Emperyalizme kafa tutan leopar

Hamza Canbaş

Türk siyasi tarihinin en renkli simalarından birisini daha kaybettik. Prof. Dr. Sayın Necmettin Erbakan kimilerine göre mukallit, kimisine göre fenomen bir siyasetçiydi. Ama bana göre Sayın Erbakan’ı benim gözümde büyüten ise, emperyalizme karşı verdiği mücadeledir. Ölüm haberini aldığımda Türkiye’deki bütün siyasi liderleri gözümün önüne getirdim. Tek tek hepsi hakkında üç aşağı beş yukarı bir fikrim var. Severiz ya da ya da sevmeyiz ama Sayın Erbakan bu ülkenin en iyi siyasetçilerindendir. Çoğu fikirlerini solcuların bile desteklediği Erbakan, vahşi emperyalizm ile yaptığı mücadele ile hafızalardan silinmeyecektir.
Sayın Erbakan’ın vefat tarihi de bu ülke için anlamlıdır. Vefatından bir gün sonrası meşhur 28 Şubattır. Bilindiği üzere, Sayın Erbakan iktidar olduğu dönemde bir muhtıra yemiş, dönemin Genel Kurmay 2. Başkanı Sayın Çevik Bir’e göre demokrasinin balans ayarından sonra kendisinin Başbakanlığı bırakması istenmiştir. Ancak bu duruma Sayın Erbakan dört ay daha direnerek ABD’nin ülkemiz üzerindeki oyunlarını bozmuştur. Belki de ülkeye çok daha fazla hizmet edebilecekken, çoğu kez partisi kapanmıştır. Yine de yılmadan siyasi hayatını devam ettirme gayreti gösteren Erbakan bu duruşuyla da bir engelli koşucu gibidir. Zira önüne sürekli engeller çıkartılmış, kurduğu partileri bir nedenle sürekli kapatılmıştır. İktidarı döneminde nasıl 28 Şubatçılara kafa tuttuysa, vefatıyla da 28 Şubata kafa tutmuştur.
Sayın Erbakan’ın Türk Siyasetine yerleştirdiği “Milli Görüş” kavramı, aslında tam da Türk halkının istediği bir düşüncedir. Hakça paylaşım, Özgür İnsan, Adil Düzen gibi kavramlar sonsuza kadar yaşayacaktır.