Ülkemizde bir iç savaş var haberiniz var mı

Hamza Canbaş

MUTLAKA sizlerde ülkemizde bir iç savaş
olduğunu fark etmişsinizdir. Alenen ve pervasızca yapılan bu iç savaşın
tarafları maalesef bizim ülkemizin kuruluşları arasında yapılamaktadır. Esasında
birileri, üzülerek söylüyorum ki, ülkede bir iç karışıklığa sebep olmak için,
elinden geleni yapıyor.

Aslında aynı kişi, hem hükümeti hem de
ülkedeki diğer erkleri birbirine düşürmek için elinden geleni yapıyor. Bu kişi
önce orduyu yıpratmak için elinden geleni yaptı, şimdi de yargının üzerine
üzerine gidiyor. Ortay çıkanların doğruluğunu tartışmıyorum. Aynı kişi hem
iktidar lehine delip topluyor, hem muhalefet lehine olan delilleri ortaya
koyuyor.

Kim olduğunu hepinizi tahmin ettiği
gibi birisi iktidarın lehine olan bir bavul dolusu delili götürüp gazetecilere
veriyor. O gazeteci de bu delillerden yola çıkarak hiçbir gazetede olmayan bir
haber patlatıyor. Sonra da gidip bavulla birlikte delilleri savcılığa teslim
ediyor. Savcı bu gazeteciye bunları nereden buldun diye sorumuş mudur yoksa
sormamış mıdır bilemem. Hepiniz bu görüntüyü hatırlıyorsunuzdur umarım. Benim
dikkat ettiğim bir başka konu da bu bavulun alelade bir bavul olmasıdır. Yani
Japon pazarlarından beş bilemedin 15 TLye alınabilecek adi bir bavul.
Tekerlekli olması kendisini taşıyana kolaylık sağlıyor. Zaten gazeteci de o
bavulu çeke çeke savcılığa getirdiydi.

Yine, kim olduğunu hepinizin tahmin
ettiği gibi birisi iktidarın aleyhine olan delilleri de topluyor bunları da
CHPli Kemal Kılıçdaroğluna
veriyor. Sayın Kılıçdaroğluda daha
sonra kameraların karşısına geçip zafer kazanmış kumandan edası ile Bu elimde gördükleriniz Ak Parti
iktidarının yolsuzluk dosyalarıdır. İşte görüyorsunuz ki bunların hepsi de
orijinal ve ıslak imzalıdır diyor. Bir yandan da elindeki belgeleri kameralara
gösteriyor. Gösterdikleri genellikle Almanyadaki Deniz Feneri e.v ile ilgili
olan belgeler. Sayın Kılıçdaroğlunun
amacı Almanya da ki Deniz Feneri E.V ile ülkemizdeki Deniz Feneri Derneğinin
arasındaki bağı ispatlamaya çalışıyor.

Yani resmen birileri bizimle dalga
geçiyor ve dama tahtasında iki kişi karşılıklı dama oynuyor. İşte bu yüzden ben
tedirginlik yaşıyorum. Ortada bir suç varsa neden bu suç dosyaları hemen ilgili
savcılıklara değil de medyaya yansıyor daha sonra savcılığa teslim ediliyor. Ya
da Almanyadaki dernek ile ülkemizdeki dernek arasında bir bağ varsa bu
belgeler neden önce Kemal Kılıçdaroğluna
veriliyor, ondan sonra savcılığa teslim ediliyor.

Veee! Sizlerde dikkat ettiyseniz eğer,
artık muhalefet iktidarın ak dediğine mutlak surette kara diyor. İktidar da
muhalefeti ciddiye almıyor. Birbirlerine kavgada bile söylenmeyecek sözlerle
karşılık veriyorlar. Mecliste ipler geriliyor. Bu kargaşada iyi şeyler yapmak
mümkün görünmüyor. Ve ben halk olarak ülkemdeki iç savaşı izlerken endişeleniyorum,
geleceğimle ilgili olarak kaygılar taşıyorum.