YERSEN YOĞURT İÇERSEN AYRAN

Hüseyin Sarı

Anadolu insanı çoğu kez karnından konuşur ama Leb demeden leblebiyi de anlar. Mesela yolda karşılaştığınız arkadaşınıza Ne haber diye sorunca cevap bellidir iyilikBunu hepimiz yaparız. Ancak neyin haberi sorulduğunu sorgulamayız. Veya birine soru sorduğumuzda eğer o kişi beden dili ile cevap verecekse cevabı başını emme basma tulumba gibi aşağı/yukarı hareket ettirerek olur.. Biz biliriz ki baş yukarıya çıkarsa cevap hayır inerse evettir. Aynı eylemi bir Alman yaparsa onun evet ve hayırı da başını, dolap beygiri gibi iki yana sallamak olur.İşte kültürel farklılık dediğimiz gerçek budur.Son günlerde gündemi belirleyen önce adı Kürt sonrada demokrasi açılımı olan tartışmaların mantığı sessiz çoğunluğun gerçeğinde bilelim ki baş sallama noktasındadır.O zaman Kürtçüler ne istiyor Sayın İçişleri bakanı alt alta bir yazsında görelim. Sonra bunları toplasın çıkarsın bölsün veya çarpsın. Yani isteği basit bir soruya dönüştürsün. Sonra referandum yapma geleneğimiz oluşsun diye zaman zaman söylemler geliştiren hükümet de Kürtçülerin isteğini halkın oyuna sunsun. Bakın bakalım sandıktan ne çıkacak. Şimdi merak edip peki, halka sorulacak soru ne olacak diyebilirsiniz. Onu bilsek kafamız rahat olacak. Veya ille de öğrenmek istiyorsanız zahmet edip Sayın Başbakanı evinden arayıp Açılımınızı destekliyorum diyen minik serçemiz Sezen Aksuya sorabilirsiniz. Ama bir şartla sorunuzu ya eşref saatine veya kafasının dumanlı olduğu bir ana rastlatacaksınız. Rastlatacaksınız ki cevabı da kıyak olsun.Şimdi diyebilirsiniz ki sosyal bilimlerde problemler evet/hayır noktasına indirgenilebilir mi Elbette indirgenemez. Ancak unutmayalım ki bizim halkımız da teferruattan pek hoşlanmaz.Üç haftadır bizde araziye uyup açılımın peşine düştük. Aklımızın erdiği dilimizin döndüğünce yazdık. Özünde bireysel hakların yattığı sorunlar ile ilgili yazdık. Ancak eski genelkurmay başkanlarından Hilmi Özkök ün sözlerini dinleyince boşuna yazıp çizmişim dedim. Fikret Bila ile yaptığı bir söyleşide ne diyordu Sayın Özkok: Devlete isim verme konusunda birçok ülke kendilerine göre çözümler bulmuştur. Mesela Osmanlı demiş, Selçuklu demiş, Amerikalı demiş. Genellikle çok etnisiteli ülkeler etnik referans vermekten bazen çekinmişlerdir. Hatta tarafsız olsun diye başka uluslardan kral ödünç alanlara bile rastlamak mümkündür. Türkiye nin adını tartışmaya açtığım zannedilmesin diyerek dolaysıyla lafı Türkiyenin adını bile tartışmaya açabiliriz diyor. Yani, yersen yoğurt içersen ayran.Hatırlarsınız daha önce Rahmetli Turgut Özalda benzeri laflar etmişti.İşte bu bağlamda özün bittiği yer zannederim burası. Peki, neden burası Burası çünkü bu zat/ı muhterem sıradan birisi değil. Daha iki yıl önce ordumuzun fiili başkomutanıydı. Ama gelin görün ki Sayın Özkök hala başına geçirilen çuvalın etkisinden kurtulamamış. Hal böyle olunca gel de sen Bülent Arınça hak verme. Ne demişti Sayın Arınç iyi ki biz bu komutanlarla bir savaşa girmemişiz.Evet, çok şükür ki girmemişiz. 24 08 2008