Kahrolsun medya
Özel Televizyonların çıkmasıyla birlikte basında birçok dengeler değişti. Daha doğru söylemek gerekirse, Özel Televizyonlar, toplumun çivisini çıkardı. Yazılı basında geçmişteki birçok etik değerlerini rafa kaldırarak, özel televizyonlara ayak uydurunca iş iyice zıvanadan çıktı.
Bunu şunun için söylüyorum hani Mengenli bir kızcağız, sevgilisi tarafından başı kesilerek öldürüldü ve katili henüz bulunamadı ya, pehlivan tefrikası gibi tam üç aya yakındır hem TVlerde, hem de gazete sütunlarından düşmüyor. Adli Tıp raporunu satır satır yayınlayarak, kızcağızın ailesini her gün öldürüyorlar da farkında bile değiller.
Eskiden, intihar haberleri bile gazetelerde yer almazdı, gerekçesi de gayet mantıklıydı. Emsal teşkil eder, özenti yapar diye gazete yöneticileri bu tip haberlere yer vermezlerdi. Bizim, haber yapıp gazeteye gönderdiğimiz bu tip haberler yazı işlerinde çöpe manşet olurdu. Tabi ki öğrendik bizde ne sebeple yaptığımız haberlerin çöpe gittiğini ve üzülmedik sonrasında.
İlk özel televizyon kurulduktan sonra, sizlerde çok iyi hatırlayacaksınız ki, Boğaziçi köprüsünde intihar şovları başladı. Canı sıkılan çıktı köprüye, eften püften sebeplerle intihar edeceğini söyleyenler, Yok, Savaş Ay gelsin, Yok Uğur Dündar gelmezse kendimi atarım, ben derdimi onlara anlatacağım türünden saçma sapan istekler sıralamaya başladılar. Savaş Ay gitti köprüye, adamı intihardan vazgeçirmek için başladı dil dökmeye, sonrasında bir başka İntihar girişiminde Uğur Dündar bu sefer adamı ikna etmeye çalıştı falan. Ve bunların arkası kesilmedi. Devreye psikologlar girdi. Sonuçta Boğaziçi Köprüsü suçlu bulundu. Gerekçesi ise, rengi griydi ve gri renk insanların intihar dürtülerini körüklüyordu. Bir ara aklı bir karış havada gezen psikologun birisi, köprünün maviye boyanması önerisini getirdiyse de bu işten vaz geçildi. Sonrasında TVlerin Genel Yayın Yönetmenleri işe uyandılar da bu tip haberleri ekrana getirmemeye karar verdiler ve intihar eylemleri son buldu.
Yine hatırlayacaksınız, bir buçuk yıl önce, Ankarada Bilkent Üniversitesinde okuyan 21 yaşındaki genç bir kız, Profesör olan annesini hunharca katletti. Ve bu haberde günlerce TVlerde ve gazetelerde en ince detayına kadar yer verildi. Sonrasında, yurdumuzun başka başka yörelerinden de benzer haberler yayılmaya başladı. Bursadan, Balıkesirden, Manisadan benzer haberler TVlerin haber bültenlerini doldurdu. Hatta birisi işi daha da ileriye götürerek, facebookundan oluşturduğu grup arkadaşlarına, annemi nasıl öldürebilirim diye sorular sordu ve gelen cevaplar içersinde en çok ilgisini çekecek mesajı dikkate aldı ve annesini öldürmüştü.
Şimdi de Münevver Karabulut cinayeti haber bültenlerini süslüyor. Süslüyor diyorum çünkü haberleri yayınlayanlar, bu cinayeti süsleyip püsleyim bizim önümüze koyuyorlar. Midemizi kaldırıyorlar. Dahası, aileyi perişan ediyorlar. Haberi yayınlayanlar, sanki Adli Tıp Uzmanıymış gibi, ya da dedektif gibi haber hazırlayıp bize sunuyorlar. Ve Münevver karabulutun katili henüz bulunmuyor. Bulunmuyor çünkü katil kendisi ile ilgili polisin yaptığı her çalışmayı medyadan takip edip ona göre kaçıyor, saklanıyor.
