SÖZÜN BİTTİĞİ YER…
Devlet bizim kültürümüzde her zaman önemsenmiş hatta kutsallık izafe edilmiş bir olgudur. Ordu da öyle… Ve bu bağlamda söylenmiş pek çok söz vardır. “İl gider töre kalır” anlayışı da bunlardan biridir. Yani devleti kuran siyasi güç gidebilir; önemli olan devleti kuran bilinçtir ve asıl korunması gereken de odur. Yeter ki o şuur kaybolmasın. Halk bilir ki “içimizden yeni şefler çıkar ve yeni bir coğrafyada yeni bir devlet yeniden kurulur.”
Bu tespit bizim siyasi hafızamızın genel anlamda kilometre taşlarıdır. Ve bu anlayışta kurulan devlet genelde kurucusunun adını alır ve bu kurucu ailenin inancıda o devletin hukuk sistemini oluştururdu. Devletlerin kuruluşunun olmazsa olmazları arasında askeri güç ve servet ayrıcalıklı bir yer tutardı. Bu oluşumda hemen herkes askerdir ve “ordu-millet” anlayışı da bu gerçekten neşet etmiştir. Kaldı ki bu anlayış hemen bütün ortaçağın klasik devletleri için geçerlidir.
Bu anlayış Cumhuriyetin kuruluşu sürecinde derin bir kırılma yaşadı ve ailenin yerini millet aldı. Ama orduya yönelik duygular AKP’nin iktidar olmasına kadar pek değişmedi. Allah için, kurumsal bağlamda orduda aydınlanmanın parametreleri ışığında değişimini eksiksiz yaptı.
Peki, hataları olmadı mı? Elbette oldu ve şimdi onun bedelini ödüyor. Ödeyecekte. Çünkü bu günkü siyasi irade onun siyasete soyunması sonucu vücut bulmuştur. Öderken de bazen son derece traji-komik olaylar yaşanıyor.
“Bunlar nelerdir?” derseniz, hemen söyleyeyim. Birincisi:
Cumhuriyetin temel değerleri ve de M. Kemal Atatürk’le sorunu olan mihraklar son yıllarda TSK’ya sistemli bir psikolojik saldırı başlattılar. Filanca gazetedeki habere göre diye konuya girenler çok şey söyledi ve yazdı. Görünen o ki söylemler devam edecek. Tabii bu arada uçuk kaçık öneriler de geliyor. Örneğin Prof. Dr. Mümtazer Türköne TV kanallarından birinde şöyle diyordu:
… Ordu lağvedilmeli ve yerine yeni bir ordu kurulmalı…
Yani nasıl olur böyle bir şey, dercesine bakan moderatör’e tıpkı II. Mahmut’un Yeniçeri Ocağını kaldırıp yerine, “Asakir-i Mansure-i Muhammediye” yani “Muhammed’in Askerleri” ordusunu kurduğu gibi… Diyerek sözlerini tamamladı.
Deveye, “boynun eğri” demişler o garibimde “nerem doğru ki” demiş ya Türköne’nin sözleri de aynen öyle.
Peki, neden öyle? İki nedenden dolayı öyle. Birincisi “Yeniçeri Ocağı” adı üstünde bir birim. Yani Osmanlı ordusunun tamamı değil. İkincisi de klasik dönemde devşirmelerden oluşan yeniçerilerin sayısı 10 bin civarındadır. Bunlar genelde merkezde yani padişahın çevresinde yer alır ve zaferin meyvelerini toplardı. Kısaca Osmanlı ordusu yeniçerilerden ibaret olmayıp onlar 100 binlerle ifade edilen ordunun sadece bir kısmıydı. Kaldırıldıkları zamanda askerlikten gayrı her işle uğraşıyorlardı.
İkincisi daha da trajedik. Sayın Cumhurbaşkanının “Güzel şeyler olacak” dediği günden buyana akla ziyan işler olmaya başladı. Bunların içinde en sıkıntı vereni de kanımca son günlerde Hatay Dörtyol’da yaşanan olaylar. Ve akabinde şehit edilen dört polisimizin Adana’da gerçekleştirilen cenaze merasimindeki ironik bir görüntü.
Bilindiği üzere “Bağımsız” Türk yargısı, “Balyoz Davası” diye anılan davada bazıları eski kuvvet, bazıları eski ordu, bazıları ise halen ordu, kolordu komutanı pek çok general hakkında “tutuklama” kararı aldı. Adı geçen kişilerin görüldükleri yerde tutuklanıp götürülmesi gerekiyordu. Bunlardan biri de 6. Kolordu Komutanı Sayın Korgeneral Nejat Bek. Ama gelin görün ki, gördüğü yerde tutuklanması gereken kolluk kuvvetlerinin amiri konumundaki İçişleri Bakanı Sayın Atalay, aranan generallerden Sayın Bek yan yana bir kenti dolaşıyor ve ondan brifing alıyor. Sonra da gergin ve sıkıntılı bir sesle merasim alanındaki kürsüden sesleniyor:
“Amanoslar’daki terörü bitirin lütfen… Bu Amanosları temizleyin diyorum. Ne yaparsanız yapın. Amanosları temizleyin"
Ona cevap Abeydullah Kolcu isimli bir yurttaştan geliyor.
