“MUHTEŞEM YÜZYIL”
Show TV’de “Muhteşem Yüzyıl” adıyla, bir dizi başladı. Başlamasıyla birlikte tartışmalarda ayyuka çıktı. Ama gelin görün ki tartışmalar döndü dolaştı “harem” ve “içki” noktasına gelip düğümlendi. Hâlbuki Süleyman’ı “Kanuni” ve de “Muhteşem” yapan bunlar değildi.
Yok, efendim -aynı zamanda halife de olan padişah- içki içermiymiş? Veya koskoca cihan padişahının “harem”i olurmuymuş?
Hemen söyleyelim; Klasik Osmanlı Dönemi’nde harem de vardı içki içen padişahta… Tabii sonrasında da…
Tarihimizde -özellikle İslam coğrafyasına girdikten sonra- bazen haftanın bir günü, bazen daha sık işret sofrasını kuran hükümdarlar hep olmuştur. İşin ilginç yanı, içmeyenler de içenlere karşı genelde hoşgörülü davranmışlardır. Örnek mi? İşte size örnek:
İznik'in fethinde kendine ayrılan bölgeyi, kılıç erbabı dervişleriyle birlikte fetheden Geyikli Baba'ya, ağzına hiç içki koymayan Orhan Bey, yüz yük arak/rakı ile yüz yükte şarap hediye etmiştir. Hediyeyi alan Geyikli Baba, Ahmet Yesevi düşüncesinin sevecen yüzlerinden biri ve de alevi meşrepti.
Hareme gelince; harem hanedanın veya daha doğru bir deyişle devletin devamlılığında ana sigorta konumundadır. Şimdi diyeceksiniz ki “o da ne demek?” O şu demek:
Devletin devamlılığı ile padişahın erkek evlat sahibi olması arasında yakın bir ilişki vardır. Zira o yılların siyaset anlayışında; eğer hanedanın erkek çocuk bağlamında soyu biterse devletin ömrü de sona erer, ilkesi egemendi. İşte bu korku hareme özel bir önem ve de yüklemiştir. Sçzgelişi I. Ahmet’in “Bundan böyle ailenin en yaşlısı hükümdar olsun” uygulamasından sonra harem daha da hareketlenmiş ve cariye sayısı da yüksek değerlere ulaşmıştır.
Haremin Osmanlı tarihi içersinde padişaha eş veya odalık sunmanın ötesinde bir başka misyonu daha vardır ki o da en az birincisi kadar önemlidir.
Peki, o nedir derseniz? Onu da hemen söyleyelim;
Harem, Osmanlıda devşirmelerin, kadın ayağına eğitim veren bir okuldur. Osmanlı devlet geleneğinin temel özelliklerinden biri, bekli de en başta geleni şudur:
Devlet kapısından hizmet amaçlı girenler -amiyane bir deyişle- çıplak girer, azledildiklerinde de yine kapıdan çıplak çıkardı. Bunların içine başarılı olanlardan bazıları, hanedan kızlarıyla, bazıları da haremde eğitilen cariyelerden biriyle evlendirilirdi. Bundan amaç; özellikle taşraya gidenlerin yerli beylerin kızlarıyla evlenmelerini engellemekti.
Şimdi gelelim dizinin genel esperisine; ben mesleğe başladığım günden itibaren toplumda tarih bilincinin uyandırılması için değişik enstrümanların devreye sokulmasının önemini defalarca yazmış ve söylemişimdir. Şimdi tekrar söylüyorum ki her devlet adamı ile ilgili diziler yapılsın, filimler çekilsin. Hatta bunlardan bazılarının çizgi filmleri yapılsın. Ancak bu çalışmaların danışmanları, yeter ki sahasının önde gelen alan uzmanları olsun
Çünkü alan uzmanlarının danışmanlığında, yapılan çalışmaların sonuçlarından korkmamalı ve de tarihimize kız kardeşimizin namusu mantığıyla bakmamalıyız.
Bilelim ki tarihi oluşumların mimarları insandır ve de her insanın beşeri zaafları vardır. Velev ki bunlar padişah bile olsalar...
Şimdi gelelim akıllarını harem ve içki ile bozanlara. Zannederim onların isyanı eksik ve bir o kadarda yanlış bilgiden kaynaklanıyor, diyelim ve onlar için de bir yeniçeri fıkrası anlatarak yazımızı noktalayalım.
Yeniçeri ağalarından biri çilingir sofrasında demlenirken Hıristiyanların vakti zamanında İsa peygamberi çarmıha nasıl gerdiklerinin hikâyesini dinlemiş. Tabii çok sinirlenirmiş ve sokağa çıktığında da rastladığı ilk Hıristiyan’ı başlamış dövmeye. Eli yüzü kan revan içinde kalan Vaisili soluğu Kadı’da almış ve kendisini döven yeniçeriden şikâyetçi olmuş.
