Önemli nasihatler

Hamza Canbaş

GEÇEN gün bir arkadaşla sohbet ediyorum. Sonrasında beni bir yere davet etti ve beni yaşlı bir beyefendi ile tanıştırdı. Kısa bir tanışma faslından sonra söz döndü dolaştı Müslümanlığa geldi. Beyefendi güngörmüş geçirmiş, yüzünden ve konuşmalarından belli olduğu kadarıyla iyi bir dindar. Hali vakti yerinde, günlerini başka insanlara yardım etmekle geçiriyor. Onun yanında kendimi, boş insanlara vakit harcıyormuş gibi hissettim. Çünkü o, sürekli olarak, “insanlar için yapacak çok iş var” diyor.
Öyle güzel, öyle hoş şeyler söylüyor ki, yanından ayrıldıktan sonra keşke söylediklerini not alsaydım diyorum. Örneğin, “Tövbe etmek büyük bir nimettir. Çünkü Allah tövbe edenlerin tövbesini kabul eder. Çünkü günahkâr Müslümanlar olabilir. Havada uçmayı becerebilen Müslümanlarda olabilir. Ama mesele onların ne olduğu değil, bizim onlara nasıl baktığımızdır” diyor.
“Kıldığımız namaz, tuttuğumuz oruç, diğer insanlara karşı bir üstünlük olursa, işte o zaman bizler günahkâr Müslümanlardan cehennemin anahtarını alırız, yani onların yerine cehennemlik oluruz” sözleri beynimde şimşekler çakmasına neden oluyor. Aklımda kalan bir başka cümlesi, “Namaz, Oruç gibi ibadetler insanın üzerine bir borçtur. Hiç insan borcunu ödedim diye kibirlenir mi? Borç bu; elbet ödeyeceksin. Borcu ödemek insanı üstün kılmaz. İki rekât namaz, iki gün oruç tuttu diye hiç kimseye cennetin anahtarını vermezler. Müslüman’a karşı kibirli olmak o Müslüman yapılan bir zulümdür. Günahkâr bile olsa, bir Müslüman’a kibirli davranmak büyük günahtır. Eğer sen kendini iyi Müslüman sayıyorsan başka Müslümanlara karşı mütevazı olmalısın.”
Son günlerde dinlediğim en güzel bu sohbet sonrasında başıboş, iftiracı, yalancı, konuşurken hakaret ve küfür eden ve de nankör insanlarla uğraşmaktan vazgeçtim. Düşündüm de günahkâr bir kul olarak benim insanlar için yapacak birçok şeyim var.

***

Müslüman’ın bayramı buruk olur

PAKİSTAN’da sel nedeniyle milyonlarca kişi mağdur oldu. Çoluk-çocuk, yaşlı-genç. Kadın-erkek. Felaket vurdu vurdu vurdu kardeş ülke Pakistan’a. Yüreklerimiz dağlandı, acısını bütün vücudumuzda hissettik. Ve onlar şimdi bayramda kim bilir ne yapıyorlar acaba. Pakistanlı çocuklar bu bayram şeker yiyebildiler mi?
Filistin ayrı bir dert, içimizde kanayan yara. Yıllardır işgal altında, Generalleri de öldükten sonra medeni dünya hepten yalnız bıraktı onları. Cılız birkaç şuurlu insan da olmasa hiç hatırlayanları olmayacak. Felaket bir türlü gitmiyor Filistin’in kapısından. Filistinli çocuklar bu bayram şeker yiyebildiler mi?
Kara Afrika’da su gören var mı? Susuzluktan Müslümanların dimağı kuruyup hayatlarını kaybederken, iftar sonrası kana kana su içen Müslüman kardeşim hiç aklına geldi mi susuz Afrika da ki Müslüman kardeşlerin. Nijer’de Müslüman halkın yüzde 50’si günde bir öğün yemek yiyebiliyor. Geri kalan yüzde 50’si ise iki günde bir öğün yemeği zor buluyor. Nijer’de Müslümanlar Bayram yapabilmiş midir? Nijer’li Müslüman çocuklar bu bayram şeker yiyebildiler mi?
Bir zamanlar, Çeçenisten’da inim inim inleyen dindaş kardeşlerimiz, kendilerine yapılan işkencelerin acılarını unutabilmişler midir? Sahi Çeçen kardeşlerimiz bu ramazan ne yaptılar bileniniz duyanınız var mı? Çeçenistanlılar bayram yapabilmişler midir? Çeçen çocuklar bu bayram şeker yiyebildiler mi?
Çağdaş ve medeni Avrupa’nın göbeğindeki Bosna’yı hatırladınız mı? Yüzlerce Müslüman genç kızımıza tecavüz edilmiş di hatırladınız mı? Bosnalı nineler, anneler, teyzeler, ablalar bu ramazan onlar için nasıl geçti acaba hiç düşündünüz mü? Ya! bayram, bayram yapabiliyorlar mı? Bosnalı çocuklar bu bayram şeker yiyebildiler mi?
Ve bizim ülkemiz, Evet- Hayır tartışmalarıyla bir ramazan ayı geçirdi. Ve bayrama çok sıkı bir tartışma ile girdik. Bölünmeye müsait ülkemin halkı evetci-hayırcı diye ikiye bölünmüşken, ne ramazanda iftarların tadı oldu, ne de sahurun. Ve bu bayramın son günü, evetçiler ile hayırcılar bütün kozlarını sandıkta kapışacakken, ülkemin çocukları ağız tadıyla bu bayram şeker yiyebildiler mi?
Müslümanlığı sadece namaz ve oruçta sananlar büyük yanılgı içinde bulunduklarının farkına varabilmelidirler. Eğer bu ramazan ayında bir Müslüman’ın kalbini kırdıysanız, sizden başka Müslümanların çektiği çileler aklınıza gelip gözyaşı dökmüyorsanız ve içinizde bir burukluk yaşamıyorsanız, tam tersine yine de güle oynaya bayram yapabiliyor sanız, bayramınız mübarek olsun(!)
NOT: Bu yazı, Bolu Gazeteciler Cemiyetinin Ramazan bayramında yayınlamış olduğu “Bolu Bayram” gazetesinden yayınlanmıştır.