DEVEYE SORMUŞLAR
Aslına bakarsanız sadece siyasette değil hayatın her alanında siyah beyazın yerini hemen her zaman gri ve grinin tonları alır. Ama Sayın Başbakanın Diyarbakır mitingini ilgi tutarak yorum yapan kalem erbabının bir kısmı Diyarbakır AKPnin derken bazıları da Diyarbakırlı Osman Baydilden memnun. Baydil. kentin elektrik, su ve çöp sorununu çözdü, diyerek DTPnin kazanacağının garantisini verdi.Burada bir parantez açalım ve hemen söyleyelim ki yöre insanın derdi bu değil. Bu insanlar her şeyden önce yaşamına huzur ve sofrasına onuruyla kazandığı aşnı götürmek istiyor. Ama yüreğini ve de beynini kiraya vermemiş hemen her aklı başında vatandaş biliyor ve de teslim ediyor ki DPT uzaktan kumandalıdır. Onun için de antenlerinden biri Kandil Dağına diğeri de Avrupa Birliğindeki akıl hocalarına ayarlıdır. Keşke öyle olmasaydı Bu konuda düşünce üretenler bilmelidir ki Kürt tandanslı vatandaşlarımızın yoğun yaşadıkları kentler doğuda değil batıdadır. Bunlar içinde de en yoğunu İstanbuldur.Daha öncede yazdım Diyarbakırda AKPnin kazanmasını istiyorum. Bunu AKPnin başarılarında dolayı değil ehven/i şer yani kötünün iyisi olduğu için istiyorum. Yoksa biliyorum ki Diyarbakır insanı etnik ve dinsel referanslar arasıda sıkıştırılmıştır. Bu da Kırk katır mı yoksa kırk satır mı istersin anlayışından başka bir şey değildir.Hani deveye yokuşumu yoksa inişimi seversin diye sormuşlar. O garibim de düzün suyu mu çıktı, demiş ya!.. Şimdi ben de diyorum ki bölgenin kurtuluşu düzde. Yani insanını birey yapıp onu ağanın, şeyhin, dedenin ve de terör taşeronlarının tasallutundan kurtarmada. Ama ne yazık bu doğrultuda hala ciddi programlar yok. Aspirin tedavisi ile işi götüreceğimizi zannediyoruz.Yazık ki bizde usul de böyledir. Onun içinde siyasetin jargonuna gerilimi oturtup düşünceyi devre dışı bırakmak ve bu arada malı götürmek politikacının eski hastalıklarından biridir. Atalarımız Bal tutan parmağını yalar diyerek, durumu vicdanlarında meşrulaştırırken bu işe akıl erdirip elinde kalem yazıp çizenlerinde başına gelmedik kalmamıştır.Söz buraya gelince nedense aklıma Nazım Hikmet düşer. Nazım. Türkçeyi çok yi kullanmasını ötesinde Kuvva/i Milliye destanını iliklerimize ilmik ilmik dokuyan kişidir. Onun doğrularına tahammül edemeyen siyasetçi kendisini rahat bırakmadı. Hapse girdi çıktı. Hayatı mevzubahis olunca da her şeye rağmen Anadolunun bozkırında ve de bir çınar altında gömülmeyi düşleyerek / ülkesini terk etti. Onu terke zorlayan siyasi irade yani Menderes Hükümeti bununla da yetinmedi kendisini vatandaşlıktan çıkardı.Konu tartışılır. Ama ilginçtir ki Demokrat Partinin devamı olduğunu iddia eden AKPde Nazım Hikmeti tekrar Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığına geri aldı. Bu da tartışılır. Aslına bakarsanız benim gönlümde yatan kültürümüzün bütün pınarlarını, ideolojik bir ayrıma tutulmaksızın, teknolojinin laboratuarlarında üç boyutlu hale getirip gençlerimize sunmak yatar. Yoksa gittikçe yozlaşan kültürel rüzgârın bizi sürükleyeceği girdap bilelim ki açmazların ötesinde tuzaklarla da doludur.Sözü mademki döndürüp dolaştırdıktan sonra Nazıma getirdik yazımızı da onunla ilgili bir anekdot ile sürdürelim. Hikâyenin özeti şu müfettiş Nazımı sorgulamak için makamına çağırır. Nazım kapıyı vurur ve saygı ile içeri girer. Müfettiş bir şeyler ile meşguldür. Uzunca bir bekleyişin ardından bay müfettiş başını kaldırır ve ayakta beklettiği Nazıma bakar ve sorguya başlar. Sorular, sorular ve incir kabuğunu doldurmayan soruların nihayet sonu gelir. Müfettiş işini bitirmiş olmanın rahatlığı içinde şaire:Çıkabilirsin, der.Nazım geldiği gibi saygıyla odayı terk ederken aniden durur ve müfettişe:Ömer Hayyamı tanır mısın diye sorar. Müfettiş:Elbette tanrım. İranlı bir şairdir. Bildiğini kanıtlamak için de Hayyamın rubailerinden birini okur. Ey kara cübbeli!Taş atma bu dünyayı bilmek isteyenlere.Onlar yaradanın sanatı peşindelerSeninse aklın fikrin abdest bozan şeylerdeNazım bu defa peki, onu cezalandıran hükümdarın adını da hatırlıyor musun Diye sorar.Müfettiş Hayır anlamında başını sallar. Nazım alaycı bir tebessümle müfettişi şöyle bir süzer ve kapıyı çeker çıkar.
