Meğer CHP şeriatla yönetiliyormuş, Baykal’a RECM cezası verdiler ve taşladılar

Hamza Canbaş

İster CHP'nin başındaki diktatör deyin, ister imparator.
Ama en çok "Hizipçi" olarak anıldı.
CHP'nin gelmiş geçmiş en iyi hatibiydi. CHP'lilerin ihtiyar delikanlısıydı.
Parti içersinde iktidar olabilecek kadar güçlü bir "Küskünler" partisini kendisine rakip olmasından bile çekinmedi.
Bendeniz kendisini politikaları nedeniyle hiç sevemedim.
Bana göre CHP'yi bir burjuva yuvası haline getirdi. Halktan kopmuştu.
Hatta iktidar olmak gibi bir niyeti bile yoktu.
Sol bile değildi. Oysa özellikle bugünlerde kendisine ihtiyaç vardı.
Çok eleştirdim, çoooook. CHP'li dostlar "hiç mi iyi yanımız yok, bizden ne istiyorsun" diyorlardı.
Oysa ben her seferinde bir vatandaş olarak "benim CHP'ye ihtiyacım var. Ama istediğim, özlediğim CHP bu değil" diyordum.
Ve tam da, Sayın Baykal halk tarafından, memur, işçi, köylü tarafından sevilmeye başlanmıştı. Çünkü O da değişiyordu. Özellikle Peygamberimizin Kutlu Doğum Haftası nedeniyle Diyanet İşleri Başkanlığının organize ettiği gecedeki konuşması bütün Türkiye'de ses getirmişti.
Veeee bana göre, esasında işte o konuşma Sayın Baykal'ın başına çorap ördü. Sayın Baykal'ın güçlendiğini gören ABD destekli gizli muhalifler yapacağını yaptı.
Ortaya bir kaset saldılar. Yani kuyuya bir taş attılar bütün ülke çıkaracağız diye uğraşırken onlar malı götürdüler.
Allah var, ben bu işin ardından Mustafa Sarıgül'ün çıkacağını tahmin ediyordum, Çok yanılmışım bu nedenle Sayın Sarıgül'ün gıyabındaki bu düşüncemden dolayı özür dilerim.
SHP'li ve CHP’li Eski Bayındırlık Bakanı Onur Kumbaracıbaşı'nın "CHP suçluyu kendi içinde arasın" şeklindeki açıklaması medyada yer bulmadı. Ama Sayın Kumbaracıbaşı'nın yerden göğe kadar haklı olduğu kanaatini taşıyorum. Zaten o cümleyi duyduğumda başlangıçta yüreğim yerinden çıkacakmış gibi olmuştum.
Sayın Baykal'ın istifa etmesini meğer dört gözle bekliyorlarmış, meğer gözyaşları sahteymiş. Meğer CHP yıllardır deviremediği Genel Başkanlarına böyle aciz bir oyun oynayacak kadar vicdansızmış.
Belki CHP'li dostlar bana yine kızacak ama, kusura bakmasınlar ben bu işin perde arkasında CHP'lileri arıyorum.
Sayın Baykal'a ait olduğu iddia edilen seks kaseti ile ilgili olarak, Allah var; halk hiç bir şekilde kasetin içeriği ile ilgilenmedi. Herkes bir siyasetçiye böyle bir tuzağın kurulmasının yanlışlığını konuştu. Bu noktada Türk halkı bana göre ciddi bir sınavdan başarıyla çıkmıştır.
Halk CHP eski liderine sahip çıkarken, CHP'liler tıpkı şeriatla yönetiliyor muş gibi, eski liderlerine verdikleri RECM cezasıyla taşladılar.
Kapısının önünde açlık grevine gidenler.
Hemen hemen bütün il Başkanları, "Genel Başkanımızı komplo yapıldı. Bizler arkasındayız ve Kurultayda aday olmasını istiyoruz. Başka bir aday istemiyoruz" şeklinde açıklamalar yaptılar.
Ne oldu bilmiyorum ama aradan bir kaç gün geçtikten sonra, CHP İl Başkanı Sayın Tanju Özcan'ın, "Deniz Bey dönse bile bizim adayımız Kılıcdaroğlu'dur" şeklindeki açıklamasını hiç kimse bana anlatamaz.
Demek ki siyaset müthiş iğrenç ve tiksinti verici bir şey.
Evet tekrar söylüyorum ki, CHP'de şeriat kuralları işledi, Sayın Deniz Baykal'ı taşladılar. Hem de ilk taşı atan, en çok taşlanmayı hak eden kişiydi.