DEMOKRASİ VE 1920 MECLİSİ
Bireyin egemen gücün karşısında kendini rahat hissetmesi, sadece ve de sadece demokrasi kültürünün hayat bulduğu siyasi rejimlerle olanaklıdır.
Bizim kültürümüzde bu bağlamda en derin kırılma şüphesiz 23 Nisan 1920de yaşanmış ve siyasi egemenliğe meşruiyet sağlayan anlayış kişi egemenliğinden çıkarak halk iradesine dayandırılmıştır. Bilelim ki 90 yıl önce Ankarada açılan meclis birçok özellikleri yanında tarihin selamladığı en demokrat meclistir de
XVIII. yüzyıl aydınlanma çağı düşünürlerinin ortaya attığı insanların sınıflara ayrılmasının doğru olmadığı, onların eşit ve hür doğdukları düşüncesi bireyin bugünlere gelmesinde önemli bir dayanak oluşturur. Demokrasi temel hak ve özgürlüklerin güvencesi olması yanında Kişi Onurunun da temel taşıdır.
Türk toplumunda çağdaş anlamda demokrasi hemen hemen batı Avrupa ülkeleriyle paralellik arz ederek gelişmiş ancak kurumlaşması için Milli Mücadele yıllarını beklemiştir.
Türk toplumunun geleneksel değerleri içinde ayrıcalıklı bir yeri olan hoşgörü aslında demokrasilerin yaptırımlara bağlanmış kuralları olarak karşımıza çıkar. İnsanlar arasında var olan din, dil, cinsiyet, ırk vb. farklılıkları geleneksel rejimlerin aksine demokratik rejimlerde hukuk açısından bir ayırım sebebi sayılmaz. Demokrasiyi hayat tarzı olarak kabul eden siyasal topluluklar üst kimlik olarak vatandaşlığı esas alır ve alt kültür unsurları da hem toplumda hem de devlet katında saygı görür ve korunur.
Bu farklılıklar zenginliğin kaynağı olarak kabul edilir. Ancak hukuka dayanak yapılmaz.
Ne var ki bizim eğitim kurumlarımız da hala demokrasi genelde eksik ve eksik olduğu için de yanlış olarak herkesin kendi kendini yönetmesi veya çoğunluğun yönetimi olarak tanımlanır.
Her ikisinin de demokrasiyle yakından ve uzaktan bir ilgisi yoktur. Demokrasi deliler koğuşunun yaşam tarzı değildir ki herkes kendi kendini yönetsin. Tam tersine demokrasi, kuralların inceldiği, ilişkilerin giriftleşip hassaslaştığı, ama ödünsüz uygulandığı bir anlayıştır.
Demokrasi çoğunluğun yönetimi de değildir.
Avrupa da kitap okuduğu için dinsiz diye ateşe atılanların yaşadığı Ortaçağda çoğunluk, bu engizisyon kararlarına karşı çıkmıyordu. Günümüz totaliter rejimlerinde de çoğu kez halkın çoğunluğu mevcut baskı rejimini destekliyor olabilir, ama biz onlara demokratik toplumlar, diyemiyoruz.
Demokrasi ancak, ülke hakkında önerdikleri çözümler ile azınlıkta kalanların, çoğunluk haline gelebilme hakkının saklı tutulduğu bir çoğunluk yönetimidir. Bir başka deyişle demokrasi, mevcut yönetimle ülke çözümleri hakkında aynı düşüncelerde olmayanların, bu düşüncelerini açıklama ve yayma haklarının bulunduğu bir yönetim anlayışıdır.
Yalnız bu yaklaşım bizi asla yanlışa götürmemeli ve dinsel söylemler ile yola çıkanların gözünde demokrasinin bir amaç değil, bir araç olduğu gerçeği asla gözden uzak tutulmamalıdır.
İnsanlık, özellikle batı uygarlığının öncülüğünde, çok kan ve gözyaşı dökerek demokrasi gerçeğine ulaşmıştır. Bu arayışın altında hiç kuşkusuz bireyin temel hak ve özgürlükleri yatmaktadır. Eğer bireyin hak ve özgürlükleri güvence altında ise, işte o zaman iktidara ters düşen düşünceler savunulabilir, alternatif çözümler üretilebilir.
Ancak, hiçbir düşünce ve siyasal özgürlük demokrasiyi yozlaştırma, yok etme ve Türkiye Cumhuriyeti nin temel niteliklerini değiştirme doğrultusunda hak veya özgürlük konumuna gelmemelidir, diyelim ve sözümüzü bu günlerde en çok ihtiyaç duyduğumuz bir değerler manzumesiyle bitirelim:
Temel hak ve özgürlükler bağlamında en çok istismar edilen konulurdan biri Halkların kaderini tayin hakkına yer veren anlayıştır. Bu anlayış ülkemizde de genelde birçok kişiyi rahatsız ediyor. Aslında yurtseverler için son derece saygıdeğer bir endişe... Fakat gerçekçi değil. Çünkü halkların kendi kaderini tayin hakkı, etnik grupları kapsamaz! Tamamen sömürgeciliğin tasfiyesi ile ilgili bir kavramdır.