- GAZA GELMEYELİM
- ŞU DERSİM MESELESİ…
- KEŞKE YAPMASAYDI
- CUMHURİYETİN ANLAMI
- “Dün, dündü cancağızım...”
- Yaşasın akşamcılar
- ÜRETMEK VE DE AHLÂKLI OLMAK
- YENİ BİR ANAYASA YAPALIM AMA…
- OKULLAR AÇILIRKEN ÖĞRETMENİME MEKTUP
- “LAİKLİKTEN KORKMAYIN”
- BAŞLIKSIZ
- TAKKE DÜŞTÜ KEL GÖRÜNDÜ
- GİT GEL KONYA ALTI SAAT!..
- “BU MEMLEKET BİZİM!..”
- Sınırlarımız değişecek mi?
- “DİN ADAMLARI VE PARA”
- “VERGİ Mİ”?
- LOZAN
- Malumun ilanı
- OSMANLININ AYAK SESLERİ
- Yemin
- …BEN KİMSENİN ADAMI DEĞİLİM!..“TANJU ÖZCAN”
- “CİBİLLİYETİ BOZUK OLURSA!..”
- EVREN PAŞA’NIN SUÇU NE?
- Seçim yolunda “Cennet ve cehennem”
- Seçimlere iki hafta kala
- “19 MAYIS”
- REKTÖRÜN ONURU VEYA DOÇENTİN GURURU!..
- MARGARET THATCHER VE BASIN
- ÇILGIN PROJELER
- ZEYTİNİN TERİ
- “PARDON ŞİFRELEME SEHVEN OLMUŞ”
- “ŞİFRELENİYORUZ”
- ANAYASANIN DİKENLERİ
- “AMAN PAŞA HAZRETLERİ İDARE-İ MASLAHAT!..”
- “ BEDELİ ÇANAKKALE‘DE ALTIN OLARAK TESVİYE OLUNACAKTIR.”
- KADINIMIZIN SEYİR DEFTERİ (2)
- KADINIMIZIN SEYİR DEFTERİ (1)
- “CHP'NİN ÇAKILI ÇİVİSİ YOK”
- YOKLUKLAR İÇERİSİNDE ERMEK MARİFET DEĞİLDİR.
- SÖZ OLA KESE SAVAŞI SÖZ OLA KESTİRE BAŞI
- DÜNDEN BUGÜNE “MISIR”IN SEYİR DEFTERİ
- SON FİRAVUN HÜSNÜ MÜBAREK
- YUMURTA ATAN ÖĞRENCİLER!..
- “MUHTEŞEM YÜZYIL”
- KATİLLERLE BİRLİKTE YAŞAMAK…
- DANANIN KUYRUĞU KOPARSA!..
- HİBRİT REJİMLER
- HALİFELİĞİN SEYİR DEFTERİ (3)
- HALİFELİĞİN SEYİR DEFTERİ (2)
- HALİFELİĞİN SEYİR DEFTERİ (1)
- AH!.. NERDE O ESKİ BAYRAMLAR?
- SADAKA ALMAYA ALIŞIRSAK!..
- İNÖNÜ’YE SORMUŞLAR!..
- "Kimsesizlerin Kimsesi" CUMHURİYET
- Şili halkı adına seviniyor, kendi adıma üzülüyor, ülkem adına kahroluyorum
- GAZİ M: KEMAL NEDEN YAŞIYOR.
- TARİH VE TURİZM
- TARİH VE TURİZM
- TARİH VE TURİZM
- HAZIR BAŞBAKAN SÖYLEMİŞKEN!..
- REFERANDUMDAN KİM GALİP ÇIKTI?
- KİME GÜVENECEĞİZ?
- “13’ÜNCÜ DEV ADAM”
- “ET TEKRÂRÜ AHSEN, VELEV KÂNE YÜZSEKSEN”
- DERSİM İSYANININ ASLI?
