ERDOĞAN KRAL ÇIPLAK DEDİ
Sayın başbakan ile İsrail Cumhurbaşkanı Peres arasındaki tartışma sonuç itibarıyla bir düello değildi. O yüzden dünyanın sonu da olmadı... Diyebilirsiniz ki peki, şimdi ne olacak Olacak şu yine herkes kendi doğrularını söylemeye devam edecek ve bu arada Sayın Tayip Erdoğanın iç politikadaki popülaritesi, özelikle hamaseti ve de dayılanmayı seven çevrelerde, tavan yapacak. Tabii Türk Silahlı Kuvvetlerinin önemli projelerinden olan M/60 tankları ile hava kuvvetlerimizin modernizasyonu projesi de devam edecek. Zaten Genelkurmay Başkanlığı ndaki basın brifinginde Genelkurmay İletişim Daire Başkanı Tuğgeneral Metin Gürak, İsrail ile ilişkiler konusunda: Milli menfaatler doğrultusunda hareket etmek esastır dedi. Bunun anlamı İsraile milyon dolarları akıtmaya devam edeceğiz.Aslına bakarsanız dış politika inceden inceye hanım dikişi yapma sanatıdır. Bu işi elbette herkes yapamaz. Başbakan her ne kadar dalgasını geçse de bu monşerlerin yani diplomatların işidir. Zaten sayın başbakanda Ben diplomat değilim. Ben çekirdekten yetişme siyasetçiyim diyerek, bu gerçeğin altını çizdi. Ama ister diplomat olun isterseniz siyasetçi dış politikanın biri nakit diğeri kredi olmak üzere iki enstrümanı vardır. Yani güçlü bir ordu ve akılcı bir diplomasi elinin altında yoksa bilesin ki kendin çalar kendin oynarsın.Her kişinin kendine özgü farklı bir penceresi vardır. Yani herkesin gerçeği bilgisi kadardır. O nedenle de Davosta çekilen resti şüphesiz konuya ilgi duyanlar farklı algılayıp farklı değerlendirecektir. Ancak hiç kimse paneli yöneten ve dedesi Harputlu olan David Ignatius için iyi niyetli ve de tarafsızdı, diyemez. Tabii Peresin de tahrik eden ve de tepeden bakan tavrı da aynı şekilde göz ardı edilemez. Birinin bu zat/ı muhtereme bazı gerçekleri hatırlatması yani Kral çıplak diye bağırması gerekiyordu. Bu işte Recep Tayyip Erdoğana kısmet oldu.Sonuçları da hayırlara vesile olur, diyelim ve bir gün sayın başbakanın, İsrailin cumhurbaşkanına:... Artık sana ihtiyacım yok. Kendi tankımı da topumu da tayyaremi de kendim yapıyor, kendim revize ediyorum... diyeceği günün hayalini kuralım.Aslına bakarsanız dayılanmak bizim genlerimizde var. Gerekirse pire için yorgan yakar, boyun eğenleri de kınarız Bir düşünün Sayın Erdoğan Libya lideri Kaddafinin çadırında hakaretleri kuzu kuzu dinleyen Necmettin Erbakan gibi davransaydı şimdi neler yazılır neler söylenirdi.Bilmem farkında mısınız Sayın başbakan, oturumu terk etmesine haklılık kazandırmak için rahmetli İsmet İnönünün Lozan Konferansındaki masadan kalkma restlerine vurgu yaptı. Bu yaklaşım hem doğru hem de bir aşamadır. Ancak bir doğru daha vardır ki İsmet Paşa asıl restini daha konferansın açılışında çekmiştir.Nasıl mı Merak edenler için hemen söyleyelim.Programa göre konferansın açılışını ev sahibi sıfatıyla İsviçre cumhurbaşkanı Maan yapacak sonra İngiliz delegasyonun başkanı Lord Curzon konuşacak ve merasim bitecektir. Durumu haber alan İsmet Paşa zaten az duyan kulaklarını her türlü telkine kapatır, Curzondan sonra hemen kürsüye çıkar ve katılımcılara şöyle seslenir:... Biz buraya Dünya Savaşında yenilmiş bir milletin temsilcileri olarak gelmedik. Biz burada savaşın sonuçlarına itiraz edip Kurtuluş Mücadelesini kazanmış kahraman bir milletin temsilcileri olarak bulunuyoruz... Paşanın ikinci çıkışı da oturma düzenine olmuştur. Onu da kısaca özetleyelim. Özetleyelim de yakın tarihimizin bazı detayları unutulmasın.