Ana ülkeyle hiçbir eşit hakka sahip olmayan, istila edilerek egemenlik kurulmuş bir sömürgenin halkı ancak bu hakkı ileri sürebilir. Ama Kendi kaderini tayin hakkı, çok uzun süre birlikte ve aynı hukuki statüde yaşamış olan ulus devlet in vatandaşlarını etnik gruplara bölmek için kullanılamaz! Asıl bu kendi kaderini tayin hakkını etnik grupların yararlanabileceği bir kuralmış gibi görmek ve de göstermek bölücü iddialara, istemeden de olsa destek vermekten başka bir anlam taşımaz.
- GAZA GELMEYELİM
- ŞU DERSİM MESELESİ…
- KEŞKE YAPMASAYDI
- CUMHURİYETİN ANLAMI
- “Dün, dündü cancağızım...”
- Yaşasın akşamcılar
- ÜRETMEK VE DE AHLÂKLI OLMAK
- YENİ BİR ANAYASA YAPALIM AMA…
- OKULLAR AÇILIRKEN ÖĞRETMENİME MEKTUP
- “LAİKLİKTEN KORKMAYIN”
- BAŞLIKSIZ
- TAKKE DÜŞTÜ KEL GÖRÜNDÜ
- GİT GEL KONYA ALTI SAAT!..
- “BU MEMLEKET BİZİM!..”
- Sınırlarımız değişecek mi?
- “DİN ADAMLARI VE PARA”
- “VERGİ Mİ”?
- LOZAN
- Malumun ilanı
- OSMANLININ AYAK SESLERİ
- Yemin
- …BEN KİMSENİN ADAMI DEĞİLİM!..“TANJU ÖZCAN”
- “CİBİLLİYETİ BOZUK OLURSA!..”
- EVREN PAŞA’NIN SUÇU NE?
- Seçim yolunda “Cennet ve cehennem”
- Seçimlere iki hafta kala
- “19 MAYIS”
- REKTÖRÜN ONURU VEYA DOÇENTİN GURURU!..
- MARGARET THATCHER VE BASIN
- ÇILGIN PROJELER
- ZEYTİNİN TERİ
- “PARDON ŞİFRELEME SEHVEN OLMUŞ”
- “ŞİFRELENİYORUZ”
- ANAYASANIN DİKENLERİ
- “AMAN PAŞA HAZRETLERİ İDARE-İ MASLAHAT!..”
- “ BEDELİ ÇANAKKALE‘DE ALTIN OLARAK TESVİYE OLUNACAKTIR.”
- KADINIMIZIN SEYİR DEFTERİ (2)
- KADINIMIZIN SEYİR DEFTERİ (1)
- “CHP'NİN ÇAKILI ÇİVİSİ YOK”
- YOKLUKLAR İÇERİSİNDE ERMEK MARİFET DEĞİLDİR.
- SÖZ OLA KESE SAVAŞI SÖZ OLA KESTİRE BAŞI
- DÜNDEN BUGÜNE “MISIR”IN SEYİR DEFTERİ
- SON FİRAVUN HÜSNÜ MÜBAREK
- YUMURTA ATAN ÖĞRENCİLER!..
- “MUHTEŞEM YÜZYIL”
- KATİLLERLE BİRLİKTE YAŞAMAK…
- DANANIN KUYRUĞU KOPARSA!..
- HİBRİT REJİMLER
- HALİFELİĞİN SEYİR DEFTERİ (3)
- HALİFELİĞİN SEYİR DEFTERİ (2)
- HALİFELİĞİN SEYİR DEFTERİ (1)
- AH!.. NERDE O ESKİ BAYRAMLAR?
- SADAKA ALMAYA ALIŞIRSAK!..
- İNÖNÜ’YE SORMUŞLAR!..
- "Kimsesizlerin Kimsesi" CUMHURİYET
- Şili halkı adına seviniyor, kendi adıma üzülüyor, ülkem adına kahroluyorum
- GAZİ M: KEMAL NEDEN YAŞIYOR.
- TARİH VE TURİZM
- TARİH VE TURİZM
- TARİH VE TURİZM
- HAZIR BAŞBAKAN SÖYLEMİŞKEN!..
- REFERANDUMDAN KİM GALİP ÇIKTI?
- KİME GÜVENECEĞİZ?
- “13’ÜNCÜ DEV ADAM”
- “ET TEKRÂRÜ AHSEN, VELEV KÂNE YÜZSEKSEN”
- DERSİM İSYANININ ASLI?