****
Fatma Girikin sapıklığa çözümü
Kimin eli kimin cebinde belli olmayan bir sürü dizi TVlerde boy gösteriyor. Bir dilim ekmeğe muhtaç ailenin gençleri bu dizilerdeki aktörlerin yerlerine kendisini koyduğunda birden bire kendisini vahşi kapitalizmin çarkının içinde buluyor. Gerçeklerle yüzleşince de başlıyor vurmaya kırmaya, bir akşam onun koynunda, olmadı bir başkasının yatağında. Oysa o, ne Yaprak dökümünün bir oyuncusu ne de Bin bir gecenin, ya da diğerlerinin. Ve yıllarca, zengin kız fakir oğlan, ya da zengin oğlan fakir kız edebiyatı ile bu milletin gençlerini perişan ettiler. Milli manevi bütün değerler uçtu gitti. Ondan sonra da küçük kızlara tecavüz etmişler, yok onları kesmişler biçmişler. Genç kız annesini öldürmüş, çocuk babasını bıçaklamış türünden haberler. Sapıklık diz boyu. Neysi ki, yıllardır bu ülkede yüzlerce film çevirmiş Fatma Girik hasta yatağından, Bu ülkenin seks filmine ihtiyacı var. Sapıklığın önüne ancak böyle geçilir diyerek müthiş bir çözüm(!) önerisi getirmiş. İşte yılların ödüllü aktrisinden ve de eski bir Belediye Başkanı siyasetçinin yozlaşan kültürümüze çözüm önerisi. Yazıklar olsun. Yalçın Küçük hoca, boşu boşuna, bu milletin ahlakını Hülya Avşar ve Kaya Çilingiroğlu bozuyor dememişti. Oysa ülkemizde onlar gibi yüzlercesi bu milletin ahlakını bozdular.
- Vatandaşı soytarı yapmak
- Vicdanının sesini dinleyen Mehmet Konuk istifa etmemeli
- Tabela çöplüğü
- Tanju Özcan’ın nezaketi(!)
- NECİP BAŞKAN VE BASIN
- Ah şu bizim gasssteciler
- Bende Belediye Başkanı kadar zekiyim
- Savcı Sarıkaya haklı çıkarsa
- Bolu'ya fotoğrafı biz sevdirdik
- Hayvan sever olduğunu iddia edenler İdris Amcayı örnek almalı
- Başkanın hayvan severlere tokat gibi cevabı “Bana niye ölen işçinin hesabını sormuyorsunuz”
- Demokrasi nedir?
- Gerede’deki işçiler ve Bolu’daki gazeteciler
- PKK’dan beter
- Beş dakika engelli olmaya dayanamadım
- Beygaz sanki “Ali kıran baş kesen”
- Bolu Bey(inin)gazın Bolu’ya zulmü
- Beyinler sağlam değil ki, binalar sağlam olsun
- “Vatan”a kurban!
- Terör değil savaş
- İyi uykular Bolu
- BDP’liler yemin ettiler, Meclise huzur geldi(!)
- Muhtemel bir cinayeti ihbar ediyorum
- Zengin ama mutlu değil
- Siyaseti ayağa düşürdüler
- Ormanlar yanıyor, dostlarım yanıyor
- Tavukçular tesislerini neden Büyüksu deresi kenarına kurdular acaba?
- Festival yerine Somali’ye tavuk gönderin
- İhsan Ağcan kabuk bağlamış yarayı kaşıyor
- Gözünüz meydan görsün
- Şu bizim Basın tribününün halleri
- İnsan ve vatan
- Sayın Valimize bir kez daha hakkımı helal etmiyorum
- Hakkı Fidan ve CHP
- Dr. Murat Yapıcı için bardağın dolu tarafı
- Niye 3–0 olmadı
- Siyasilerden uçuk kaçık vaatler
- Bir nikah dört kadın
- Ömer Sayın unutursa, millette Ak Partiyi unutur
- Haram para ile şampiyon olunmaz
- İzzet Babaya mektup
- Keşke herkes çocuk kalabilse
- Bir oy vermenin sorumluluğu
- Siyasette erkekler ve kadınlar
- Başkanın ruh hali (3)
- Ak Parti adayı Hatice Dinç’in itirafları
- Milletin vekili mi? Başkanın askeri mi?
- Kızılay’a günahımı bile bağışlamam
- Emperyalizme kafa tutan leopar
- BAŞKANIN RUH HALİ
- Altın rozetli Yener abi
- Kardeşlik köprüsü olmadan önce düşman mıydık?