- KURT VE HARDAL
- “ORGANLARI YER DEĞİŞTİRMİŞ ADAM”
- SÖZÜN BİTTİĞİ YER…
- DANANIN KUYRUĞU “ANADİL EĞİTİMİYLE” Mİ KOPACAK
- PROFESYONEL ORDU
- AKVARYUM BALIĞI VE CHP
- GÖZ BEBEĞİMİZ GÖZÜMÜZE DİKEN OLDU!.
- TERÖR BİZİM KADERİMİZ Mİ OLDU?
- İSLAMCILIK VE MEHMET AKİF
- DEVLET HALKA SORULARAK DEĞİL, HESAP VERİLEREK YÖNETİLİR
- GAZZE SEFERİ ÖNÜ VAHŞET ARKASI GAFLET
- 27 MAYIS GERÇEĞİNDEN GÜNÜMÜZE
- GAZİ M. KEMAL’DEN GANDİ KEMAL’E
- CHPNİN DERDİ LİDER Mİ
- ÖNCE LAFA BAKARIM LAF MI DİYE...
- DEMOKRASİ, LAİKLİK VE TBMM
- DEMOKRASİ VE 1920 MECLİSİ
- YENİ 1 MAYISLARA DOĞRU
- TÜRKMEN GÖÇÜ YOLDA DÜZÜLÜR
- AKP ANAYASAYI NEDEN DEĞİŞTİRMEK İSTİYOR
- 12 EYLÜL ANLAYIŞINDAN AKP ANLAYIŞINA
- BİZ BORCUMUZU ÖDEYEBİLDİK Mİ
- İT ÜRÜYECEK, KERVAN DA YÜRÜYECEK!..
- DAM ÜSTÜNDE SAKSAĞAN VUR BELİNE KAZMAYI
- ASKERİ İSYANLAR VE DARBELER
- DEVLET ŞİRAZESİNDEN ÇIKARSA!..
- HİLE/İ ŞERİYE VE İMAM HATİPLER
- KÖR ÖLÜNCE BADEM GÖZLÜ OLUR
- ORDU GÖREVE
- TATİLİ HAKEDİYOR MUYUZ
- BABAN DA OLSA GÜVENME
- KOZMATİK ODANIN PATATESLERİ
- ÜZÜLMEYİN BUNLAR DA GEÇER
- EVET!.. ADALET ÖLDÜ
- OLURSA OLUR SUYU OLMAZSA
- EKONOMİDEN NE HABER
- ALEVİLERİN CUMHURİYETİ
- ANASI KUŞ BABASI DEVE İSE!...
- BİZİM ERMENİLERİMİZ! (3)
- BİZİM ERMENİLERİMİZ! (2)
- BOLU VE SARAYIN TAVUKLARI
- BİZİM ERMENİLERİMİZ! (1)
- İSYAN GÜNLERİNDE BOLU
- BEN KÜRT'ÜM, BEN ERMENİ'YİM, BEN YAHUDİ'YİM
- AH!.. NERDE O ESKİ BAYRAMLAR
- RÜŞVET Mİ ŞEHVET Mİ
- YERSEN YOĞURT İÇERSEN AYRAN
- PAVLOV'UN KÖPEKLERI VE REFLEKS KIRILMASI
- KÜRT AÇILIMI BAĞLAMINDA ANA DİLLE EĞİTİM
- KÜRT SORUNUNUN AÇILIMI AÇILIRKEN
- 24 TEMMUZLARIN ANLAMI
- UYGURLARIN DRAMI /BİRAZ TARİH/
- ATATÜRKÜN BOLU GEZİSİ VE KADIN HAKLARI
- SAHTEKARLARLIĞIN SONU GELMZSE
- KURTARICI BEKLEYEN TOPLUMLAR KURTULAMAZLAR
- MEVSİMLİK İŞÇİ ÜCRETLİ ÖĞRETMENLER
- BAŞBAKANIN MAYINLARI
- ÇAKMA
- TÜRKAN SAYLAN HOCANIN MÜFTÜSÜ
- MEMLEKET İSTERİM
- DELİLİK VE DÂHİLİK
- KÖY ENSTİTÜLERİ GERÇEĞİNDE ADAM OLMAK
- SEÇİM KAMPANYALARI / Cennet ve Cehennem
- İTİ ÖLDÜRENE SÜRÜTÜRLER
- BARAK OBAMANIN ÇALIMI
- Obama Kucağımıza Ne Bıraktı
- SEÇİMLERİN
- BAŞBAKANIN SÖZÜ
- ERKEKLİK BU DEĞİL
- ERDOĞAN KRAL ÇIPLAK DEDİ
- İŞ ŞİRAZESİNDEN ÇIKINCA...
- KÖRLER SAĞIRLAR BİBİRİNİ AĞIRLAR








