CHPNİN MEKTUBU LAİKLİĞE AYKIRI DEĞİL Mİ

Hamza Canbaş

CUMHURİYET Halk Partisi Bolu İl Başkanı Sayın Tanju Özcanın İmam ve Müezzinlere gönderdiği mektubu önemsiyorum. Ancak, bu mektubun İmam ve müezzinler tarafından ciddiye alınıp alınmaması konusunda endişelerim var. Ve ben CHP İl Başkanı Sayın Tanju Özcan imam ve müezzinlere mektup gönderdi şeklindeki haberi yerel gazetelerde okuyunca yerimden fırlayıp, Eyvah laiklik elden gidiyor diye çığlık attım.
Mektubu eline alan İmamlar muhtemelen hangi derede kurt öldü de CHP bize önem vermeye başladı şeklinde düşünmeye başlamışlardır.
İçimden başka düşüncelerde geçmiyor değil, örneğin, Sayın Tanju Özcanın imam ve müezzinlere gönderdiği bu mektup CHPyi laiklik karşıtı eylemlerin odağı haline getirir mi diye içimden şeytansı duygular akıp gidiyor.
Ya da böyle bir mektubu Ak Parti ya da Saadet Partisi göndermiş olsaydı Yargıtay Başsavcısı haklarında dava açar mıydı açmaz mıydı Bu seferde aklıma, Kocaelinin CHPli Büyük Şehir Belediye Başkanı Sayın Sefa Sirmenin Kuranı Kerim dağıtması geldi. Yargıtaydan ses seda çıkmadı. Ancak ne zaman ki, Bolu Belediye Başkanı Alaaddin Yılmaz Pazaryerinde inanan insanlar ibadetlerini yerine getirebilsinler diye otobüs tahsis etti kızılca kıyamet koptu. Sayın Yılmaz bu icraatı nedeniyle laiklik karşıtı eylemlerin odağı haline gelmekle suçlandı. Yani CHPnin bu konuda korkusu olmasın, Yargıtayın cifte standardı mevcuttur.
Ben imam ya da müezzin olsaydım, Sayın Tanju Özcanın zahmet edip gönderdiği mektubu okuduktan sonra nezaket kuralları içersinde kendisine iade ederdim. Çünkü mektubun içeriğine baktığımda, imam ve müezzinleri bu ülkede olup bitenlere karşı duyarsız, hatta sorumsuzmuş insanlar gibi bir hava var. Yani Türkiyede olup bitenlerden sizin haberiniz yok. Sizler gazete okumaz, televizyon seyretmezsiniz ben size olan biteni anlatıyorum gibi. Ayrıca ciddi bir şekilde CHPnin propagandası var. Bu haliyle, yıllardır İmam Hatip Okullarını bir partinin arka bahçesi olarak gören ve bu yüzden bugüne kadar ikinci sınıf insan muamelesine tabi tuttukları kişilerin hangi sorunlarını neyle çözecekleri konusunda kendilerini samimi bulmam mümkün değil.
Sayın Özcan, çok sık olarak diyanetin kadrolarını ve bütçesini eleştiren bir partinin imamların mali ve özlük haklarını çözmek için çaba harcayacakları konusunda her zaman endişe taşıdıklarını unutuyor. Yine ayrıca, partisinin ileri gelenlerinin din konusunda söylediklerini ve dindarlardan özür dilemediğini de unutuyor.
Yine ayrıca, Sayın Özcan, İmam ve müezzinlerin çocuklarının İmam Hatip Okulu ya da diğer meslek liselerinde öğrenim gördüğünü, bu okulların öğrencilerine ÖSS girişinde uygulanan katsayının kaldırılması konusunda Danıştaya iptal ettirdiğini unutuyor.
Yine ayrıca, Sayın Özcan, İmam ve müezzinlerin hasbel kader bir Üniversiteye giren kız çocuğunun başındaki, başörtüsünü çıkaran bir parti olduğunu ve mektup gönderdiği kişilerin bunu unuttuğunu sanıyor. Hatta hatta binlerce imam ve müezzin kızı sırf başörtüsü nedeniyle üniversiteyi kazanmasına rağmen gidemediğini unutuyor.
Ve ben her şeye rağmen Sayın Tanju Özcanın çabalarını, düşüncelerini önemsiyorum. Ama hem çarşafa rozet takan hem de çarşafı yırtan bir partinin inandırıcılığı olmadığını söylemeye çalışıyorum.