İsmet Paşa oturum için salona girer. Ancak kendisine ayrılan koltuk Lord Curzonunkinden daha basittir. Paşa nedenini sorar. Görevliler Aynısını bulamadık yanıtını verirler. Bunun üzerine Paşa Öyleyse biz de bulduğunuzda geliriz der ve odasına çıkar. Görevliler telaş içinde sağa sola koşuşur, eş değerde bir koltuk bulunur ve toplantı masasına konur.Dik durmak onurlu insanlara özgü bir davranıştır. Ve tarihimiz bu türden örnekler ile doludur. İşte bunlardan biri, diyelim ve bu haftaki yazımızı da Hamit Paşanın öyküsü ile sonlandıralım.Milli mücadelenin en sıkıntılı günlerinde İngiltere nin İstanbul daki diplomatı Readgean ı, Ankara nın temsilcisi gibi davranan ve iş gören Kızılay başkanı Hamit Bey e ulaşır ve Mustafa Kemal in tutuklatıp gözlem altına aldırdığı subaylar ile ilgili bazı taleplerde bulunur. Hamit Bey, fedakârlığın karşılıklı, eşit koşullarda olacağını söyler ve ilave eder çünkü biz tam istiklal için savaşıyoruz. Millet kanını bunun için akıtıyor.Mr. Readgean fal taşı gibi açılmış gözleriyle bir müddet düşünür ve sorarTam istiklâl ne demek, Hamit Bey İstiklâlimizi boğan bütün iktisadi, hukuki, askeri, kültürel ve siyasi kapitülasyonların kaldırılmasıdır der. İngiliz diplomat tehditler savurarak odayı terkeder. Görüşmeye aracılık yapan Osmanlı hükümetinin temsilcisi ise çıkarken Hamit Bey e biraz da esefle Hiç büyük bir devlete şart koşulur mu Hamit Bey der. Hamit Bey in cevabı çok net ve kesindir. Hiçbir devlet haysiyetimizden daha büyük değildir, paşam. Sonuçta İngilizler Malta dan kaç Türk ü serbest bırakırlar ise bizde o sayıda İngiliz esirini serbest bırakırız. İşte Lozan a İsmet Paşa bu psikoloji içerisinde gider.Bilmem anlatabildim mi
02 02 2009
- GAZA GELMEYELİM
- ŞU DERSİM MESELESİ…
- KEŞKE YAPMASAYDI
- CUMHURİYETİN ANLAMI
- “Dün, dündü cancağızım...”
- Yaşasın akşamcılar
- ÜRETMEK VE DE AHLÂKLI OLMAK
- YENİ BİR ANAYASA YAPALIM AMA…
- OKULLAR AÇILIRKEN ÖĞRETMENİME MEKTUP
- “LAİKLİKTEN KORKMAYIN”
- BAŞLIKSIZ
- TAKKE DÜŞTÜ KEL GÖRÜNDÜ
- GİT GEL KONYA ALTI SAAT!..
- “BU MEMLEKET BİZİM!..”
- Sınırlarımız değişecek mi?
- “DİN ADAMLARI VE PARA”
- “VERGİ Mİ”?
- LOZAN
- Malumun ilanı
- OSMANLININ AYAK SESLERİ
- Yemin
- …BEN KİMSENİN ADAMI DEĞİLİM!..“TANJU ÖZCAN”
- “CİBİLLİYETİ BOZUK OLURSA!..”
- EVREN PAŞA’NIN SUÇU NE?
- Seçim yolunda “Cennet ve cehennem”
- Seçimlere iki hafta kala
- “19 MAYIS”
- REKTÖRÜN ONURU VEYA DOÇENTİN GURURU!..
- MARGARET THATCHER VE BASIN
- ÇILGIN PROJELER
- ZEYTİNİN TERİ
- “PARDON ŞİFRELEME SEHVEN OLMUŞ”
- “ŞİFRELENİYORUZ”
- ANAYASANIN DİKENLERİ
- “AMAN PAŞA HAZRETLERİ İDARE-İ MASLAHAT!..”
- “ BEDELİ ÇANAKKALE‘DE ALTIN OLARAK TESVİYE OLUNACAKTIR.”
- KADINIMIZIN SEYİR DEFTERİ (2)
- KADINIMIZIN SEYİR DEFTERİ (1)
- “CHP'NİN ÇAKILI ÇİVİSİ YOK”
- YOKLUKLAR İÇERİSİNDE ERMEK MARİFET DEĞİLDİR.
- SÖZ OLA KESE SAVAŞI SÖZ OLA KESTİRE BAŞI
- DÜNDEN BUGÜNE “MISIR”IN SEYİR DEFTERİ
- SON FİRAVUN HÜSNÜ MÜBAREK
- YUMURTA ATAN ÖĞRENCİLER!..
- “MUHTEŞEM YÜZYIL”
- KATİLLERLE BİRLİKTE YAŞAMAK…
- DANANIN KUYRUĞU KOPARSA!..
- HİBRİT REJİMLER
- HALİFELİĞİN SEYİR DEFTERİ (3)
- HALİFELİĞİN SEYİR DEFTERİ (2)
- HALİFELİĞİN SEYİR DEFTERİ (1)
- AH!.. NERDE O ESKİ BAYRAMLAR?
- SADAKA ALMAYA ALIŞIRSAK!..
- İNÖNÜ’YE SORMUŞLAR!..
- "Kimsesizlerin Kimsesi" CUMHURİYET
- Şili halkı adına seviniyor, kendi adıma üzülüyor, ülkem adına kahroluyorum
- GAZİ M: KEMAL NEDEN YAŞIYOR.
- TARİH VE TURİZM
- TARİH VE TURİZM
- TARİH VE TURİZM
- HAZIR BAŞBAKAN SÖYLEMİŞKEN!..
