Zirvedeki soğuk rüzgârlar vatandaşı hasta eder
Bugünlerde yüreğim pır pır atıyor. Abartmıyorum, içimde bir hafiften bir korku yaşıyorum. Huzursuzum vesselam. Tıpkı, aile içersinde anne ile baba kavga edince, evin küçük çocuğu ne hissediyorsa aynen o hisseleri yaşıyorum.
Ülkeyi yönetenlerin birbirleri ile uyumsuzluğundan oldum olası rahatsızlık duymuşumdur. Misal, zamanında, Cumhurbaşkanı ile Başbakan arasındaki gerginliğin bende oluşturduğu psikolojik sarsıntıyı atlatmam uzun süre almıştı. Sayın Süleyman Demirel başbakan olduktan sonra, Cumhurbaşkanı Sayın Turgut Özal ile bir türlü anlaşamamıştı. Sebebi de, siyaseten ben onun büyüğüyüm tavrından kaynaklanıyordu. Sayın Demirel bir türlü rahmetliyi hazmedemedi. Ama aralarındaki soğukluğu ben hissederdim. Şimdilerde de Sayın Başbakan R.Tayyip Erdoğan ile Genel Kurmay Başkanı Sayın Org. İlker Başbuğ arasındaki soğukluktan rahatsızlık duyuyorum.
Konuyu fazla dağıtmadan, ilimizde yaşananların bendeki sıkıntısına geleyim. Bugünlerde de gerçekten acayip bir gerginlik var üzerimde. Bunun sebebi de, ilimizi yöneten atanmış ile seçilmiş arasındaki gerginlik. Yani Belediye Başkanı Sayın Aladdin Yılmaz ile Sayın Vali H.İbrahim Akpınar arasındaki gazetelere yansıyan ve birbirlerini suçlayan beyanatlarından ciddi anlamda keyifsizim. Yani her iki idarecinin, idare ettiği kişilerin keyfini kaçırması, huzursuz etmesi ne kadar doğrudur. Her ikisinin de buna hakkı olmadığını düşünüyorum. Neyi paylaşamadıklarını da bir türlü anlamıyorum. Sorun Kızılay Parkımıdır, yoksa başka bir şey midir onu da bilmiyorum. Ama gazetelere birbirlerinin hakkında açıklamalar yapmasını her ikisine de yakıştıramıyorum. Mademki ortada bir sorun var, o zaman toplayın bütün gazetecileri, yazarları hepimizin önünde konuşun. Kucağınızdaki taşları bizim yanımızda ortaya dökün. Yakışıyor mu size Ne hakkınız var beni korkutmaya. Yani zirvedeki soğuk rüzgarlar yüzünden vatandaş nezle oldu haberiniz var mı
Bolu müftüsünü uyarıyorum
Aslında beni rahatsız etmese de, hafiften bende bir takıntı var. Zaman zaman bu takıntıyı bastırmaya gayret ediyorum. Girdiğim bir ortamda hemen eşyalara bakıyorum yerli yerinde duruyorlar mı falan diye. Misal tablolar eğriyse çaktırmadan düzeltiyorum. Sehpanın üzerindeki dergileri gazeteleri falan sıraya koymaya çalışıyorum. Halının çizgileri düzgün mü Sehpanın motifleri birbirine uymuş mu falan gibi detaylar gözümün önüne geliverir. Ve ben bu dertten de kurtulduğumu sanıyordum. Ama tam olarak kurtulamamışım.
Aslında kötü bir şey gibi görünse de bazen faydası olmuyor değil. Misal, Kadı Camisinin kıblesinin yanlış olduğunu bu takıntım yüzünden fark ettim. Evet evet, Kadı Camisinde cemaat yanlış bir şekilde kıbleye duruyor. Hatta kendimden iyice emin olmak için mimar bir arkadaşı da götürüp gösterdim. Gülerek haklısın çok az bir farkla İmam ve Cemaat farklı yönlere kıbleye duruyorlar dedi. Yani o da bana hak verdi. İnanmayan gidip baksın. Ölçsün.
