Uğur Mumcunun düşündürdükleri

Hamza Canbaş

PAZAR günü sabah evden çıkarken, Uğur Mumcunun ölüm yıldönümünü hatırlayıp hüzünlendim. Merkez Karakolunun önünden geçip İzzet Baysal Caddesindeki işyerimize doğru yürümeye başladım. Karşı kaldırımda ellerinde CHP bayraklarıyla yürüyen bir kalabalık görünce dudak büküp gülümsedim. CHPliler yine her yıl olduğu gibi, Uğur Mumcu parkına gidip, usta yazar için övgü dolu konuşmalar yapacaklar. Rahmet ve mihnetle anacaklar. Çok güzel! Zaten hiç kimse unutmasın Uğur Mumcuyu.Onlar karşı kaldırımdan, Uğur Mumcu parkına doğru yürürken, arkalarından baktım bir süre. Aklıma iki hafta önce, oğlu Özgür Mumcunun gazetelere yaptığı açıklama geldi. Özgür Mumcu diyordu ki, Bu cinayeti kontrgerillanın işlediğini duysam şaşırmam. PKK nın yaptığını duysam yine şaşırmam. Elbette ciddi bir delile dayanarak söylemiyorum, ama ben bu cinayetin bir İslamcı operasyonu olduğuna inanmıyorum Babamın, MİT ile PKK arasındaki bağlantılar üzerine yaptığı araştırmaların meyvelerini alacakken öldürüldüğü ortada. Cinayetten bir yıl geriye doğru tarama yapıldığında görülecektir laiklik ya da İslamcılar üzerine kaleme aldığı yazı sayısı ciddi bir oran teşkil etmez Bana göre, CHP yıllarca bu işi İslamcılar yaptı tezi ile cinayetin aydınlanmasını geciktirmiştir ve CHP bu cinayetle ülkedeki dindarları töhmet altında bırakmıştır. Bu yüzden bana hiç samimi gelmediler işin açıkçası. Sanki Uğur Mumcuyu anmaya değil de, özür dilemeye gider gibi bir halleri vardı. Sahip çıkamadıkları için, kimin öldürdüğünü şimdiye kadar ortaya çıkartamadıkları için, katilini başka başka yerlerde aradıkları için, belki de şimdiye kadar farkında olmadan katili ile kol kola oldukları için. Ve ben onların ardından bakıp hafifçe tebessüm ettim. Acaba Uğur Mumcunun katilleri kimler kiİşte, CHPye kızmamın bir başka nedeni de bu. Esasında demokratım diyen, ülkemi seviyorum diyen herkesin Uğur Mumcunun katilinin bulunması için feryat etmesi gerekiyor. Tabi ki en başta CHPnin bu noktada öncü olması lazım gelir diye düşünüyorum. CHPye öfkem bu yüzden. Bu işi, İslamcılar yaptı, Hizbullahçılar yaptı demek, cinayetin üstünü örtmektir. Rektör seçilir mi, atanır mıBu ülkede en çok tuhafıma giden ve hiçte demokratik bulmadığım olay rektörlük seçimidir. Seçilmiş midir yoksa atanmış mıdır bir türlü karar veremediğim bu kişiler, Üniversitelerin rektörleridir. Akademik unvanlarına saygı duyarım ama asla makamlarına duymamamın nedeni de bu yüzdendir. Üniversitelerde belli kişiler kendilerini yönetecek kişiyi seçerler ancak, onların seçtiklerine birileri siz bu işi bilmiyorsunuz diyerek bu göreve başkasının atamasını yaparlar. Sistem eskiden beri bu şekilde yapıla gelmiştir. Son seçimde de aynısı olmuştur. Ancak sanki daha önce başka bir sistemle rektör seçilmiş gibi, Boludaki bazı yayın organları feveran etmeye başladılar. Yaygın basın kuruluşlarının manşetleri işine geldiği için onları kullanarak, güya YÖKü eleştirmeye başladılar. Oysa YÖK oldum olası aynı sistemle Cumhurbaşkanına onaya gönderiyor. Bir önceki seçimde sesleri çıkmayanlar ve bıyık altından gülenler, şimdi devran değişince akılları başına geldi YÖKü eleştirmeye başladılar. Muhtemelen bir süre sonra da Cumhurbaşkanını bu noktada eleştirecekler. İşte bu noktada yazılanları bir türlü samimi bulamıyorum ve birilerinin çıkarlarına mı ters düşülüyor diye düşünüyorum. Acaba mevcut yönetimden çıkar sağlamış olabilirler mi diye içimde şeytansı bir düşünce dolaşıyor. Her hangi bir ihaleyi mi aldılar yoksa bir yakınları rica ile işe falan yerleştirildi de diyet mi ödüyorlar Ne bileyim böyle böyle sakıncalı düşünceler içindeyim.