- Sayın Başkan, saçında aklar var
- Bolu’yu kim yönetiyor
- Eski Vali’ye kimler “Kabalık” yaptı
- Bir büyük, bir küçük (ama yüreği kocaman) iki yazar
- Korkakların suskunluğu
- Sayın Valimize açık mektup
- Ahmet Saib Zorlu
- CHP, Yener Abi ve Ben
- Vali’den gazetecilik dersi
- Türban ve Geçmişte Yaşananlar
- CHP halka samimiyetsiz davranıyor
- Beygaz Bolu’yu soyuyor
- ABD’nin yeni planı
- Diploma cehalet alır, eşeklik baki kalırmış
- Önemli nasihatler
- Edepli edebinden susar, edepsiz de onu ben susturdum zanneder
- Ramazan Sokağına “genelev” benzetmesi
- Eyvah yargı elden gidiyor(muş)
- Sayın Vali’nin de mi sesi mi kesildi?
- Bölündük ey halkım
- "Evet, hayır" üzerine çeşitlemeler
- Vah benim ülkem vah!
- “Coca Cola” şişesi ve “Türk Malı” dizisi
- Bebek katili Öcalan yeniden yargılansın
- Demokrasiye nankörlük etmeyin
- Eğitimde Sayın Vali’den umutluyum
- Bir Türk Dünya’ya bedeldir, Ama hayal dünyasına
- Kayıp yıllarımız
- Meğer CHP şeriatla yönetiliyormuş, Baykal’a RECM cezası verdiler ve taşladılar
- Deniz Baykal ve kirli siyaset
- Bolusporda suçlu taraftardır
- Abantın ruhuna fatiha
- BOLU BASINI
- Ben Deniz Baykalı alkışlıyorum
- FİLLERİN TEPİŞMESİ
- Ülkemizde bir iç savaş var haberiniz var mı
- Bolu'yu rezil ettiler
- Zirvedeki soğuk rüzgârlar vatandaşı hasta eder
- CHPNİN MEKTUBU LAİKLİĞE AYKIRI DEĞİL Mİ
- Müslümanız Elhamdülillah
- BELEDİYEDEN KÜÇÜK İŞ BÜYÜK HİZMET
- İmam Hatip Okulu ve Atatürkçüler
- Belediyeden güldüren olay
- REKTÖRLÜK SEÇİMLERİ VE MUTFAK YAZILARI
- Uğur Mumcunun düşündürdükleri
- TÜİKin nasıl istatistik yaptığımı anladım
- Nihat Abiden tampon darbesi
- Mutlu yıllar diliyorum sevdalı yüreklere
- Siz hiç Alacakaranlıkta Ankaraya gidip, alacakaranlıkta döndünüz mü
- Düdüklü tencere
- Askeri mahkemenin kararına isyan ediyorum
- Bu ülkede yaşanılan hiçbir şey tesadüf değildir
- Milletin genetiği değişmiş
- Milli Bayramlar CHP'nin, dini bayramlar Ak Parti'nin mi olsun
- Belediye Başkanına moral desteği
- Bolu Valiliğinden gelen mektup
- Akçakocadaki Çınar Oteli hikâyes
- Kızılay Meydanına yapılacak Camiiye destek
- Valla, Kızılay meydanına
- Önce vur sonra dur!
- Her şey Bolu için, bizim için
- Tezgâhtarlık çok önemli bir meslektir
- Ayılar ve İnsanlar
- Bir Vali, bir Kaymakam bu kadar duyarsız olabilir mi
- Bolu Valisine niye kızıyorlar
- Bu ülkeyi bölmek için PKKya gerek yok
- Türkan Saylan üzerinden siyaset yapmak
- Ver coşkuyu
- Bir darbeci ile bir siyasetçinin sulu şakaları
- Yakın tarihimizdeki katliamlar
- Bize niye Teşvik vermiyorlar
- TOKİ kültürümüzü yok ediyor
- Bolusporda başarının sonu niye gelmiyor
- Anneler günü
- Kravatlı ve diplomalı hırsızlar
- Ya domuz çiftliği kurulsaydı
- ABDnin makyajı aktı
- CHP bu yüzden ikinci parti oluyor
- BAĞCIYI DÖVMEK YERİNE ÜZÜM YİYELİM
- Seçim mi var, meydan okuma mı
- İlahi CHP, sen adamı öldürürsün
- Ticaret Odası gücünün farkında olmalıdır
- Başkanın basınla ısınma turları
- Ergenekonda Bolu
- ERGENEKONA DERİN BAKIŞ