Bunun sebebi de caminin tabanına döşenen halının yanlış döşenmesinden kaynaklanıyor. Yani halı caminin kıblesine göre ayarlanmamış. Cemaat halının üzerindeki ayak koyma yerine göre kıbleye duruyor. Oysa imam mihraba geçince farklı yöne duruyor. Benden söylemesi, gerisi Bolu Müftülüğüne kalmış bir konu.
- Vatandaşı soytarı yapmak
- Vicdanının sesini dinleyen Mehmet Konuk istifa etmemeli
- Tabela çöplüğü
- Tanju Özcan’ın nezaketi(!)
- NECİP BAŞKAN VE BASIN
- Ah şu bizim gasssteciler
- Bende Belediye Başkanı kadar zekiyim
- Savcı Sarıkaya haklı çıkarsa
- Bolu'ya fotoğrafı biz sevdirdik
- Hayvan sever olduğunu iddia edenler İdris Amcayı örnek almalı
- Başkanın hayvan severlere tokat gibi cevabı “Bana niye ölen işçinin hesabını sormuyorsunuz”
- Demokrasi nedir?
- Gerede’deki işçiler ve Bolu’daki gazeteciler
- PKK’dan beter
- Beş dakika engelli olmaya dayanamadım
- Beygaz sanki “Ali kıran baş kesen”
- Bolu Bey(inin)gazın Bolu’ya zulmü
- Beyinler sağlam değil ki, binalar sağlam olsun
- “Vatan”a kurban!
- Terör değil savaş
- İyi uykular Bolu
- BDP’liler yemin ettiler, Meclise huzur geldi(!)
- Muhtemel bir cinayeti ihbar ediyorum
- Zengin ama mutlu değil
- Siyaseti ayağa düşürdüler
- Ormanlar yanıyor, dostlarım yanıyor
- Tavukçular tesislerini neden Büyüksu deresi kenarına kurdular acaba?
- Festival yerine Somali’ye tavuk gönderin
- İhsan Ağcan kabuk bağlamış yarayı kaşıyor
- Gözünüz meydan görsün
- Şu bizim Basın tribününün halleri
- İnsan ve vatan
- Sayın Valimize bir kez daha hakkımı helal etmiyorum
- Hakkı Fidan ve CHP
- Dr. Murat Yapıcı için bardağın dolu tarafı
- Niye 3–0 olmadı
- Siyasilerden uçuk kaçık vaatler
- Bir nikah dört kadın
- Ömer Sayın unutursa, millette Ak Partiyi unutur
- Haram para ile şampiyon olunmaz
- İzzet Babaya mektup
- Keşke herkes çocuk kalabilse
- Bir oy vermenin sorumluluğu
- Siyasette erkekler ve kadınlar
- Başkanın ruh hali (3)
- Ak Parti adayı Hatice Dinç’in itirafları
- Milletin vekili mi? Başkanın askeri mi?
- Kızılay’a günahımı bile bağışlamam
- Emperyalizme kafa tutan leopar
- BAŞKANIN RUH HALİ
- Altın rozetli Yener abi
- Kardeşlik köprüsü olmadan önce düşman mıydık?
- Sayın Başkan, saçında aklar var
- Bolu’yu kim yönetiyor
- Eski Vali’ye kimler “Kabalık” yaptı
- Bir büyük, bir küçük (ama yüreği kocaman) iki yazar
- Korkakların suskunluğu
- Sayın Valimize açık mektup
- Ahmet Saib Zorlu
- CHP, Yener Abi ve Ben
- Vali’den gazetecilik dersi
- Türban ve Geçmişte Yaşananlar
- CHP halka samimiyetsiz davranıyor
- Beygaz Bolu’yu soyuyor
- ABD’nin yeni planı
- Diploma cehalet alır, eşeklik baki kalırmış
- Önemli nasihatler
- Edepli edebinden susar, edepsiz de onu ben susturdum zanneder
- Ramazan Sokağına “genelev” benzetmesi
- Eyvah yargı elden gidiyor(muş)
- Sayın Vali’nin de mi sesi mi kesildi?