Kadı emir vermiş ve zaptiyeler yeniçeriyi bulup Kadı’nın huzuruna getirmişler.
Kadı sormuş:
Bu adamı niye dövdün bre densiz?
“Bunlar İsa peygamberi çarmıha germişler Kadı hazretleri.”
Kadı sinirlenmiş ve “Bre zındık… o binbeşyüz yıl önce olmuş.”
Yeniçeri biraz düşünmüş ve “… Ama ben şimdi duydum efendi hazretleri” diyerek, boynunu bükmüş.
- GAZA GELMEYELİM
- ŞU DERSİM MESELESİ…
- KEŞKE YAPMASAYDI
- CUMHURİYETİN ANLAMI
- “Dün, dündü cancağızım...”
- Yaşasın akşamcılar
- ÜRETMEK VE DE AHLÂKLI OLMAK
- YENİ BİR ANAYASA YAPALIM AMA…
- OKULLAR AÇILIRKEN ÖĞRETMENİME MEKTUP
- “LAİKLİKTEN KORKMAYIN”
- BAŞLIKSIZ
- TAKKE DÜŞTÜ KEL GÖRÜNDÜ
- GİT GEL KONYA ALTI SAAT!..
- “BU MEMLEKET BİZİM!..”
- Sınırlarımız değişecek mi?
- “DİN ADAMLARI VE PARA”
- “VERGİ Mİ”?
- LOZAN
- Malumun ilanı
- OSMANLININ AYAK SESLERİ
- Yemin
- …BEN KİMSENİN ADAMI DEĞİLİM!..“TANJU ÖZCAN”
- “CİBİLLİYETİ BOZUK OLURSA!..”
- EVREN PAŞA’NIN SUÇU NE?
- Seçim yolunda “Cennet ve cehennem”
- Seçimlere iki hafta kala
- “19 MAYIS”
- REKTÖRÜN ONURU VEYA DOÇENTİN GURURU!..
- MARGARET THATCHER VE BASIN
- ÇILGIN PROJELER
- ZEYTİNİN TERİ
- “PARDON ŞİFRELEME SEHVEN OLMUŞ”
- “ŞİFRELENİYORUZ”
- ANAYASANIN DİKENLERİ
- “AMAN PAŞA HAZRETLERİ İDARE-İ MASLAHAT!..”
- “ BEDELİ ÇANAKKALE‘DE ALTIN OLARAK TESVİYE OLUNACAKTIR.”
- KADINIMIZIN SEYİR DEFTERİ (2)
- KADINIMIZIN SEYİR DEFTERİ (1)
- “CHP'NİN ÇAKILI ÇİVİSİ YOK”
- YOKLUKLAR İÇERİSİNDE ERMEK MARİFET DEĞİLDİR.
- SÖZ OLA KESE SAVAŞI SÖZ OLA KESTİRE BAŞI
- DÜNDEN BUGÜNE “MISIR”IN SEYİR DEFTERİ
- SON FİRAVUN HÜSNÜ MÜBAREK
- YUMURTA ATAN ÖĞRENCİLER!..
- KATİLLERLE BİRLİKTE YAŞAMAK…
- DANANIN KUYRUĞU KOPARSA!..
- HİBRİT REJİMLER
- HALİFELİĞİN SEYİR DEFTERİ (3)
- HALİFELİĞİN SEYİR DEFTERİ (2)
- HALİFELİĞİN SEYİR DEFTERİ (1)
- AH!.. NERDE O ESKİ BAYRAMLAR?
- SADAKA ALMAYA ALIŞIRSAK!..
- İNÖNÜ’YE SORMUŞLAR!..
- "Kimsesizlerin Kimsesi" CUMHURİYET
- Şili halkı adına seviniyor, kendi adıma üzülüyor, ülkem adına kahroluyorum
- GAZİ M: KEMAL NEDEN YAŞIYOR.
- TARİH VE TURİZM
- TARİH VE TURİZM
- TARİH VE TURİZM
- HAZIR BAŞBAKAN SÖYLEMİŞKEN!..
- REFERANDUMDAN KİM GALİP ÇIKTI?
- KİME GÜVENECEĞİZ?
- “13’ÜNCÜ DEV ADAM”
- “ET TEKRÂRÜ AHSEN, VELEV KÂNE YÜZSEKSEN”
- DERSİM İSYANININ ASLI?