"Dağda mücadele eden komutanları içeri atarak mı terörle mücadele edeceksiniz."
Ve Kolcu polisler tarafından hemen enterne ediliyor…
İşte sözün bittiği yerde tam burası...
- GAZA GELMEYELİM
- ŞU DERSİM MESELESİ…
- KEŞKE YAPMASAYDI
- CUMHURİYETİN ANLAMI
- “Dün, dündü cancağızım...”
- Yaşasın akşamcılar
- ÜRETMEK VE DE AHLÂKLI OLMAK
- YENİ BİR ANAYASA YAPALIM AMA…
- OKULLAR AÇILIRKEN ÖĞRETMENİME MEKTUP
- “LAİKLİKTEN KORKMAYIN”
- BAŞLIKSIZ
- TAKKE DÜŞTÜ KEL GÖRÜNDÜ
- GİT GEL KONYA ALTI SAAT!..
- “BU MEMLEKET BİZİM!..”
- Sınırlarımız değişecek mi?
- “DİN ADAMLARI VE PARA”
- “VERGİ Mİ”?
- LOZAN
- Malumun ilanı
- OSMANLININ AYAK SESLERİ
- Yemin
- …BEN KİMSENİN ADAMI DEĞİLİM!..“TANJU ÖZCAN”
- “CİBİLLİYETİ BOZUK OLURSA!..”
- EVREN PAŞA’NIN SUÇU NE?
- Seçim yolunda “Cennet ve cehennem”
- Seçimlere iki hafta kala
- “19 MAYIS”
- REKTÖRÜN ONURU VEYA DOÇENTİN GURURU!..
- MARGARET THATCHER VE BASIN
- ÇILGIN PROJELER
- ZEYTİNİN TERİ
- “PARDON ŞİFRELEME SEHVEN OLMUŞ”
- “ŞİFRELENİYORUZ”
- ANAYASANIN DİKENLERİ
- “AMAN PAŞA HAZRETLERİ İDARE-İ MASLAHAT!..”
- “ BEDELİ ÇANAKKALE‘DE ALTIN OLARAK TESVİYE OLUNACAKTIR.”
- KADINIMIZIN SEYİR DEFTERİ (2)
- KADINIMIZIN SEYİR DEFTERİ (1)
- “CHP'NİN ÇAKILI ÇİVİSİ YOK”
- YOKLUKLAR İÇERİSİNDE ERMEK MARİFET DEĞİLDİR.
- SÖZ OLA KESE SAVAŞI SÖZ OLA KESTİRE BAŞI
- DÜNDEN BUGÜNE “MISIR”IN SEYİR DEFTERİ
- SON FİRAVUN HÜSNÜ MÜBAREK
- YUMURTA ATAN ÖĞRENCİLER!..
- “MUHTEŞEM YÜZYIL”
- KATİLLERLE BİRLİKTE YAŞAMAK…
- DANANIN KUYRUĞU KOPARSA!..
- HİBRİT REJİMLER
- HALİFELİĞİN SEYİR DEFTERİ (3)
- HALİFELİĞİN SEYİR DEFTERİ (2)
- HALİFELİĞİN SEYİR DEFTERİ (1)
- AH!.. NERDE O ESKİ BAYRAMLAR?
- SADAKA ALMAYA ALIŞIRSAK!..
- İNÖNÜ’YE SORMUŞLAR!..
- "Kimsesizlerin Kimsesi" CUMHURİYET
- Şili halkı adına seviniyor, kendi adıma üzülüyor, ülkem adına kahroluyorum
- GAZİ M: KEMAL NEDEN YAŞIYOR.
- TARİH VE TURİZM
- TARİH VE TURİZM
- TARİH VE TURİZM
- HAZIR BAŞBAKAN SÖYLEMİŞKEN!..
- REFERANDUMDAN KİM GALİP ÇIKTI?
- KİME GÜVENECEĞİZ?
- “13’ÜNCÜ DEV ADAM”
- “ET TEKRÂRÜ AHSEN, VELEV KÂNE YÜZSEKSEN”
- DERSİM İSYANININ ASLI?
