Dr. Murat Yapıcı için bardağın dolu tarafı
Dr. Murat Yapıcı’nın siyasi kimliğini seçimlerde öğrendim. Daha öncesinde tanış olmamıza rağmen kendisinin siyasi fikri ile ilgili hiç bir bilgim yoktu. İlişkilerimiz doktor-gazeteci şeklinde geçtiğinden beni ilgilendiren tarafı hep mesleği ve adamlığı olmuştur. Ben her iki özelliğine de şapka çıkartırım. Ayrıca Başhekimlik yaptığı zor dönemleri de çok iyi bilirim, ne meslektaşlarıyla ne de vatandaşla, ne de diğer personelle bir sorun yaşamamış, en stresli olduğu günlerde bile insanlardan güler yüzünü esirgememiştir.
Kendisi 24. Dönem Milletvekilliği için Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) aday olup, halktan vekalet talep etmiş, “Sizin bütün sorunlarınızı çözmek için mecliste yani Ankara’da olmam gerekiyor. Bu yüzden beni seçip meclise gönderin” demiştir. Ancak sevgili doktorumuzun bu talebine vatandaş “hayır” diyerek kendisini Bolu’da bırakmıştır. Peki vatandaş “hayır, gidemezsin” diyerek Sayın Yapıcı’ya kendisini sevmediği mesajı mı vermiştir? Kesinlikle hayır.
Bir kere şunu iyice kabul etmeliyiz ki, Sayın Yapıcı, MHP’ye ciddi bir şekilde oy kazandırmıştır. Bunu hiç kimse gözardı etmemelidir. Ancak seçimin bitme aşamasından sonra kendisi hakkında söylenceler devam ediyor. Bir grup MHP’nin içinde görev almalı derken, bir başka grup ta Sayın Yapıcı’nın mesleğine dönmesi taraftarı. Bendenizin fikri ise aldığı oy oranına bakarak değerlendirirsek, MHP’de görev almalı, ama öbür yandan alması gereken ama alamadığı oylara bakarak değerlendirirsek te mesleğine geri dönmeli. Esasında en iyi kararı Sayın Yapıcı’nın kendisi verecektir. Söylemek istediğim şu dur ki, Sayın Yapıcı her şekilde kazanmıştır.
Gerek Sayın doktorumuzun, gerekse MHP’liler için bardağın boş tarafı yoktur. Neresinden bakarsanız bakın bardak doludur. Bu konuyu Rıfat Ilgaz’ın Bolu’da yaşanmış gerçek bir hikâyesi ile açıklamak istiyorum.
-------
“Rıfat Ilgaz eskiden Bolu’nun ilçesi olan Akçakoca’da öğretmendir. İstanbul’dan tanıştıkları doktor olan bir arkadaşı da Mudurnu’da doktordur.
Doktor müthiş iyi bir insan ve mesleğinde de bir o kadar başarılıdır. Ayrıca varlıklı bir aileden gelen biriside olduğu için fakir hastalarından ücret almadığı gibi dönemin ölümcül hastalığı olan sıtmanın ilacı kinini de hastalarına bedava vermektedir. Öyle ki doktorun ünü bütün Bolu’ya yayılır ve bir çok hasta Bolu’dan kalkıp taaa Mudurnu’ya gider. Bolu’nun en ücra köylerinde bile doktorun iyilikleri konuşulur. Doktor efsane gibi her yerde anlatılır.
Seçimler yaklaşmıştır. Rıfat Ilgaz ve Doktor İstanbul’da karşılaşırlar. Her zaman gittikleri bir çay bahçesinde oturup sohbet ederlerken, doktor düşüncesini arkadaşına anlatır. Bolu’dan mebusluğa adaylığını koyacağını söyler. Rıfat Ilgaz neden Bolu? Diye sorar. Doktor beni seviyorlar. Sanırım onlara yaptığım iyiliklerin karşılığını beni mebus seçerek öderler diye cevap verir. Sohbet bu minval üzerine devam eder ve sonunda iki arkadaş evlerini yolunu tutarlar.
Neyse seçimler yapılmıştır. Çok ünlü ve iyiliksever Doktor Bolu’dan mebus seçilemez. Bu nedenle de halka küser ve tası tarağı toplayıp İstanbul’a geri döner. Ve bir gün yine Rıfat Ilgaz ile her zamanki çaybahçesinde karşılaşırlar. Doktorun yüzünden düşen bin parça, Rıfat Ilgaz durumu anlamıştır ama yine de doktora takılır. “Ooooo Sayın mebusun hoş geldin” der. Zaten içi dolu olan doktor bütün hırsını Rıfat Ilgaz’a boşaltır. “Seçmediler azizim, demek ki göründüğü kadar sevilmiyor muşum” der. Rıfat Ilgaz bu konuyu bir daha açmaz.