- KURT VE HARDAL
- “ORGANLARI YER DEĞİŞTİRMİŞ ADAM”
- SÖZÜN BİTTİĞİ YER…
- DANANIN KUYRUĞU “ANADİL EĞİTİMİYLE” Mİ KOPACAK
- PROFESYONEL ORDU
- AKVARYUM BALIĞI VE CHP
- GÖZ BEBEĞİMİZ GÖZÜMÜZE DİKEN OLDU!.
- TERÖR BİZİM KADERİMİZ Mİ OLDU?
- İSLAMCILIK VE MEHMET AKİF
- DEVLET HALKA SORULARAK DEĞİL, HESAP VERİLEREK YÖNETİLİR
- GAZZE SEFERİ ÖNÜ VAHŞET ARKASI GAFLET
- 27 MAYIS GERÇEĞİNDEN GÜNÜMÜZE
- GAZİ M. KEMAL’DEN GANDİ KEMAL’E
- CHPNİN DERDİ LİDER Mİ
- ÖNCE LAFA BAKARIM LAF MI DİYE...
- DEMOKRASİ, LAİKLİK VE TBMM
- DEMOKRASİ VE 1920 MECLİSİ
- YENİ 1 MAYISLARA DOĞRU
- TÜRKMEN GÖÇÜ YOLDA DÜZÜLÜR
- AKP ANAYASAYI NEDEN DEĞİŞTİRMEK İSTİYOR
- 12 EYLÜL ANLAYIŞINDAN AKP ANLAYIŞINA
- BİZ BORCUMUZU ÖDEYEBİLDİK Mİ
- İT ÜRÜYECEK, KERVAN DA YÜRÜYECEK!..
- DAM ÜSTÜNDE SAKSAĞAN VUR BELİNE KAZMAYI
- ASKERİ İSYANLAR VE DARBELER
- DEVLET ŞİRAZESİNDEN ÇIKARSA!..
- HİLE/İ ŞERİYE VE İMAM HATİPLER
- KÖR ÖLÜNCE BADEM GÖZLÜ OLUR
- ORDU GÖREVE
- TATİLİ HAKEDİYOR MUYUZ
- BABAN DA OLSA GÜVENME
- KOZMATİK ODANIN PATATESLERİ
- ÜZÜLMEYİN BUNLAR DA GEÇER
- EVET!.. ADALET ÖLDÜ
- OLURSA OLUR SUYU OLMAZSA
- EKONOMİDEN NE HABER
- ALEVİLERİN CUMHURİYETİ
- ANASI KUŞ BABASI DEVE İSE!...
- BİZİM ERMENİLERİMİZ! (3)
- BİZİM ERMENİLERİMİZ! (2)
- BOLU VE SARAYIN TAVUKLARI
- BİZİM ERMENİLERİMİZ! (1)
- İSYAN GÜNLERİNDE BOLU
- BEN KÜRT'ÜM, BEN ERMENİ'YİM, BEN YAHUDİ'YİM
- AH!.. NERDE O ESKİ BAYRAMLAR
- RÜŞVET Mİ ŞEHVET Mİ
- YERSEN YOĞURT İÇERSEN AYRAN
- PAVLOV'UN KÖPEKLERI VE REFLEKS KIRILMASI
- KÜRT AÇILIMI BAĞLAMINDA ANA DİLLE EĞİTİM
- KÜRT SORUNUNUN AÇILIMI AÇILIRKEN
- 24 TEMMUZLARIN ANLAMI
- UYGURLARIN DRAMI /BİRAZ TARİH/
- ATATÜRKÜN BOLU GEZİSİ VE KADIN HAKLARI
- MEVSİMLİK İŞÇİ ÜCRETLİ ÖĞRETMENLER
- SAHTEKARLARLIĞIN SONU GELMZSE
- KURTARICI BEKLEYEN TOPLUMLAR KURTULAMAZLAR
- BAŞBAKANIN MAYINLARI
- ÇAKMA
- TÜRKAN SAYLAN HOCANIN MÜFTÜSÜ
- MEMLEKET İSTERİM
- DELİLİK VE DÂHİLİK
- KÖY ENSTİTÜLERİ GERÇEĞİNDE ADAM OLMAK
- SEÇİM KAMPANYALARI / Cennet ve Cehennem
- İTİ ÖLDÜRENE SÜRÜTÜRLER
- BARAK OBAMANIN ÇALIMI
- Obama Kucağımıza Ne Bıraktı
- SEÇİMLERİN
- BAŞBAKANIN SÖZÜ
- DEVEYE SORMUŞLAR
- ERKEKLİK BU DEĞİL
- ERDOĞAN KRAL ÇIPLAK DEDİ
- İŞ ŞİRAZESİNDEN ÇIKINCA...
- KÖRLER SAĞIRLAR BİBİRİNİ AĞIRLAR