- KURT VE HARDAL
- “ORGANLARI YER DEĞİŞTİRMİŞ ADAM”
- DANANIN KUYRUĞU “ANADİL EĞİTİMİYLE” Mİ KOPACAK
- PROFESYONEL ORDU
- AKVARYUM BALIĞI VE CHP
- GÖZ BEBEĞİMİZ GÖZÜMÜZE DİKEN OLDU!.
- TERÖR BİZİM KADERİMİZ Mİ OLDU?
- İSLAMCILIK VE MEHMET AKİF
- DEVLET HALKA SORULARAK DEĞİL, HESAP VERİLEREK YÖNETİLİR
- GAZZE SEFERİ ÖNÜ VAHŞET ARKASI GAFLET
- 27 MAYIS GERÇEĞİNDEN GÜNÜMÜZE
- GAZİ M. KEMAL’DEN GANDİ KEMAL’E
- CHPNİN DERDİ LİDER Mİ
- ÖNCE LAFA BAKARIM LAF MI DİYE...
- DEMOKRASİ, LAİKLİK VE TBMM
- DEMOKRASİ VE 1920 MECLİSİ
- YENİ 1 MAYISLARA DOĞRU
- TÜRKMEN GÖÇÜ YOLDA DÜZÜLÜR
- AKP ANAYASAYI NEDEN DEĞİŞTİRMEK İSTİYOR
- 12 EYLÜL ANLAYIŞINDAN AKP ANLAYIŞINA
- BİZ BORCUMUZU ÖDEYEBİLDİK Mİ
- İT ÜRÜYECEK, KERVAN DA YÜRÜYECEK!..
- DAM ÜSTÜNDE SAKSAĞAN VUR BELİNE KAZMAYI
- ASKERİ İSYANLAR VE DARBELER
- DEVLET ŞİRAZESİNDEN ÇIKARSA!..
- HİLE/İ ŞERİYE VE İMAM HATİPLER
- KÖR ÖLÜNCE BADEM GÖZLÜ OLUR
- ORDU GÖREVE
- TATİLİ HAKEDİYOR MUYUZ
- BABAN DA OLSA GÜVENME
- KOZMATİK ODANIN PATATESLERİ
- ÜZÜLMEYİN BUNLAR DA GEÇER
- EVET!.. ADALET ÖLDÜ
- OLURSA OLUR SUYU OLMAZSA
- EKONOMİDEN NE HABER
- ALEVİLERİN CUMHURİYETİ
- ANASI KUŞ BABASI DEVE İSE!...
- BİZİM ERMENİLERİMİZ! (3)
- BİZİM ERMENİLERİMİZ! (2)
- BİZİM ERMENİLERİMİZ! (1)
- BOLU VE SARAYIN TAVUKLARI
- İSYAN GÜNLERİNDE BOLU
- BEN KÜRT'ÜM, BEN ERMENİ'YİM, BEN YAHUDİ'YİM
- AH!.. NERDE O ESKİ BAYRAMLAR
- RÜŞVET Mİ ŞEHVET Mİ
- YERSEN YOĞURT İÇERSEN AYRAN
- PAVLOV'UN KÖPEKLERI VE REFLEKS KIRILMASI
- KÜRT AÇILIMI BAĞLAMINDA ANA DİLLE EĞİTİM
- KÜRT SORUNUNUN AÇILIMI AÇILIRKEN
- 24 TEMMUZLARIN ANLAMI
- UYGURLARIN DRAMI /BİRAZ TARİH/
- ATATÜRKÜN BOLU GEZİSİ VE KADIN HAKLARI
- MEVSİMLİK İŞÇİ ÜCRETLİ ÖĞRETMENLER
- SAHTEKARLARLIĞIN SONU GELMZSE
- KURTARICI BEKLEYEN TOPLUMLAR KURTULAMAZLAR
- ÇAKMA
- BAŞBAKANIN MAYINLARI
- TÜRKAN SAYLAN HOCANIN MÜFTÜSÜ
- MEMLEKET İSTERİM
- DELİLİK VE DÂHİLİK
- KÖY ENSTİTÜLERİ GERÇEĞİNDE ADAM OLMAK
- SEÇİM KAMPANYALARI / Cennet ve Cehennem
- İTİ ÖLDÜRENE SÜRÜTÜRLER
- BARAK OBAMANIN ÇALIMI
- Obama Kucağımıza Ne Bıraktı
- SEÇİMLERİN
- BAŞBAKANIN SÖZÜ
- DEVEYE SORMUŞLAR
- ERKEKLİK BU DEĞİL
- ERDOĞAN KRAL ÇIPLAK DEDİ
- İŞ ŞİRAZESİNDEN ÇIKINCA...
- KÖRLER SAĞIRLAR BİBİRİNİ AĞIRLAR








