 1 MAYISLARA DOĞRU
- TÜRKMEN GÖÇÜ YOLDA DÜZÜLÜR
- AKP ANAYASAYI NEDEN DEĞİŞTİRMEK İSTİYOR
- 12 EYLÜL ANLAYIŞINDAN AKP ANLAYIŞINA
- BİZ BORCUMUZU ÖDEYEBİLDİK Mİ
- İT ÜRÜYECEK, KERVAN DA YÜRÜYECEK!..
- DAM ÜSTÜNDE SAKSAĞAN VUR BELİNE KAZMAYI
- ASKERİ İSYANLAR VE DARBELER
- DEVLET ŞİRAZESİNDEN ÇIKARSA!..
- HİLE/İ ŞERİYE VE İMAM HATİPLER
- KÖR ÖLÜNCE BADEM GÖZLÜ OLUR
- ORDU GÖREVE
- TATİLİ HAKEDİYOR MUYUZ
- BABAN DA OLSA GÜVENME
- KOZMATİK ODANIN PATATESLERİ
- ÜZÜLMEYİN BUNLAR DA GEÇER
- EVET!.. ADALET ÖLDÜ
- OLURSA OLUR SUYU OLMAZSA
- EKONOMİDEN NE HABER
- ALEVİLERİN CUMHURİYETİ
- ANASI KUŞ BABASI DEVE İSE!...
- BİZİM ERMENİLERİMİZ! (3)
- BİZİM ERMENİLERİMİZ! (2)
- BOLU VE SARAYIN TAVUKLARI
- BİZİM ERMENİLERİMİZ! (1)
- İSYAN GÜNLERİNDE BOLU
- BEN KÜRT'ÜM, BEN ERMENİ'YİM, BEN YAHUDİ'YİM
- AH!.. NERDE O ESKİ BAYRAMLAR
- RÜŞVET Mİ ŞEHVET Mİ
- YERSEN YOĞURT İÇERSEN AYRAN
- PAVLOV'UN KÖPEKLERI VE REFLEKS KIRILMASI
- KÜRT AÇILIMI BAĞLAMINDA ANA DİLLE EĞİTİM
- KÜRT SORUNUNUN AÇILIMI AÇILIRKEN
- 24 TEMMUZLARIN ANLAMI
- UYGURLARIN DRAMI /BİRAZ TARİH/
- ATATÜRKÜN BOLU GEZİSİ VE KADIN HAKLARI
- KURTARICI BEKLEYEN TOPLUMLAR KURTULAMAZLAR
- MEVSİMLİK İŞÇİ ÜCRETLİ ÖĞRETMENLER
- SAHTEKARLARLIĞIN SONU GELMZSE
- BAŞBAKANIN MAYINLARI
- ÇAKMA
- TÜRKAN SAYLAN HOCANIN MÜFTÜSÜ
- MEMLEKET İSTERİM
- DELİLİK VE DÂHİLİK
- KÖY ENSTİTÜLERİ GERÇEĞİNDE ADAM OLMAK
- SEÇİM KAMPANYALARI / Cennet ve Cehennem
- İTİ ÖLDÜRENE SÜRÜTÜRLER
- BARAK OBAMANIN ÇALIMI
- Obama Kucağımıza Ne Bıraktı
- SEÇİMLERİN
- BAŞBAKANIN SÖZÜ
- DEVEYE SORMUŞLAR
- ERKEKLİK BU DEĞİL
- ERDOĞAN KRAL ÇIPLAK DEDİ
- İŞ ŞİRAZESİNDEN ÇIKINCA...
- KÖRLER SAĞIRLAR BİBİRİNİ AĞIRLAR








