Niye 3–0 olmadı

Hamza Canbaş

GÜNLER öncesinden beri süregelen seçim hengâmesi nihayet sona erdi. İşin aslına bakarsanız kimin kazandığı pek belli değil. Ak Parti mi kaybetti yoksa CHP’mi kazandı?

     35 yıldır meclise vekil gönderememiş CHP’nin sevincini anlama gayreti içersindeyim. Elbette ki Sayın Tanju Özcan’ı kutluyorum. Canhıraş çalışmasının karşılığını aldı. Bolu’ya faydası olur mu bilemiyorum; bekleyip göreceğiz. Ama Sayın Tanju Özcan’ın Belediye Meclis Üyeliğinden kaynaklanan tecrübesi var. Zırt-pırt, olura-olmaza önerge verip kendisini Meclis Televizyonundan seçmenlerine göstereceğini tahmin ediyorum. Bu cümlem bir eleştiri değil, bizatihi temennidir. Zira daha önceki vekillerimizi sadece yemin ederken görmüştük. Dediydi dersiniz.

     Ama bence en önemli konu, hem oylarını artırıp hem bir Milletvekili kaybeden Akpartili yöneticiler şapkalarını önlerine koyup “Biz nerede hata yaptık” diye düşünmeleri gerekir. Ben onları hindi gibi düşünmekten kurtarayım ve nerede hata yaptıklarını söyleyeyim de bir daha aynı hatayı yapmasınlar.

     Şımarıklık: iktidar nimetlerinden bir hayli yararlanıp birden bire mal mülk sahibi olmanın getirdiği zenginlikle kimyalarıyla uyuşmayan tavırlar. Çeketimizi ortaya atsak 3-0 kazanırız gibi düşüncelerle seçmeni çantada keklik görmek. 

     Kibir: İktidar gücü ile kendilerini ulaşılmaz göstermek, büyük dağları Allah küçük dağları biz yarattık edası. 

     Gösteriş: Yine iktidar nimetlerinden bir hayli yararlanıp elde ettikleriyle vatandaşa, daha da ötesi geçmişte birlikte oynayıp güldükleri kişilere ve “artık bende zenginim” düşüncesiyle köklü zenginlere caka satma havası.

     Kazanmak için her yol mubah düşüncesi: Seçim kampanyası sırasında olmadık vaatler, hayali projeleri seçmene sunmaları aslında kendilerine oy kaybettirdi. 

     Yandaşlık: Vıcık vıcık olmuş ilişkiler yumağı içersine girip, bu bizdendir, bu bizden değildir tavırları ve kamuya yerleştirilen partililer aslında Ak Partiye oy kaybettirdi. Kamuya yerleşenlerden daha fazla olan yerleştiremedikleri Ak Partinin karşısına oy verince sonuç böyle oldu. Oysa personel alımlarında particilik gözetmek yerine tarafsız davranılıp liyakata ve ihtiyaca göre işçi alımları yapılsaydı hiç kimse küsmeyecekti.

***
Neyse ki, kavgasız gürültüsüz bir seçim daha bitti. Ben en çok Ankara’da bir evim olduğu için sevinçliyim. Sayın Tanju Özcan’ın Ankara’da bir ev tuttuktan sonra bir anahtarda benim için yaptıracağı umudunu taşıyorum.