HİBRİT REJİMLER

Hüseyin Sarı

       Son zamanlarda özellikle iktidar mensubu siyasilerin, “İleri demokrasiye geçtik” sözlerinin meğer pratikte bir kıymet-i harbiyesi yokmuş. Daha doğrusu pratikte işler öyle değilmiş. Bir başka deyişle “ileri demokrasi” diyerek, arabanın vitesini geriye almışız. Basında yer alan haber herhalde sizlerin de gözüne çarpmıştır. Okuyanlar için elbette diyecek sözümüz yok. Yazdıklarımız bu haberi okuyamayanlar içindir.
       Basında yer alan haber şöyle:
       Dünya çapında 1,6 milyon satış rakamına sahip olan İngiltere merkezli haftalık ekonomi dergisi “Economist”, iki yılda bir yaptığı dünya demokrasi endeksi araştırmasının üçüncüsünü yayımladı. 167 ülkeyi kapsayan araştırmada, Türkiye, 2008’de olduğu gibi “hibrit rejimler” arasında gösterildi. Ekonomistin araştırma birimi “Economist Inteligence Unit” tarafından yapılan ankette devletler, seçim süreci ile çoğulculuk, sivil özgürlükler, hükümetlerin işlevi, siyasal katılım ve siyasal kültür dikkate alınarak dört ana kategoride sıralandı… Ve sonuçta Türkiye, “tam demokrasi” ve “kusurlu demokrasiler” arasında yer alamadı. Hatta iki yıl öncesine oranla iki basamak daha geriye düşerek Orta Amerika ülkesi Nikaragua’yla 89’unculuğu paylaştı. Tanzanya ve Uganda’nın yanında bu guruptaki yerini aldı.
       Neden sorusunun en çarpıcı cevapları arasında bana göre en dikkat çekici tespit şu:
       Sivil özgürlük yok. Yani sivil toplum örgütleri genelde siyasi partilerin ya arka bahçesi veya yönetimleri güdümlü.
       Peki, ilk dört sırada kimler var?
       İskandinav ülkeleri yani İzlanda, Danimarka, İsveç ve Hollanda.
       Haberi okuyunca üzüldüm ve ister istemez Hallacı Mansur’u Ahmet Yesevi’yi, Yunus Emre’yi, Hacıbektaş Veli’yi Mevlana’yı ve daha nice Allah dostu kültürel değerlerimizin pınarları olan kişilikleri düşündüm.
       Ve sonra bu haftaki yazımın eksenine Konya’da yapılan Şeb-i arus törenlerinde ön plana çıkan Mevlânâ Celaleddin-i Rumi’nin 7 öğüdünü koydum. Sonra da “inşallah oluruz” diyerek teselli buldum.
       Ne diyor insanlığın manevi güneşi Mevlana:
       • Cömertlik ve yardım etmede akarsu gibi ol
       Şefkat ve merhamette güneş gibi ol
       Başkalarının kusurunu örtmede gece gibi ol
       Hiddet ve asabiyette ölü gibi ol
       Tevazu ve alçak gönüllülükte toprak gibi ol
       Hoşgörürlükte deniz gibi ol
       Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol
       Ama olamıyoruz işte. Çünkü topluma yön veren siyaset hem aç gözlü hem de ikiyüzlü…