- KURT VE HARDAL
- “ORGANLARI YER DEĞİŞTİRMİŞ ADAM”
- SÖZÜN BİTTİĞİ YER…
- DANANIN KUYRUĞU “ANADİL EĞİTİMİYLE” Mİ KOPACAK
- PROFESYONEL ORDU
- AKVARYUM BALIĞI VE CHP
- GÖZ BEBEĞİMİZ GÖZÜMÜZE DİKEN OLDU!.
- TERÖR BİZİM KADERİMİZ Mİ OLDU?
- İSLAMCILIK VE MEHMET AKİF
- DEVLET HALKA SORULARAK DEĞİL, HESAP VERİLEREK YÖNETİLİR
- GAZZE SEFERİ ÖNÜ VAHŞET ARKASI GAFLET
- 27 MAYIS GERÇEĞİNDEN GÜNÜMÜZE
- GAZİ M. KEMAL’DEN GANDİ KEMAL’E
- CHPNİN DERDİ LİDER Mİ
- ÖNCE LAFA BAKARIM LAF MI DİYE...
- DEMOKRASİ, LAİKLİK VE TBMM
- YENİ 1 MAYISLARA DOĞRU
- TÜRKMEN GÖÇÜ YOLDA DÜZÜLÜR
- AKP ANAYASAYI NEDEN DEĞİŞTİRMEK İSTİYOR
- 12 EYLÜL ANLAYIŞINDAN AKP ANLAYIŞINA
- BİZ BORCUMUZU ÖDEYEBİLDİK Mİ
- İT ÜRÜYECEK, KERVAN DA YÜRÜYECEK!..
- DAM ÜSTÜNDE SAKSAĞAN VUR BELİNE KAZMAYI
- ASKERİ İSYANLAR VE DARBELER
- DEVLET ŞİRAZESİNDEN ÇIKARSA!..
- HİLE/İ ŞERİYE VE İMAM HATİPLER
- KÖR ÖLÜNCE BADEM GÖZLÜ OLUR
- ORDU GÖREVE
- TATİLİ HAKEDİYOR MUYUZ
- BABAN DA OLSA GÜVENME
- KOZMATİK ODANIN PATATESLERİ
- ÜZÜLMEYİN BUNLAR DA GEÇER
- EVET!.. ADALET ÖLDÜ
- OLURSA OLUR SUYU OLMAZSA
- EKONOMİDEN NE HABER
- ALEVİLERİN CUMHURİYETİ
- ANASI KUŞ BABASI DEVE İSE!...
- BİZİM ERMENİLERİMİZ! (3)
- BİZİM ERMENİLERİMİZ! (2)
- BOLU VE SARAYIN TAVUKLARI
- BİZİM ERMENİLERİMİZ! (1)
- İSYAN GÜNLERİNDE BOLU
- BEN KÜRT'ÜM, BEN ERMENİ'YİM, BEN YAHUDİ'YİM
- AH!.. NERDE O ESKİ BAYRAMLAR
- RÜŞVET Mİ ŞEHVET Mİ
- YERSEN YOĞURT İÇERSEN AYRAN
- PAVLOV'UN KÖPEKLERI VE REFLEKS KIRILMASI
- KÜRT AÇILIMI BAĞLAMINDA ANA DİLLE EĞİTİM
- KÜRT SORUNUNUN AÇILIMI AÇILIRKEN
- 24 TEMMUZLARIN ANLAMI
- UYGURLARIN DRAMI /BİRAZ TARİH/
- ATATÜRKÜN BOLU GEZİSİ VE KADIN HAKLARI
- MEVSİMLİK İŞÇİ ÜCRETLİ ÖĞRETMENLER
- SAHTEKARLARLIĞIN SONU GELMZSE
- KURTARICI BEKLEYEN TOPLUMLAR KURTULAMAZLAR
- BAŞBAKANIN MAYINLARI
- ÇAKMA
- TÜRKAN SAYLAN HOCANIN MÜFTÜSÜ
- MEMLEKET İSTERİM
- DELİLİK VE DÂHİLİK
- KÖY ENSTİTÜLERİ GERÇEĞİNDE ADAM OLMAK
- SEÇİM KAMPANYALARI / Cennet ve Cehennem
- İTİ ÖLDÜRENE SÜRÜTÜRLER
- BARAK OBAMANIN ÇALIMI
- Obama Kucağımıza Ne Bıraktı
- SEÇİMLERİN
- BAŞBAKANIN SÖZÜ
- DEVEYE SORMUŞLAR
- ERKEKLİK BU DEĞİL
- ERDOĞAN KRAL ÇIPLAK DEDİ
- İŞ ŞİRAZESİNDEN ÇIKINCA...
- KÖRLER SAĞIRLAR BİBİRİNİ AĞIRLAR