- REFERANDUMDAN KİM GALİP ÇIKTI?
- KİME GÜVENECEĞİZ?
- “13’ÜNCÜ DEV ADAM”
- “ET TEKRÂRÜ AHSEN, VELEV KÂNE YÜZSEKSEN”
- DERSİM İSYANININ ASLI?
- KURT VE HARDAL
- “ORGANLARI YER DEĞİŞTİRMİŞ ADAM”
- SÖZÜN BİTTİĞİ YER…
- DANANIN KUYRUĞU “ANADİL EĞİTİMİYLE” Mİ KOPACAK
- PROFESYONEL ORDU
- AKVARYUM BALIĞI VE CHP
- GÖZ BEBEĞİMİZ GÖZÜMÜZE DİKEN OLDU!.
- TERÖR BİZİM KADERİMİZ Mİ OLDU?
- İSLAMCILIK VE MEHMET AKİF
- DEVLET HALKA SORULARAK DEĞİL, HESAP VERİLEREK YÖNETİLİR
- GAZZE SEFERİ ÖNÜ VAHŞET ARKASI GAFLET
- 27 MAYIS GERÇEĞİNDEN GÜNÜMÜZE
- GAZİ M. KEMAL’DEN GANDİ KEMAL’E
- CHPNİN DERDİ LİDER Mİ
- ÖNCE LAFA BAKARIM LAF MI DİYE...
- DEMOKRASİ, LAİKLİK VE TBMM
- DEMOKRASİ VE 1920 MECLİSİ
- YENİ 1 MAYISLARA DOĞRU
- TÜRKMEN GÖÇÜ YOLDA DÜZÜLÜR
- AKP ANAYASAYI NEDEN DEĞİŞTİRMEK İSTİYOR
- 12 EYLÜL ANLAYIŞINDAN AKP ANLAYIŞINA
- BİZ BORCUMUZU ÖDEYEBİLDİK Mİ
- İT ÜRÜYECEK, KERVAN DA YÜRÜYECEK!..
- DAM ÜSTÜNDE SAKSAĞAN VUR BELİNE KAZMAYI
- ASKERİ İSYANLAR VE DARBELER
- DEVLET ŞİRAZESİNDEN ÇIKARSA!..
- HİLE/İ ŞERİYE VE İMAM HATİPLER
- KÖR ÖLÜNCE BADEM GÖZLÜ OLUR
- ORDU GÖREVE
- TATİLİ HAKEDİYOR MUYUZ
- BABAN DA OLSA GÜVENME
- KOZMATİK ODANIN PATATESLERİ
- ÜZÜLMEYİN BUNLAR DA GEÇER
- EVET!.. ADALET ÖLDÜ
- OLURSA OLUR SUYU OLMAZSA
- EKONOMİDEN NE HABER
- ALEVİLERİN CUMHURİYETİ
- ANASI KUŞ BABASI DEVE İSE!...
- BİZİM ERMENİLERİMİZ! (3)
- BİZİM ERMENİLERİMİZ! (2)
- BOLU VE SARAYIN TAVUKLARI
- BİZİM ERMENİLERİMİZ! (1)
- İSYAN GÜNLERİNDE BOLU
- BEN KÜRT'ÜM, BEN ERMENİ'YİM, BEN YAHUDİ'YİM
- AH!.. NERDE O ESKİ BAYRAMLAR
- RÜŞVET Mİ ŞEHVET Mİ
- YERSEN YOĞURT İÇERSEN AYRAN
- PAVLOV'UN KÖPEKLERI VE REFLEKS KIRILMASI
- KÜRT AÇILIMI BAĞLAMINDA ANA DİLLE EĞİTİM
- KÜRT SORUNUNUN AÇILIMI AÇILIRKEN
- 24 TEMMUZLARIN ANLAMI
- UYGURLARIN DRAMI /BİRAZ TARİH/
- ATATÜRKÜN BOLU GEZİSİ VE KADIN HAKLARI
- MEVSİMLİK İŞÇİ ÜCRETLİ ÖĞRETMENLER
- SAHTEKARLARLIĞIN SONU GELMZSE
- KURTARICI BEKLEYEN TOPLUMLAR KURTULAMAZLAR
- BAŞBAKANIN MAYINLARI
- ÇAKMA
- TÜRKAN SAYLAN HOCANIN MÜFTÜSÜ
- MEMLEKET İSTERİM
- DELİLİK VE DÂHİLİK
- KÖY ENSTİTÜLERİ GERÇEĞİNDE ADAM OLMAK
- SEÇİM KAMPANYALARI / Cennet ve Cehennem
- İTİ ÖLDÜRENE SÜRÜTÜRLER
- BARAK OBAMANIN ÇALIMI
- Obama Kucağımıza Ne Bıraktı
- SEÇİMLERİN
- BAŞBAKANIN SÖZÜ
- DEVEYE SORMUŞLAR
- ERKEKLİK BU DEĞİL
- İŞ ŞİRAZESİNDEN ÇIKINCA...
- KÖRLER SAĞIRLAR BİBİRİNİ AĞIRLAR








