ANAYASANIN DİKENLERİ
Bilmem farkında mısınız? Ne zaman gündem rahatlasa anayasa değişikliği ile ilgili söylemler tartışmaya açılıyor. Ve açıla saçıla TÜSİAD sayesinde konuyu “değiştirilemez” hatta “değiştirilmesi bile teklif edilemez” maddelere kadar getirdik. Anayasa taslağı hazırlamayı kendine iş edinmiş ola TÜSİAD tabii “Atatürkçü Düşünce Sistemi”ne yapılan vurgularında anayasadan çıkarılması gerektiğini söylemeyi de ihmal etmedi.
Anayasalar elbet de değişmez tanrı kelamları değildir. Kaldı ki insanoğlu onları bile kendi çıkarları doğrultusunda değiştirmekte bir bahis görmemiştir. Ancak bizim anayasamızda Türkiye Cumhuriyeti’nin Milli, demokratik, Laik, sosyal bir hukuk devleti olmasının kime ne zararı var? İşte onu anlamak zor diyelim ve bu hafta adı geçen kavramların çok kısa açılımlarını ilgilenenlerin ilgilerine sunalım istedik.
Devletin milli olması ona hayat veren toplumun “millet” gerçeği üzerine oturması demektir. Millet olmak, insanoğlunun sosyolojik bağlamda gelişim sürecini şimdilik son durağıdır. Bu anlayış ırk veya ırkçılığa değil, doğrudan doğruya kültüre vurgu yapar. Yani dünü bir arada yaşayan insanların geleceği de bir arada yaşama arzusunu ifade eder.
Devletin “demokratik” olması temel hak ve özgürlüklerin yaşanması için önkoşuldur. Ve bilelim ki demokrasiyi solumayan toplumlar soluyan ve yaşamlarını o atmosferin ortamında şekillendiren toplumlar için kolay av olurlar. İnanmazsanız iktidarları çizme veya sarığın belirlediği İslam coğrafyasına şöyle bir bakın.
Baktıktan sonra bir düşünün ve şu soruyu kendinize sorun:
Peki, bizim yani Türkiye Cumhuriyeti’nin bunlardan farkı ne? Tek kelimeyle devletin “Laiklik anlayışını” bütün eksiklerine rağmen hayata geçirmesindedir. Laiklik kavramı özellikle de aydınlar arasında en çok istismar edilen dolayısıyla da yozlaştırılan kavramdır. Ama bilelim ki demokratik bir yaşamı sadece laikliği içselleştirmiş toplumlar hayata geçirirler.
O zaman diyeceksiniz ki laiklik nedir?
Hemen söyleyelim; Laiklik “Aydınlanma Dönemi”nin bir ürünü olup asla ve asla dini ret etmez sadece alanını belirlemeyi hedefler. Bundan murat toplumda sivil alanları genişletip aklı özgürleştirip bilimselliğin önünü açmaktır. Bir başka deyişle aklı inançtan bilimi dinden ayırmaktır. Bu yaklaşım hem dinin hem de bilimin olmazsa olmazıdır. Unutmayalım ki bilimin ışığından yoksun bir din kör, dine sırtını dönen bir bilim topal olur.
Gelelim Sosyal Devlet’e; istihdam yaratarak işsizliği kaldırmayı şiar edinmiş devlet demektir. Çalışanların haklarını ve onurunu koruyan; yoksulluğu sadaka dağıtarak değil, iş vererek ortadan kaldırmayı amaçlayan devlettir. Bunu gerçekleştirirken de müteşebbisin elini tutmayıp tam tersine onun önünü açan devlettir.
Bütün bunları üst üste koyduğumuzda hukuka olan ihtiyaç kendiliğinden devreye girer. Çünkü aksi “Polis Devleti” olmaktır ki buda beraberinde keyfiliği yani körün tuttuğunu, topalın yakaladığını hallettiği ortamları doğurur.
Şimdi gelelim değişmezlik meselesine. Şartlar olgunlaşınca devlet kurmak ansal bir gereklilik ve de zorunluluktur. Bir zorunlulukta devleti “ebed müddet” yani sonsuza kadar yaşatacak tedbirleri almaktır. Ve her kurucu irade bu tedbirleri alır hatta anayasasına bazı hükümleri değişmez maddeler halinde özenle yazar.
Bu sadece bize özgü bir yaklaşım değildir. Söz gelişi İspanya ve Almanya başta olmak üzere birçok batılı ülkenin anayasalarında değişmez ve de değiştirilmesi teklif bile edilemez maddeler vardır. Ama kimsenin aklına onları değiştirmek gelmez.
