PROFESYONEL ORDU

Hüseyin Sarı

     Son günlerde tırmanışa geçen terör, ülkeyi yönetmekle yükümlü siyasi iradenin aklını başına getirmiş olacak ki R. Tayyip Erdoğan:
     “…Terörü defetme konusunda ‘Ortak Aklı’ devreye almalıyız…” diyerek, Sayın Kemal Kılıçtaroğlu’nu ziyaret etti. İyi de etti. Demokrasiyi ağzından düşürmeyen ama gereğini de yapmayan bu zihniyetin böyle bir tavrı TBMM başkanının, özellikle de Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde göstermesi gerekirdi. Unutmayalım ki demokrasi bir uzlaşma rejimi; uzlaşma da farklılıkları muhafaza ederek bir arada yaşamayı beceren akil insanların hayat tarzıdır.
     Geçen haftaya damgasını “profesyonel ordu” tartışmaları vurdu. Bu tartışmalar beni PKK’nın ortaya çıktığı yıllara götürdü. Zannederim yıl 1987’ydi. Yani PKK terörünün yeni yeni uç verdiği günlerdi. D 100 karayolunun kenarında, o günkü adıyla “Eğitim Yüksek Okulu” bahçesinde, bir öğle yemeği sonrası oturmuş, laflıyorduk. Konu döndü dolaştı teröre gelip dayandı.
     Sohbete katılan arkadaşların her biri kendince değerlendirmeler yapıyor, çözümler üretiyordu. Konuşulanların özünü de genelde öfke ve hamaset oluşturuyordu.
     Ben de dedim ki… Burada yanlış olan klasik eğitimden geçen Mehmetçiğin elinde tüfek, “gündüz külahlı gece silahlı” gezen eşkıyanın peşine salınmasıdır. Böyle bir yaklaşımın doğru olmadığını düşünüyorum…
     Bazı arkadaşlar yan baktı, bazıları “sende mi?” deyince, ben de düşüncelerimi biraz daha açtım:
     … Bilelim ki PKK militanı Osmanlının dağa çıkan “Atçalı Kel Mehmet Efe”nin kızanı değil. Onlar ayrı bir devlet kurmayı düşleyen ve Marksist ideolojisinden beslenen organize bir hareket. Arkasında da Sevr’i ellerinden kaçıran güçler var. Tabii bir de Cumhuriyeti içine sindiremeyenler.
     Herkes bilsin ki devleti yönetenler, teşhisi doğru koyamazsa tedavi de başarısız olacaktır. İşin güvenli boyutunda yapılacak iş militanlar gibi yaşayıp onları her yerde sıkıştıracak özel kuvvetler yetiştirip bunları bir an önce işe koşmaktır… Aksi halde Temel’in “Tuz Tarlası”nda nöbet tutarken kendine azık getiren kardeşinin alnına konan sineği vurduktan sonra söylediği, özde trajedik sözde komik, deyişini tekrarlar dururuz…
     Hatırlayın ne demişti Temel? “Bir sizden bir bizden”
     Öylede oldu.
     Şimdi güvenlik güçlerimiz terörle mücadele konusunda yeni bir yapılanmanın eşiğine geldi. Konu “Profesyonel Ordu” bağlamında tartışılıyor.
     Burada profesyonellikten kastedilen ordunun bünyesinde, işi teröristle mücadele olan yeni bir “uzmanlık” biriminin oluşturulmasıdır. Yok, kastedilen ayrı statüde bir “Ücretli Ordu” ise bu yarardan ziyade zarar getirir. Hele de bu oluşum TSK’nin dışında olursa işte o zaman Cumhuriyetin ruhuna rahmet okutacak yolun başına gelmişiz demektir.
Benden söylemesi.