Ergenekonda Bolu

Hamza Canbaş

BENİM haberim yoktu. Cuma günü bir arkadaşım arayıp, Bolu Ekspres gazetesini okuyup okumadığımı sordu. Hayır dedim. Bana, Mutlaka okumalısın, ilgini çekecek açıklamalar var deyince birkaç günlük sayılarını buldurdum.
Ergenekon soruşturmasında Bolunun isminin geçtiği bölümleri itina ile cımbızlayıp okurlarına takdim etmişler. Emeğe geçen ve akıl eden arkadaşları kutluyorum.
Tabi ki bütünüyle benim ilgimi çekse de, benim asıl ilgimi çeken bölümü, Genel Seçimler öncesi yapılan Şehitlere ve Bayrağa saygı yürüyüşünün yapıldığı bölümü oldu. Bendeniz o zamanlar bu yürüyüşü samimi bulmadığımı, bu yürüyüşün Ak Parti iktidarını yıpratmaya yönelik yapıldığını savunmuştum. Ve zamanlamasına itiraz etmiştim. O yürüyüşle ilgili olarak görüşlerimi yazdığım için bazıları beni suçlamışlar, hakarete varan yazılar yazmıştı. Bazıları ikili görüşmelerimizde haklı olduğumu söylese de, konumu gereği o yürüyüşün içinde yer alması gerektiğini anlatarak özürlerini iletmişti. Neyse Bakın o yürüyüş Ergenekon soruşturmasında nasıl yer alıyor. Zeki kod isimli arkadaş ile telefonla görüşerek illerde düzenlenecek yürüyüşleri organize ettik. Bu çerçevede aramızda 30 Aralık Gaziantepte yapalım, aralara tabi küçük illeri sıkıştıralım. Mesela Bolu molu bilmem ne Siirt hangisi denk gelirse ondan sonra ki gelen 13 Ocak Hatay olsun. Ondan sonra küçük illere devam edelim. Hatta 25 Nisanda Boluyu ayarlayalım tamamı Zeki dedim şeklinde bir konuşma geçtiğini belirtti. Taner Ünalın ifadesinde geçen Ataya saygı ve Bayrak yürüyüşü o dönemde önce Atatürkçü Düşünce Derneği Bolu Şubesi tarafından yapılmaya çalışılmış fakat yürüyüş daha sonra Haziran ayı ortalarında bir sivil toplum kuruluşları inisiyatifi ile beraber oldukça geniş şekilde yapılmıştı. Yürüyüşün organizasyonunda çok sayıda sivil unsur ve demokratik kitle örgütü temsilcisi ya da başkanı görev almıştı. Türkiye genelindeki en büyük üç yürüyüş arasında yer alan mitinge ilimizde 15 bin kişi katılmıştı
Atatürk, Şehitlerimiz ve Bayrağımız nasıl kullanılmış olduğu bu soruşturma dosyasında yer alıyor. Başka söze gerek yok.
***
Benim her zaman iddia ettiğim bir şeydir, Bu ülkede maalesef siyaset iki temel unsur üzerinden yürütülüyor. Bir taraf üstünlük sağlamak ve iktidarı ele geçirmek için, milletin dini duygularını sömürüyor, diğer bir tarafta iktidarı ele geçirmek için milletin milli duygularını sömürüyor.
Ne tuhaftır ki, bu iki grup, bu gariban milleti perişan ediyor da kimse bunu anlamıyor. Bir taraf din kisvesi adı altında malı götürürken diğer bir taraf Atatürkün arkasına saklanıp her şeyi kendisinde mubah görebiliyor. Birisi vatan diyor, diğeri din diyor.
Esasında bu iki grupta, kendisine iktidar yolu açması için sarıldığı değerlere zarar veriyor. Farkında değiller mi Örneğin, iktidarı devirmek için kullandıkları Ataya saygı, şehitlere saygı, bayrağa saygı adı altında yaptıkları eylemlerle en büyük saygısızlığı yaptıklarının farkındalar. Diğer taraftan, iktidarı ele geçirmek için, dini duygularını ön plana çıkartanlarda, dine en büyük zararı kendilerinin verdiklerinin farkındalar ama iktidar denilen güç, bunlarda öylesine hırs yapıyor ki, gözleri hiçbir şeyi görmüyor.
İşte bu hırs bazen insanı derinlerde dolambaçlı yollara saptırabiliyor ve o yollarda, yolunuzun kiminle kesişeceğini bilemiyor olabilirsiniz. Ve o dolambaçlı yollarda, düşmanımın düşmanı dostumdur, en büyük yazılmamış kanundur.