Bir gün Rıfat Ilgaz’ın yolu Bolu’ya düşer. Bir kahvehanede oturup çayını yudumlarken yan masada oturan kalabalığa dönüp, “Bir zamanlar burada falanca bir doktor vardı? Mebus adayı olmuştu. Sanırım seçilemeyince İstanbul’a gitmiş doğru mu?” deyince kalabalıktan söylediklerini onaylar şeklinde cevaplar alınca, “Eeee iyi bir doktor değil miydi? Sizin fakirlerinizi bedava muayene edip, halka bedava sıtma ilacı dağıtmamış mıydı? Niye seçip mebus yapmadınız” diye sorunca, içlerinden birisi, “Beyim bak bakayım bize, biz enayimiyiz. Öyle iyi doktoru bir daha nereden bulacağız. Biz o yüzden bizi bırakıp gitmesin diye seçip mebus yapmadık. Her halükarda bizi bırakıp gideceğini bilseydik biz onu sırtımızda taşır meclise götürürdük” dediler. Rıfat Ilgaz hayatının şaşkınlığını yaşar ve uzun süre bu düşünceyi unutmaz.
Sayın Murat Yapıcı halkın sevdiği bir insandır. Bazen halk sevgisini böyle gösterir.
- Vatandaşı soytarı yapmak
- Vicdanının sesini dinleyen Mehmet Konuk istifa etmemeli
- Tabela çöplüğü
- Tanju Özcan’ın nezaketi(!)
- NECİP BAŞKAN VE BASIN
- Ah şu bizim gasssteciler
- Bende Belediye Başkanı kadar zekiyim
- Savcı Sarıkaya haklı çıkarsa
- Bolu'ya fotoğrafı biz sevdirdik
- Hayvan sever olduğunu iddia edenler İdris Amcayı örnek almalı
- Başkanın hayvan severlere tokat gibi cevabı “Bana niye ölen işçinin hesabını sormuyorsunuz”
- Demokrasi nedir?
- Gerede’deki işçiler ve Bolu’daki gazeteciler
- PKK’dan beter
- Beş dakika engelli olmaya dayanamadım
- Beygaz sanki “Ali kıran baş kesen”
- Bolu Bey(inin)gazın Bolu’ya zulmü
- Beyinler sağlam değil ki, binalar sağlam olsun
- “Vatan”a kurban!
- Terör değil savaş
- İyi uykular Bolu
- BDP’liler yemin ettiler, Meclise huzur geldi(!)
- Muhtemel bir cinayeti ihbar ediyorum
- Zengin ama mutlu değil
- Siyaseti ayağa düşürdüler
- Ormanlar yanıyor, dostlarım yanıyor
- Tavukçular tesislerini neden Büyüksu deresi kenarına kurdular acaba?
- Festival yerine Somali’ye tavuk gönderin
- İhsan Ağcan kabuk bağlamış yarayı kaşıyor
- Gözünüz meydan görsün
- Şu bizim Basın tribününün halleri
- İnsan ve vatan
- Sayın Valimize bir kez daha hakkımı helal etmiyorum
- Hakkı Fidan ve CHP
- Niye 3–0 olmadı
- Siyasilerden uçuk kaçık vaatler
- Bir nikah dört kadın
- Ömer Sayın unutursa, millette Ak Partiyi unutur
- Haram para ile şampiyon olunmaz
- İzzet Babaya mektup
- Keşke herkes çocuk kalabilse
- Bir oy vermenin sorumluluğu
- Siyasette erkekler ve kadınlar
- Başkanın ruh hali (3)
- Ak Parti adayı Hatice Dinç’in itirafları
- Milletin vekili mi? Başkanın askeri mi?
- Kızılay’a günahımı bile bağışlamam
- Emperyalizme kafa tutan leopar
- BAŞKANIN RUH HALİ
- Altın rozetli Yener abi
- Kardeşlik köprüsü olmadan önce düşman mıydık?
- Sayın Başkan, saçında aklar var
- Bolu’yu kim yönetiyor
- Eski Vali’ye kimler “Kabalık” yaptı
- Bir büyük, bir küçük (ama yüreği kocaman) iki yazar
- Korkakların suskunluğu
- Sayın Valimize açık mektup
- Ahmet Saib Zorlu
- CHP, Yener Abi ve Ben
- Vali’den gazetecilik dersi
- Türban ve Geçmişte Yaşananlar
- CHP halka samimiyetsiz davranıyor
- Beygaz Bolu’yu soyuyor
- ABD’nin yeni planı
- Diploma cehalet alır, eşeklik baki kalırmış
- Önemli nasihatler
- Edepli edebinden susar, edepsiz de onu ben susturdum zanneder
- Ramazan Sokağına “genelev” benzetmesi
- Eyvah yargı elden gidiyor(muş)
- Sayın Vali’nin de mi sesi mi kesildi?
