Şu bizim Basın tribününün halleri

Hamza Canbaş

GEÇEN yıl Boluspor’un bir tek maçını bile izlemeye gitmedim. Çünkü bir önceki sezon yaşanılanlar ve Vali İbrahim Özçimen’in haksız bir şekilde Özel İdare Kaynaklarını Boluspor’a aktarması beni Boluspor’dan soğuttu.

     Geçen hafta, bizim gazetenin Spor Yazarı Durmuş Şahar yanıma gelip “hadi Boluspor’un Gençlerbirliği ile hazırlık maçını izlemeye gidelim” dedi. Biraz mızmızlandıktan sonra ısrarına daha fazla dayanamayıp hazırlık maçını izlemeye gittik. Zaten maçında ikinci yarısı başlayalı 15 dakika olmuştu. Bir yarım saat maç seyrederiz diye düşündüm. (Peşinen söyleyeyim ki, maçı sadece 10 dakika seyredip çıkmak zorunda kaldım.) Yolda yürürken içimden tekrar Boluspor sevgisi yeşerir mi diye derin düşüncelere dalmadım değil. Ne de olsa çocukluğumun ve bir yıl öncesine kadar renklerine tutkun olduğum takımdı. Keşke gitmez olaydım. Adı üzerine “Hazırlık maçı” ama tribünler için durum öyle görünmüyor.

     Oysa hazırlık maçları hem futbolcular, hem çalıştırıcılar, hem idareciler, hem hakemler, hem seyirciler ve hem de basın mensupları için bir fırsattır. Hazırlık maçlarında az önce belirttiğim bütün kişiler kendilerini resmi maçlar için bir sınamaya tabi tutarlar. Ve sezona hazırlanırlar.

     Beni bilenler bilir ki, ben aktif gazetecilik yaptığım yıllarda bile basın tribününe oturmayı pek sevmem. Bu yüzden maçları Cumhuriyet Gazetesi Bolu Muhabiri Rahmetli Doğan Öner ağabey ile birlikte kale arkasından izlerdim. Oldum olası basın tribününde yaşanılanları, konuşulanları, dedikoduları, birbirleri hakkında olumsuz söz söylemelerini ve de gazeteci kimliği ile fanatizmcilik yapanları anlayamamışımdır. Bazı arkadaşların basın tribününe oturup fanatik taraftarlık yapmaları kesinlikle doğru bir davranış değil ve kulübe zarar vermekten de öteye gitmez. 

     Çok uzatmayayım, zaten ikinci yarısı başlayalı 10 dakika olmuş bir hazırlık maçından 10 dakika sonra stresli bir şekilde ayrılmak zorunda kaldım. Nedeni ise, hazırlık maçında bile hakemler tarafından verilen kararları protesto eden, rakip takımın seyircilerine efelenen, harlayan, gürleyen basın tribününe oturmuş arkadaşlar oldu. 

     Buradan Boluspor Genel Menajeri Sayın Muharrem Demirel’e bir öneride bulunmak istiyorum. Bu yüzden Boluspor bol bol hazırlık maçı yapmalı, futbolcularla beraber basın mensuplarını da sezona hazırlamalı. Bence aslında Boluspor basın mensuplarını kulübe çağırıp bir psikologa tedavi ettirirse sezon içersinde ceza almaz.