Öyleyse ne yapmalıyız? Yapacağımız iş çok basit; bu maddelerin beraberinde getirdiği değerleri evrensellik boyunda daha da derinleştirmek olmalıdır. Aksi durumda cumhuriyet kapalı rejimlerin standartlarına iner ki orada da halkın sadece iniltisi çıkar ona da kimse kulak vermez.
- GAZA GELMEYELİM
- ŞU DERSİM MESELESİ…
- KEŞKE YAPMASAYDI
- CUMHURİYETİN ANLAMI
- “Dün, dündü cancağızım...”
- Yaşasın akşamcılar
- ÜRETMEK VE DE AHLÂKLI OLMAK
- YENİ BİR ANAYASA YAPALIM AMA…
- OKULLAR AÇILIRKEN ÖĞRETMENİME MEKTUP
- “LAİKLİKTEN KORKMAYIN”
- BAŞLIKSIZ
- TAKKE DÜŞTÜ KEL GÖRÜNDÜ
- GİT GEL KONYA ALTI SAAT!..
- “BU MEMLEKET BİZİM!..”
- Sınırlarımız değişecek mi?
- “DİN ADAMLARI VE PARA”
- “VERGİ Mİ”?
- LOZAN
- Malumun ilanı
- OSMANLININ AYAK SESLERİ
- Yemin
- …BEN KİMSENİN ADAMI DEĞİLİM!..“TANJU ÖZCAN”
- “CİBİLLİYETİ BOZUK OLURSA!..”
- EVREN PAŞA’NIN SUÇU NE?
- Seçim yolunda “Cennet ve cehennem”
- Seçimlere iki hafta kala
- “19 MAYIS”
- REKTÖRÜN ONURU VEYA DOÇENTİN GURURU!..
- MARGARET THATCHER VE BASIN
- ÇILGIN PROJELER
- ZEYTİNİN TERİ
- “PARDON ŞİFRELEME SEHVEN OLMUŞ”
- “ŞİFRELENİYORUZ”
- “AMAN PAŞA HAZRETLERİ İDARE-İ MASLAHAT!..”
- “ BEDELİ ÇANAKKALE‘DE ALTIN OLARAK TESVİYE OLUNACAKTIR.”
- KADINIMIZIN SEYİR DEFTERİ (2)
- KADINIMIZIN SEYİR DEFTERİ (1)
- “CHP'NİN ÇAKILI ÇİVİSİ YOK”
- YOKLUKLAR İÇERİSİNDE ERMEK MARİFET DEĞİLDİR.
- SÖZ OLA KESE SAVAŞI SÖZ OLA KESTİRE BAŞI
- DÜNDEN BUGÜNE “MISIR”IN SEYİR DEFTERİ
- SON FİRAVUN HÜSNÜ MÜBAREK
- YUMURTA ATAN ÖĞRENCİLER!..
- “MUHTEŞEM YÜZYIL”
- KATİLLERLE BİRLİKTE YAŞAMAK…
- DANANIN KUYRUĞU KOPARSA!..
- HİBRİT REJİMLER
- HALİFELİĞİN SEYİR DEFTERİ (3)
- HALİFELİĞİN SEYİR DEFTERİ (2)
- HALİFELİĞİN SEYİR DEFTERİ (1)
- AH!.. NERDE O ESKİ BAYRAMLAR?
- SADAKA ALMAYA ALIŞIRSAK!..
- İNÖNÜ’YE SORMUŞLAR!..
- "Kimsesizlerin Kimsesi" CUMHURİYET
- Şili halkı adına seviniyor, kendi adıma üzülüyor, ülkem adına kahroluyorum
- GAZİ M: KEMAL NEDEN YAŞIYOR.
- TARİH VE TURİZM
- TARİH VE TURİZM
- TARİH VE TURİZM
- HAZIR BAŞBAKAN SÖYLEMİŞKEN!..
- REFERANDUMDAN KİM GALİP ÇIKTI?
- KİME GÜVENECEĞİZ?
- “13’ÜNCÜ DEV ADAM”
- “ET TEKRÂRÜ AHSEN, VELEV KÂNE YÜZSEKSEN”
- DERSİM İSYANININ ASLI?
- KURT VE HARDAL
- “ORGANLARI YER DEĞİŞTİRMİŞ ADAM”
- SÖZÜN BİTTİĞİ YER…
- DANANIN KUYRUĞU “ANADİL EĞİTİMİYLE” Mİ KOPACAK
- PROFESYONEL ORDU
- AKVARYUM BALIĞI VE CHP
- GÖZ BEBEĞİMİZ GÖZÜMÜZE DİKEN OLDU!.
