Edepli edebinden susar, edepsiz de onu ben susturdum zanneder

Hamza Canbaş

Bir eleştiri yazısı yazdım ya, yer yerinden oynamış, Günler öncesinden planlanmış bir yurt dışı gezisi için Bayramdan bir hafta önce Bolu’dan ayrıldıktan sonra, bazı arkadaşlar yokluğumu fırsat bilip ahkâm kesmişler. Hani ne olduklarını kim olduklarını bilmesem gam yemeyeceğim. Belli ki bu arkadaşlar henüz beni tanımamışlar, arkamdan olmadık dedikodu, olmadık iftira, olmadık hakaret. Ne diyelim canları sağ olsun. Nasılsa Bolu bizi onlardan daha iyi tanıyor.
Esasında konuyla ilgili bir yazı yazıp gönderdim bizim gazeteye, ancak gazetenin sahibi Selma hanımı çok da zor durumda bırakmamak için o yazıyı şimdilik geri çekip susmayı tercih ediyorum. Selma’nın abi, “Biz edebimizle duralım” sözü ve gezinin vermiş olduğu kafa rehavetiyle o yazıyı şimdilik bir kenara koyuyorum. Yeri ve zamanı geldiğinde o yazıyı da koyacağımdan kimsenin şüphesi olmasın. Yani, Hz.Mevlana’ya ait bir söz olarak hatırladığım, “Edepli edebinden susar, edepsizde onu ben susturdum zanneder” sözünde olduğu gibi, bizde susmamızın gerekçesini de açıklamış olalım.
Yalnız şu kadarına da bir açıklama getirmiş olalım ki yanlış anlaşılmaya fırsat vermeyelim. Birincisi biz kimden ders alacağımızı biliriz. Ama Bolu’da da bana gazetecilik dersi verecek kimse yok. Öyle ulu orta ders alanların durumu ortada. Ki onlar aldıkları dersler neticesinde, rızk peşinde koşuşturan bir hanıma bile saygısızca hakaretler edebiliyorlar. Bu konuda da yazılacak çok şey var ama dedim ya, edebimizden susuyoruz. İkincisi, sabah uyanır uyanmaz aynaya bakıp, “Ayna ayna söyle bana benden büyük edebiyatçı var mı bu coğrafyada?” deyip yazı yazanlardan hiç ders almamıza gerek yok. Yoksa ki, küçük bir çocuktan bile ders alma yeteneğimiz vardır.
Beni tanımayanlara naçizane az buçuk kendimi bir atasözü ile anlatayım; “Körden değil nankörden, yüzsüzden değil ikiyüzlüden, tipi bozuktan değil sütü bozuktan” korkarım ha birde Allah’tan korkmayandan korkarım. Yoksa onun dışında Hamza Canbaş yıllardır trenle geziyor haberiniz olsun.
Bu kısacık yazı da, hakaret eden arkadaşlara bir hatırlatma yapmakta da fayda var, lütfen benli ilgili bir yazı yazacaksanız aynaya bakmadan yazın. Aynaların sırçası vardır ama dili yoktur.
Bu arada, medeni insan gibi oturup sorun çözmeyi becerebilen insanlardan birisi olduğum için, yokluğumda olmadık dedikodu üretenleri de Allah’a havale ediyorum. Bilesiniz ki, iftiralarınıza ve hakaretlerinize gülüp geçtim, Çünkü kim olduğunuzu gördüm.