Sayın Başkan, saçında aklar var

Hamza Canbaş

HANİ bildik bir hikâye vardır ya, bu hafta onunla başlamak istiyorum yazıya. Hz. Ömer (R.A) Halife olunca, insanları hakkaniyetle ve adil bir şekilde yönetmek için, bir gün bu dünyadan göçüp gideceğini ve kıyamet günü hesap vereceğini kendisine hatırlatmak üzere bir adam görevlendirir.
       Bu adam her gün sabah gelir, “Ya Ömer, ölüm var ölüm” der ve yevmiyesi olan bir altını alıp giderdi. Günler haftaları, aylar yılları kovaladı Hz. Ömer evinden çıkarken aynayı bakıp kendisini izledikten sonra saçındaki tel tel aklaşmaları fark etti ve bütün bedenini öldükten sonra nasıl hesap vereceğinin korkusu sardı. O gün, hatırlatma görevini yapan adam her zamanki gibi saatinde geldi ve “Ya Ömer, ölüm var ölüm” dedikten sonra yevmiyesini aldı. Tam arkasını dönüp gideceği sıra da Hz Ömer, “Bundan sora gelip bana hatırlatma yapmana gerek yok. Zira artık başımdaki ak saç tellerini görüp ölümü unutmama imkân yok. Bir daha gelme” dedi.
       Başkanı ayakta alkışlıyorum
       Muhtemelen bizim Belediye Başkanımız, evden çıkarken aynaya bakıp ta başındaki ak saçlarını görse, Bolu halkına karşı birazcık daha şefkatli ve adil olur. Sayın Başkan, Kent Meydanı projesi diye bir şey tutturdu gidiyor. Önceleri var dediği projesinin olmadığı anlaşıldığında feveran etmiş, köşeye sıkışmış kedi misali saldırıya geçmişti. Neticede haftalar sonrası iki proje ile vatandaşın karşısına çıktı ve hepimize iki projenin de nasıl olduğunu soruyor. Projelerin neler olduğu konusunda vatandaş öğreneceğini öğrendi, ancak Sayın Başkanın bilmediği ya da bilip de bilmezden geldiği bir şey var. Halk sizin “Kent Meydanı” bilinen adıyla Valililik ya da Kardelen Meydanına bir şey yapılmasını istemiyor. Ancak siz “ben yaptım oldu” mantığı ile hareket edip dayatma politikanız nedeniyle rahatsızlık duyuyor. Burada asıl sorun, sizin halkın feryatlarına kulağınızı tıkamış olmanızdır. Yoksa projelere bir şey diyen yok. Eğer Sayın Başkan, “Kent Meydanı” projesinde halka samimiyse “Projeler nasıl. Güzel olmuş mu?” diye sormak yerine “Bu meydana bu projelerden birisini yapalım mı yapmayalım mı?” diye sormalıdır.
       Ancak ben başkanı ayakta alkışlıyorum, çünkü Sayın Başkan Kasabanın kurnaz politikacısı hesabı, herkesi topluyor etrafına gösteriyor projelerini ve hangisi iyi diye soruyor. Vatandaş iki projeden birisini beğenmek zorunda kalıyor. Sonra da ben bu işi size sordum öyle yaptım diyecek. Tıpkı Cici Taksi kavşağında olduğu gibi. Bu yüzden Cici Taksi kavşağı Başkanın eserleri arasında sayılmıyor. Orasını Karayolları ve mühendisler yaptılar. Zaten bu güne kadar, Sayın Başkanın hangi projesi halkın aleyhine olsa, Başkan suçu mühendislere atıyor. Beğenilen Proje olduğunda sahipleniyor.
       Sayın Başkanı birde kendisine muhalif hiçbir gazete bırakmadığı için ayakta alkışlıyorum. Sayın Başkan projeleri konusunda yaptığı sunumda, salonun tamamı karşı çıkmasına rağmen sadece iki gazetecinin “Padişahım çok yaşa” şeklinden açıklamaları salondakileri şaşırtmış. Ben o sunuma katılmadım ama anlatılanlara bakılırsa artık Bolu’da Sayın Başkana muhalif hiçbir gazete kalmamış gibi görünüyor. Eee tabi bu gazetelerinde bir denetlenmesi gerekiyor. Gerçi gazeteleri Belediye Başkanı denetlemiyor ama yine de ne olur ne olmaz şeklindeki düşünceden dolayı galiba günlük gazeteler gıklarını çıkartamaz olmuşlar. Eeee zaten bazıları da Belediye’nin müteahhidi olduklarından ses çıkartmalarını bekleyemeyiz. Halk Başkanın yapacağı işlere itiraz ediyor ama hiçbir gazetede halkın söyledikleri yazılmıyor.
       Bu arada, Bolu Gazeteciler Cemiyeti ile Bitlis Gazeteciler Cemiyetinin projesi ve Kızılay hakkında yazacaklarımız haftaya kalsın.