BİZİM ERMENİLERİMİZ! (3)

Hüseyin Sarı

1904 yılı salnamesinin verilerine göre Mutasarrıf olarak M. Zihni Paşa nın görev yaptığı Bolu Sancağı da seçimle göreve gelen meclis üyeleri Kirkor Efendi ile Artin Ağa dır. Bayındırlığın imar işlerinden sorumlu mühendisi de Agop Ağa, Ziraat Bankasının memuru ise Serkiz Efendidir.Batı dünyasının emperyalist emelleri Osmanlıyı karıştırmaya yönelince, diğer Hıristiyan unsurlar gibi Ermeniler de bunların ilgi odağı oldular. İngiltere ve Çarlık Rusyasının yönlendirdiği Ermenilerin kurdukları Taşnak/Sütyan ve Hınçak Cemiyetleri zamanla birer terör makinesine dönüşerek, Özellikle I. Dünya Savaşının akışı içerisinde ordunun iaşe kollarını vurmaya başladılar. Her yerde terör estiren ve köy basan bu örgütlerin tavırları Mehmetçiğin moral değerleri üzerinde olumsuz etkiler yaratınca, dönemin İttihat ve Terakki Hükümeti 1915 yılında çıkarttığı Tehcir Yasası ile stratejik noktalardaki Ermeni tebayı yine bir Osmanlı toprağı olan Lübnana gönderdi. Bu yasanın etkisi Boluda da hissedildi. Özellikle Adapazarındaki Ermeni olayı, Bolu Ermenilerini de etkilemiş, bir kısmı Müslümanlığı seçerken, bir kısmı da Osmanlı İmparatorluğunun değişik yerlerine yerleştirilmiştir. Bolu İdadisi hesap öğretmenlerinden Tekfur Efendi de İskilipe sürgüne gönderilmiş, mütareke sonrası tekrar Boluya geri dönmüştür. Ne var ki büyük savaşın aleyhimize sonuçlanması Sevre giden yolun kapısının aralanması ile geride kalan Rum ve Ermeniler, yeniden faaliyete geçerek bu defa da Milli Mücadelenin ruhunu karartmaya çalıştılar. İşte bu bağlamda Boludaki Ermeniler, Ereğli ve Karasu Rumları ile koordineli olarak çalışmaya ve Türk/Müslüman nüfusun ortadan kaldırılmasına yönelik girişimlere başladılar. Ne yazık ki tezgâhlanan oyunun tamamını göremeyen veya siyasetin gözlerini kör ettiği bazı gruplar da bunlarla işbirliği yaptı. Boluda bunların başını Boyacızade Hamdi Efendi ile İrvanyalı Hacı Emin Efendi ve eski mebuslardan Hacı Abdülvahap Efendi çekti.Bolunun en iyi mahallesi bunlarındı. Ekonomileri çok iyi idi. Genelde terzilik, kuyumculuk, kunduracılık ve kalaycılık gibi zanaat etkinlikleri hep bunlardaydı. İki kiliseleri olup, 360 hane idiler. 4 hane de Rum vardı. Mahallelerinde milisler kurmuşlar ve örgütlenmişlerdi. Daha sonraki aramalar sırasında evlerinden her türlü ağır makineli tüfek, silah ve mühimmat çıkartıldı. Şehirliyi susturmak ve şehri teslim almak konusunda tereddütleri olmamakla birlikte köylülerden çekinirler ...biz şehri teslim alırız, ancak köylüler bizi bitirirler... derlerdi. Özellikle ikinci ayaklanmada Düzceden gelen isyancıların başarılı olmasına Ermeni Mahallesi nin katkısı büyük olmuştur. Cafer Bey çetesi başta olmak üzere birçok milis Bolu ya gelmiş ve çatışmalar sırasında çıkan yangın sonucu Ermeni Mahallesi tamamen yok olmuştur. Olumsuz davranışlarıyla hayatlarını zora sokan Ermenilerin çoğu Boluyu terk etmişler ve Atyaylası üzerinden Akçakocaya, oradan da İstanbula göçmüşlerdir. Bu olaylar sırasında Boluya gelen Mutasarrıf ve Garnizon Komutanı olarak görev yapan Nazım Bey, Ermenilerin önde gelen nitelikli kişilerinden yararlanmasını bilmiştir. Onlardan 200 kişiyi dokuma tezgâhları ile birlikte önce evlerinde, mahallenin zarar görmesinden sonra da o günkü adıyla Koca Mustafa Paşa Medresesinde /daha sonra Gazipaşa İlkokulu, bugünkü Köroğlu Sitesi/ çalıştırmıştır. Her şeye rağmen