Kravatlı ve diplomalı hırsızlar

Hamza Canbaş

BİZİM ülkemizin temel sorunlarından birisi eğitimsizliktir der, sorunların üzerini hemen örtüveririz. Oysa bu ülkenin asıl sorunu, eğitimlilerin, eğitimsiz olmasıdır. Yani bizim ülkemize, bizim milletimize asıl zarar verenlerin eğitimli kravatlı olduklarını bilmeliyiz.Eğitim eksikliği elbette ki suç oranlarına farklı yansıyor. Beklide istatistiklerde suç işleyenlerin oranları daha fazla çıkıyor olabilir. Ancak unutulmamalıdır ki, kravatlılar daha az suç işliyor diyemeyiz. Aksine daha büyük suçları onların işlediğini unutmamalıyız. Geçenlerde, Mardinin Bilge köyündeki katliamı belki cehaletle açıklayabiliriz. Ama bu milleti soyup soğana çevirenlerin en baba üniversitelerde okuduğunu, ABDde İngilterede mastırlar yapıp ülkemize döndüğünü unutmayalım. Bankaları hortumlayanların her birisinin en az bir iki üniversite bitirdiğini göz ardı edemeyiz. Cahil insanlar dediklerimiz, belki şahısların üç beş kuruşunu çalıp ceza alıyorlar ama inanın ülkeyi soyanlar Gaziantepte baklava çalan çocuklar kadar ceza almıyor.
***Geçtiğimiz ay içerisinde, Yardımcı doçent olacaklar için Yabancı Dil Sınavı yapıldı. Bu sınavda yapılan yolsuzluk gazete sayfalarında küçücük yer aldı ve üzeri kapatıldı. İsimlerinin önüne akademik unvan eklemek isteyen ve gelecekte çocuklarımızı emanet edeceğimiz diplomalı ve kravatlılar, kendi yerlerine para karşılığında İngilizcesi iyi olanları soktular. Neyse ki yakalandılar ama yakalanmayan binlercesi var. Peki, bu olayı da cehaletle açıklayıp üstünü örtecek miyiz Maalesef örtüldü gitti. İnsanın arada bir aynaya bakması gerekiyor. Ancak ben bu insanların aynaya bakacak yüzleri olduğunu sanmıyorum. Muhtemelen sizinde çevrenizde diplomalı ve kravatlı sahtekârlar doludur. İşin tuhaf tarafı ne biliyor musunuz, bu insanlar yaptıklarını gizli kapaklı kaldıklarını sanıyorlar. Kimsenin yaptıklarından haberlerinin olmadığını sanıyorlar. Ve aramızda kelli felli dolaşıyorlar. Ve bu insanlar, yeri ve zamanı geldiğinde toplumun önüne geçip fikirlerini(!) gerek yazı ile gerek söz ile aktarmaya çalışıp yönlendirmeye kalkışıyorlar. Gençleri üniversitelerde eğitiyorlar(!). Ne kadar acı değil mi Eğitimcisinin sahtekâr olduğu bir ülkede, sağlıklı bir nesil nasıl yetişir Bu insanlar hiç mi kendi vicdanlarıyla baş başa kalmazlar, hiç mi kendilerini sorgulamazlar Hırsızlık illa ki bir başkasının malını, parasını mı çalmaktırŞimdi bu sınavlarda, kopya çekip isimlerinin önüne akademik unvan koyanlar, yakalanmadıkları için kendilerini dürüst sanabilirler. Ama yaptıklarının doğru olmadığını en çok kendileri biliyordur. Allah hepimizi, diplomalı ve kravatlı hırsızlardan korusun. Ve bunlarında en az, Gaziantepte baklava çalan çocuklar kadar ceza almaları sağlanmadıkça bizimde bunlardan kurutuluşumuz olmayacaktır. Her yerde karşımıza çıkacaklardır. Yine basına sıkça yansıyan dolandırıcılık hikâyelerinden biriside, hastanelerde ve üniversitelerdeki ilaç yolsuzluklarıdır değil mi Bakın bakalım bu yolsuzlukları yapanların içinde hiç cahil var mı Bırakın ilköğretimi, bir orta öğretim bitirmiş birisini bile bulamazsınız. Bunların hepsi hepsi en ciddi üniversiteleri bitirmişlerdir. Yoksa bu kadar büyük yolsuzluk ve hırsızlığı cahil birisinin yapması mümkün değildir. Cahil insan en fazla hastaneden birkaç ilaç çalar. Oysa bunlar devletin koli koli ilaç paralarını iç ediyorlar ve inanın aldıkları cezayı normal hırsızlar gönül rahatlığıyla üzerinde para vererek kabul edip yatarlar. Unutmayın, kim ki devletin bir şeyini çalışıyorsa, o diplomalı ve kravatlıdır. Bu hırsızların kökü kazınmadan, hiç kimsenin, ülkenin bu günkü durumundan şikâyet etmeye hakkı yoktur. Eğer niyetiniz de hırsızlık yapmak varsa ve ceza almak istemiyorsanız, tez zamanda Üniversite sınavlarına giriniz(!)