- Bölündük ey halkım
- "Evet, hayır" üzerine çeşitlemeler
- Vah benim ülkem vah!
- “Coca Cola” şişesi ve “Türk Malı” dizisi
- Bebek katili Öcalan yeniden yargılansın
- Demokrasiye nankörlük etmeyin
- Eğitimde Sayın Vali’den umutluyum
- Bir Türk Dünya’ya bedeldir, Ama hayal dünyasına
- Kayıp yıllarımız
- Meğer CHP şeriatla yönetiliyormuş, Baykal’a RECM cezası verdiler ve taşladılar
- Deniz Baykal ve kirli siyaset
- Bolusporda suçlu taraftardır
- Abantın ruhuna fatiha
- BOLU BASINI
- Ben Deniz Baykalı alkışlıyorum
- FİLLERİN TEPİŞMESİ
- Ülkemizde bir iç savaş var haberiniz var mı
- Bolu'yu rezil ettiler
- CHPNİN MEKTUBU LAİKLİĞE AYKIRI DEĞİL Mİ
- Müslümanız Elhamdülillah
- BELEDİYEDEN KÜÇÜK İŞ BÜYÜK HİZMET
- İmam Hatip Okulu ve Atatürkçüler
- Belediyeden güldüren olay
- REKTÖRLÜK SEÇİMLERİ VE MUTFAK YAZILARI
- Uğur Mumcunun düşündürdükleri
- TÜİKin nasıl istatistik yaptığımı anladım
- Nihat Abiden tampon darbesi
- Mutlu yıllar diliyorum sevdalı yüreklere
- Düdüklü tencere
- Siz hiç Alacakaranlıkta Ankaraya gidip, alacakaranlıkta döndünüz mü
- Askeri mahkemenin kararına isyan ediyorum
- Bu ülkede yaşanılan hiçbir şey tesadüf değildir
- Milletin genetiği değişmiş
- Milli Bayramlar CHP'nin, dini bayramlar Ak Parti'nin mi olsun
- Belediye Başkanına moral desteği
- Bolu Valiliğinden gelen mektup
- Akçakocadaki Çınar Oteli hikâyes
- Kızılay Meydanına yapılacak Camiiye destek
- Valla, Kızılay meydanına
- Önce vur sonra dur!
- Her şey Bolu için, bizim için
- Tezgâhtarlık çok önemli bir meslektir
- Ayılar ve İnsanlar
- Bir Vali, bir Kaymakam bu kadar duyarsız olabilir mi
- Bolu Valisine niye kızıyorlar
- Bu ülkeyi bölmek için PKKya gerek yok
- Türkan Saylan üzerinden siyaset yapmak
- Ver coşkuyu
- Bir darbeci ile bir siyasetçinin sulu şakaları
- Yakın tarihimizdeki katliamlar
- Kahrolsun medya
- Bize niye Teşvik vermiyorlar
- TOKİ kültürümüzü yok ediyor
- Bolusporda başarının sonu niye gelmiyor
- Anneler günü
- Kravatlı ve diplomalı hırsızlar
- Ya domuz çiftliği kurulsaydı
- ABDnin makyajı aktı
- CHP bu yüzden ikinci parti oluyor
- BAĞCIYI DÖVMEK YERİNE ÜZÜM YİYELİM
- Seçim mi var, meydan okuma mı
- İlahi CHP, sen adamı öldürürsün
- Ticaret Odası gücünün farkında olmalıdır
- Başkanın basınla ısınma turları
- Ergenekonda Bolu
- ERGENEKONA DERİN BAKIŞ