olayları tasvip etmeyen ve Boluda kalmayı tercih eden bazı Ermeni unsurlar da vardır. Bunlar bir bildiri yayınlayarak, batının ekalliyetlerle (Hıristiyan azınlıklar) ilgili iddialarına cevap vermişlerdir. Verdikleri cevapta, kendilerinin yüzyıllardan beri Türklerle birlikte yaşadıklarını ifade ederek, Bu beraberliğimiz sırasında hiç bir zaman baskı ve zulüm görmedik. Yunanlıların ve diğer Avrupalıların her türlü iddialarını üzüntüyle karşılıyor ve tekzip ediyoruz, demişlerdir. Adı geçen beyannameyi imzalayanlar ise şunlardırErmeni topluluğunun önde gelenlerinden MikâilyanTiftik Tüccarlarından Ohannes TailyanBolu Koyun Tüccarlarından Hirobat Oğlu TekfuryanMimar KıstiMimar Pandeli KalgaUrgan Tüccarlarından Nikola Efendi ve Mahtumu Yorgi EfendiTerzi Jamakes Oğlu TekfurTerzi Başı AgopMarangoz YusufMarangoz LefterMarangoz HarelboMarangoz EsiroMarangoz DimitriDoğramacı Nazarat.Sonuç olarakTürk hâkimiyet anlayışının temelinde kişilerin din, dil, ırk gibi ayrıcalıkları hiçbir zaman problem olmamıştır. İslamiyeti, dolayısıyla Arap/İslam devlet anlayışını, Arap milliyetçiliğinin tekelinden kurtararak ona evrensel bir kimlik kazandıran bir kültür için zaten başka türlüsü de düşünülemez. Tanzimat, Hz. Muhammedin Medine Vesikası olarak tarihin pratiğine soktuğu devlet anlayışının, İslam coğrafyasında yüzyıllar sonra ortaya çıkan yeni bir versiyonudur. Tanzimatla birlikte yerel, meşrutiyetle birlikte de genel yönetimlere giren ekalliyetler ne var ki, her şeye rağmen devletin yönetimine ortak olmaktan dolayı mutlu olmamış ve ayrılıkçı çabalarını sürdürmüşlerdir. Bu Bolu Sancağındaki Ermeniler için de böyledir. Bolu Sancağının merkez kazası yanında Göynük ve Bartında yaşayan Ermeniler, diğer zımmiler gibi genelde ticaret, sanat gibi işlerle uğraşarak, rahat bir hayat geçirmişlerdir. Sarraflık adı altında devleti işleten kamu görevlilerine borç para veren Ermeniler, Tanzimat sonrası devletin işletilmesine de doğrudan katkı yapan konuma gelmişlerdir. Bunlar Vilayet ve Belediye Meclislerinde, Ticaret Mahkemelerinde sorumluluk alarak zımmilik statüsünden, vatandaşlık statüsüne geçmişlerdir. Ancak, Avrupada gelişen milliyetçilik akımlarının etkisi yanında, özellikle Çarlık Rusyası ile İngilterenin yönlendirmeleriyle XIX. yüzyılın son çeyreğinden itibaren bazıları değişik siyasi kombinezonların içerisinde yer alarak bağımsız bir Ermeni Devletinin kuruculuğuna soyunmuşlardır. Bu durum, yüzyıllarca beraber yaşayan Ermenilerle Türkler arasında önce güveni zedelemiş, daha sonra da taraflar bir ölüm/kalım mücadelesine girmişlerdir. Boluda yaşayan Ermeniler önceleri Osmanlı bünyesindeki Ermeni hareketlerine karşı pek duyarlı olmamışlardı. Ancak gelişmeler onları da etkilemiş olacak ki özellikle 1920li yılların başlarında Karasu Rumlarla birlikte bölgedeki bazı işbirlikçilerinin de katkılarıyla Kuva/i Milliye hareketinin karşısında olacaklardır. Bu girişimlerin sonucudur ki Boluda mahalleleri ile birlikte kültürleri de tenkil edilecek ve büyük bir kısmı Akçakoca üzerinden İstanbula göçeceklerdir. Üç haftadır Bizim Ermenilerimiz adı altında Boluda uzun yıllar komşuluk yaptığımız Ermenilerin serüvenlerini yazdık. Not: Peki, neden yazdık Yazdık çünkü önümüzdeki günlerde Ermenistan ile imzalanan protokoller meclise gelecek ve her kafadan bir ses çıkacak. İstedik ki çıkacak sesleri doğru algılamada bir nebze bizim de katkımız olsun.