- TERÖR BİZİM KADERİMİZ Mİ OLDU?
- İSLAMCILIK VE MEHMET AKİF
- DEVLET HALKA SORULARAK DEĞİL, HESAP VERİLEREK YÖNETİLİR
- GAZZE SEFERİ ÖNÜ VAHŞET ARKASI GAFLET
- 27 MAYIS GERÇEĞİNDEN GÜNÜMÜZE
- GAZİ M. KEMAL’DEN GANDİ KEMAL’E
- CHPNİN DERDİ LİDER Mİ
- ÖNCE LAFA BAKARIM LAF MI DİYE...
- DEMOKRASİ, LAİKLİK VE TBMM
- DEMOKRASİ VE 1920 MECLİSİ
- YENİ 1 MAYISLARA DOĞRU
- TÜRKMEN GÖÇÜ YOLDA DÜZÜLÜR
- AKP ANAYASAYI NEDEN DEĞİŞTİRMEK İSTİYOR
- 12 EYLÜL ANLAYIŞINDAN AKP ANLAYIŞINA
- BİZ BORCUMUZU ÖDEYEBİLDİK Mİ
- İT ÜRÜYECEK, KERVAN DA YÜRÜYECEK!..
- DAM ÜSTÜNDE SAKSAĞAN VUR BELİNE KAZMAYI
- ASKERİ İSYANLAR VE DARBELER
- DEVLET ŞİRAZESİNDEN ÇIKARSA!..
- HİLE/İ ŞERİYE VE İMAM HATİPLER
- KÖR ÖLÜNCE BADEM GÖZLÜ OLUR
- ORDU GÖREVE
- TATİLİ HAKEDİYOR MUYUZ
- BABAN DA OLSA GÜVENME
- KOZMATİK ODANIN PATATESLERİ
- ÜZÜLMEYİN BUNLAR DA GEÇER
- EVET!.. ADALET ÖLDÜ
- OLURSA OLUR SUYU OLMAZSA
- EKONOMİDEN NE HABER
- ALEVİLERİN CUMHURİYETİ
- ANASI KUŞ BABASI DEVE İSE!...
- BİZİM ERMENİLERİMİZ! (3)
- BİZİM ERMENİLERİMİZ! (2)
- BOLU VE SARAYIN TAVUKLARI
- BİZİM ERMENİLERİMİZ! (1)
- İSYAN GÜNLERİNDE BOLU
- BEN KÜRT'ÜM, BEN ERMENİ'YİM, BEN YAHUDİ'YİM
- AH!.. NERDE O ESKİ BAYRAMLAR
- RÜŞVET Mİ ŞEHVET Mİ
- YERSEN YOĞURT İÇERSEN AYRAN
- PAVLOV'UN KÖPEKLERI VE REFLEKS KIRILMASI
- KÜRT AÇILIMI BAĞLAMINDA ANA DİLLE EĞİTİM
- KÜRT SORUNUNUN AÇILIMI AÇILIRKEN
- 24 TEMMUZLARIN ANLAMI
- UYGURLARIN DRAMI /BİRAZ TARİH/
- ATATÜRKÜN BOLU GEZİSİ VE KADIN HAKLARI
- MEVSİMLİK İŞÇİ ÜCRETLİ ÖĞRETMENLER
- SAHTEKARLARLIĞIN SONU GELMZSE
- KURTARICI BEKLEYEN TOPLUMLAR KURTULAMAZLAR
- BAŞBAKANIN MAYINLARI
- ÇAKMA
- TÜRKAN SAYLAN HOCANIN MÜFTÜSÜ
- MEMLEKET İSTERİM
- DELİLİK VE DÂHİLİK
- KÖY ENSTİTÜLERİ GERÇEĞİNDE ADAM OLMAK
- SEÇİM KAMPANYALARI / Cennet ve Cehennem
- İTİ ÖLDÜRENE SÜRÜTÜRLER
- BARAK OBAMANIN ÇALIMI
- Obama Kucağımıza Ne Bıraktı
- SEÇİMLERİN
- BAŞBAKANIN SÖZÜ
- DEVEYE SORMUŞLAR
- ERKEKLİK BU DEĞİL
- ERDOĞAN KRAL ÇIPLAK DEDİ
- İŞ ŞİRAZESİNDEN ÇIKINCA...
- KÖRLER SAĞIRLAR BİBİRİNİ AĞIRLAR








