Valla, Kızılay meydanına

Hamza Canbaş

İSTERSENİZ bu satırların yazarını kuyuya taş atmakla da suçlayabilirsiniz. Kızılay Parkı ciddi anlamda Bolunun gündemini işgal etmeye devam ediyor. Bolu İl Özel İdaresi buraya iş merkezi yapmaya karar verdiğinden beri, bütün gözler bu alana çevrilmiş durumda. Yerel Gazetelerimizden bazıları bu bölgeye neyin yapılması konusunda anketler düzenleyerek halkı da bu olaya dâhil etmeye çalışıyor. Birçok Sivil Toplum Örgütü de bu bölgeye bir iş merkezi yapılmasına karşı çıkıyor. Vel hâsılı bizler vatandaşlar olarak, o bölgeye bir gökdelen şeklindeki İş Merkezi yapılmasını is/te/mi/yo/ruzzzzzz. O kadar. Peki, bizim, yani halkın istememesiyle Bolu İl Özel İdaresi o bölgeye bir iş merkezi yapmaktan vazgeçti mi sanıyorsunuz. Kesinlikle hayır. Bakın, İl Genel Meclisi Üyelerinin tamamına yakını Ak Partili. Buna rağmen Ak Partili Bolu Belediyesi Başkanı bile o bölgede bir iş Merkezinin uygun olmayacağını söylüyor. Ayrıca halkta istemezken, halkın seçtikleri neden illa ki o bölgeye bir İş Merkezinde ısrar ediyorlar diye hiç düşündünüz müEsasında, Bolu Belediyesi ile İl Genel Meclisi arasında gizliden gizliye bir çekişmenin varlığı bu noktada ortaya çıkıyor. Şöyle ki, Bolu Belediyesi, Kontrolü İl Özel İdaresinde olan 16 köyü Belediye sınırları içersine dâhil ederek, bu köylerden gelir elde etmeyi planlıyor. Oysa Ak Parti hükümetinin Yerel Yönetimleri kendi kaynaklarıyla idare ettirmeye çalışması nedeniyle, gerek Belediyeler, gerekse İl Özel İdareleri kaynak arayışı içersine girdiler. Belediyenin gelir kalemleri belli. Su Aboneleri, Çevre Temizlik Vergileri, Tabela Vergileri, Emlak Vergileri, iş yerleri kira gelirleri vs vs gibi kalemlerden gelir elde edebiliyor. Peki, İl Özel İdaresi nereden gelir elde edecek Yeraltı madenlerinin işletilmesi, Yeraltı kuyu sularının paraya çevrilmesi, köylere yapılan kümesler ya da yapılacak olan tesislerin ruhsatları, bina ruhsatları vs vs gibi gelir kalemlerinin çeşitlerini artırmaya çalışıyorlar. Abant yolu üzerindeki tesislerin bu anlamda kaçak olduğuna hepinizin dikkatini çekerim. Zamanında O tesisleri Orman Bölge Müdürlüğünden kiralayanlar, Balık Yetiştirmek istiyoruz şeklinde kiraladılar. Ama şu anda her biri maşallah piknik yerine döndü. İşte özel idare bu tip yerlerden gelir elde etmenin peşine düştü. Ayrıca İl Özel İdaresinin gözle görülür elle tutulur bir kira geliri bulunmuyor. İşte bu yüzden İl Genel Meclisinin değerli üyeleri, Biz bir faniyiz, elbet bu dünyadan göçüp gideriz. Bari gitmeden önce şu memlekete kalıcı bir eser kazandıralım demiş olabilirler. Ve bunda da ısrarcı olabilirler.Ancak, bütün Bolu Kamuoyunun da dediği gibi o bölge bir İş Merkezini kaldırmaz. Peki, bu haliyle çok mu iyi. Elbette ki iyi değil Hatta çok kötü. Düşünsenize, Boluya ilk kez geliyorsunuz, Cici Taksi kavşağından Boluya giriş yaptınız. Sizi karşılayacak hoş bir yapınız yok. Ta ki karşınıza çıkacak olan Valilik hizmet binasına gelinceye kadar. Ne yapılabilirAkpınar, Aktaş, Semerkant Mahalleleri, Bolunun en dindar Mahallesiymiş gibi görünüyor. Yani dışarıdan gelen birisi öyle sanır. Çünkü bu mahallelerde cami sayısı o kadar fazla ki, minareleri devrilse birbirine çarpacak şekilde. 50 100 metre birbirlerine uzaklıkta duruyorlar. Ha keza, Belediye önüne bir bakın. Büyük Cami, Saraçhane, İmaret, Kadı ve Semerkant Camileri bir, bilemedin iki futbol sahası büyüklüğündeki bir alan içinde, neredeyse yan yanalar gibi. Bu çerçevden bakıldığında Bahçelievler Mahallesi sakinleri sanki daha az dindarlarmış gibi duruyor(!) Bahçelievler Mahallesinde tek cami E5 karayolunun kenarındaki Camlı Camii var. Bir de Kızılay hamamının oralarda olduğu söylenen, hayırsever bir vatandaşın apartmanının bodrum katı mescit olarak kullanılıyor. Keza Karamanlı Mahallesi, Beşkavaklar Mahallesi, Borazanlar Mahallesi de öyle. Ve bu mahalleler Bolunun en kalabalık mahallelerini oluşturuyorlar. Ama camileri yok. O zaman, O bölgeye Vilayet binasının kavramına uygun bir cami inşa edilebilir. Yerin altına doğru en az iki kat olmak üzere oto park yapılabilir. Oto Parkın üzerine Alışveriş Merkezi onun üzerine de cami yapılabilir. Oto Park ve İş Merkezi gelirleri Özel İdareye kalabilir. Hatırlatma1989 ya da 1999 yılı olabilir. Yani Vali Nusret Miroğlu dönemi. Hatırlayanlar bilecektir, yine o günlerde o bölgeye bir Alışveriş Merke/zinin yapılması gündemdeydi. Hatta, Yap/İşlet/ Devret modeliyle yapılacaktı. Ve yapılması istenilen bina, bir Süpermarket olacaktı. O zaman hiç kimseden ses seda çıkmıyordu. Hatta hatta neredeyse Süpermarket yapılacak diye göbek atanlar bile vardı. Amaaaa, öyle bir şartname hazırlanmış ki, adrese teslim. Neredeyse bu ihaleye sadece Migros girebilir diye madde ekleyeceklermiş ti. Bu işgüzarlık o zamanın saf ama uyanık birkaç gazetecisi tarafından fark edilince sessiz sedasız geri adım attılar ve projeden vazgeçtiler. Yoksa kimsenin tepki gösterdiği falan yoktu. Bu gün bu kadar yaygaranın kopartılmasının sebebi, oraya o binayı yapacak olanların Ak Partili olmasından kaynaklanıyor. Yoksa ben hiç kimsenin bu kadar çevreci olduğuna falan inanmıyorum. Genel bir adet oluştu, Ak Partinin yaptığı her şey tu kaka. Nereden mi biliyorum, hiç kimse Bolu Belediyesinin yaptığı bir şeyi beğenmiyor ki. Baksanıza, CHP İl Başkanı Tanju Özcan eleştirecek bir şey bulamayınca Eeee ama 100 günde yapacağım dediniz diyebiliyor sadece.