Düdüklü tencere

Hamza Canbaş

Biraz şaşkınlık, biraz tedirginlikle son günlerdeki gelişmeleri izliyorum. Ortalıkta düdüklü tencere gibi her an patlamaya hazır bir Açılım hikâyesi var. İktidar Açılımı açmanın gayretini gösterirken muhalefette Açılım ın kapağının üstüne oturmuş ağzına geleni tereddütsüz söylüyor. Muhalefet grubu içersinde en densiz konuşmayı ise CHPliler yapıyor.Karşısında kalabalık bir topluluk ve birkaç kamera gören CHPliler, söyledikleri lafın neticesine bakmadan ağzına geleni söylemeyi bir cesaret sanıyorlar. Sonunda da baltayı taşa vurduklarını anlıyorlar ama iş işten geçmiş oluyor. Örneğin, Önder Savın, hacca gitmek isteyen yaşlı bir vatandaş için söylediği sözler hala hafızalardan çıkmış değil. Önder Sav ve onun adına CHPden bir özür dilenmeyince dindar halk, Önder Savın söylediklerini CHPnin fikri sanıyor. Nitekim Açılım tartışmalarının yaşandığı meclis tartışmalarında CHP adına söz alan Onur Öymeninde Alevi vatandaşlarımız için kullandığı sözcükler isyan ettirdi. Ve yine, ne Onur Öymenden ne de CHPden bu konuda bir özür falan dileyen yok. Keza Onur Öymenin hemde meclis kürsüsünden söyledikleri CHPnin politikası olarak halka yansıyor. Bu tür çıkışlar, ivme kazanan CHPnin ivmesini yenide aşağıya çekiyor. Benim en büyük korkum düdüklü tencerenin patlamasıdır. Kapağını açtıydım açacaktım derken, maazallah bir patlarsa tencerenin içinde ne var ne yok tavana yapışıp kalır. Bu kadar hasar yapsa neyse, etrafında kimler var kimler yok hepsini de duvarlara yapıştırır. Ve bugün geldiğimiz nokta da yaşananlar mutfaktaki tencerenin kapağı yüzünden çıkartılmış büyük çaplı bir yaygaradan başka bir şey değil. Çünkü vatandaş bu tencerenin içinde ne var ne yok hala da anlayabilmiş değil. İktidar diyor ki, Ey vatandaş, bu tencerenin içinde demokrasi var. Özgürlük var. Bu kapağı açarsak, ülkemizdeki 30 yıllık savaş sona erecek. Analar ağlamayacak, gelinler dul kalmayacak. Buna karşılık muhalefet Bu tencerede kaynatılan Türk halkıdır. Türkiyedir. 30 yıldır terörizmle elde edemediklerini bu sayede elde etmeye çalışıyorlar.Meclisteki siyasi partilerin bu tür davranışları bana geçmişte yaşananları anımsatıyor. Demokratik yollarla, iktidardı deviremeyen muhalefet partili üyeler, meclisi bir sokak kavgasının yaşandığı arenaya çevirip bir yerlere mesaj gönderiyorlar. Mecliste birbirlerine olmadık hakaretleri yapan büyük büyük adamların yandaşları durumdan kendilerine vazife çıkartıp sokakları hatta üniversiteleri kavga ortamına çeviriyor. Sonrası malum, birileri yine bir gecede bütün kavgaya son verecek. Biz bu düdüklü tencere filmini daha önce seyrettik. Seyredenlerde seyretmeyenlere çoktaaan anlattı. Bu yüzden siz siz olun tencereyi patlatmayın. Yoksa içindekiler tavana etrafındakilerde duvarlara yapışır.