- Bölündük ey halkım
- "Evet, hayır" üzerine çeşitlemeler
- Vah benim ülkem vah!
- “Coca Cola” şişesi ve “Türk Malı” dizisi
- Bebek katili Öcalan yeniden yargılansın
- Demokrasiye nankörlük etmeyin
- Eğitimde Sayın Vali’den umutluyum
- Bir Türk Dünya’ya bedeldir, Ama hayal dünyasına
- Kayıp yıllarımız
- Meğer CHP şeriatla yönetiliyormuş, Baykal’a RECM cezası verdiler ve taşladılar
- Deniz Baykal ve kirli siyaset
- Bolusporda suçlu taraftardır
- Abantın ruhuna fatiha
- BOLU BASINI
- Ben Deniz Baykalı alkışlıyorum
- FİLLERİN TEPİŞMESİ
- Ülkemizde bir iç savaş var haberiniz var mı
- Bolu'yu rezil ettiler
- Zirvedeki soğuk rüzgârlar vatandaşı hasta eder
- CHPNİN MEKTUBU LAİKLİĞE AYKIRI DEĞİL Mİ
- Müslümanız Elhamdülillah
- BELEDİYEDEN KÜÇÜK İŞ BÜYÜK HİZMET
- İmam Hatip Okulu ve Atatürkçüler
- Belediyeden güldüren olay
- REKTÖRLÜK SEÇİMLERİ VE MUTFAK YAZILARI
- Uğur Mumcunun düşündürdükleri
- TÜİKin nasıl istatistik yaptığımı anladım
- Nihat Abiden tampon darbesi
- Mutlu yıllar diliyorum sevdalı yüreklere
- Düdüklü tencere
- Siz hiç Alacakaranlıkta Ankaraya gidip, alacakaranlıkta döndünüz mü
- Askeri mahkemenin kararına isyan ediyorum
- Bu ülkede yaşanılan hiçbir şey tesadüf değildir
- Milletin genetiği değişmiş
- Milli Bayramlar CHP'nin, dini bayramlar Ak Parti'nin mi olsun
- Belediye Başkanına moral desteği
- Bolu Valiliğinden gelen mektup
- Akçakocadaki Çınar Oteli hikâyes
- Kızılay Meydanına yapılacak Camiiye destek
- Valla, Kızılay meydanına
- Önce vur sonra dur!
- Her şey Bolu için, bizim için
- Tezgâhtarlık çok önemli bir meslektir
- Ayılar ve İnsanlar
- Bir Vali, bir Kaymakam bu kadar duyarsız olabilir mi
- Bolu Valisine niye kızıyorlar
- Bu ülkeyi bölmek için PKKya gerek yok
- Türkan Saylan üzerinden siyaset yapmak
- Ver coşkuyu
- Bir darbeci ile bir siyasetçinin sulu şakaları
- Yakın tarihimizdeki katliamlar
- Kahrolsun medya
- Bize niye Teşvik vermiyorlar
- TOKİ kültürümüzü yok ediyor
- Bolusporda başarının sonu niye gelmiyor
- Anneler günü
- Kravatlı ve diplomalı hırsızlar
- Ya domuz çiftliği kurulsaydı
- ABDnin makyajı aktı
- CHP bu yüzden ikinci parti oluyor
- BAĞCIYI DÖVMEK YERİNE ÜZÜM YİYELİM
- Seçim mi var, meydan okuma mı
- İlahi CHP, sen adamı öldürürsün
- Ticaret Odası gücünün farkında olmalıdır
- Başkanın basınla ısınma turları
- Ergenekonda Bolu
- ERGENEKONA DERİN BAKIŞ









Yorumlar
Sayın Hamza CANBAŞ,
Köşe yazınızda hakkımda kullandığınız nazik ve iltifat dolu ifadeler nedeniyle teşekkür ederim. Her zaman söylediğim gibi geçmişimin doğru değerlendirildiğini görmek beni çok memnun etmektedir. Yarında aynı doğrultuda milletimize kırılmadan , gücenmeden hizmet edeceğimizden kimsenin şüphesi olmamalıdır. Biz seçimlerde, cumhuriyetimizin kader anında olduğunu düşünerek aday olduk. Bu amaçla doğru olduğuna inandıklarımızı söyledik. Yerelde ve genelde ülkemizin hayrına olacağına inandıklarımızı ifade ettik. Gelişmeler bizi haklı çıkartıyor gibi bir görüntü mevcut. Hakkımızda ve Ülkemiz için hayırlısı. İ.B. Devlet Hastanesindeki istifa ettiğim görevime geri dönme talebim doğrultusunda pazartesi günü göreve başladım. Saygılar , Selamlar.
Dr. Murat YAPICI
myapici57@gmail.com
www.drmuratyapici.com