CHP halka samimiyetsiz davranıyor

Hamza Canbaş

DEFALARCA söyledim, yine söylüyorum; bir vatandaş olarak benim CHP'ye şiddetli bir şekilde ihtiyacım var. Bu ülkenin de CHP'ye ihtiyacı var ama her nedense CHP bu sese bir türlü kulak vermiyor. Veremiyor, halka samimi davranmıyor.
       Bakın bu konuyu birkaç örnekle açıklayayım. Her ne kadar Sayın Deniz Baykal'a yapılanları içime sindirememiş olsam da, Sayın Kılıçdaroğlu'nu Kurultay Delegelerinin seçtiğini kabul ediyor ve Genel Başkanlığına saygı duyuyorum. Tam da bu seçimin sonrasında CHP Bolu İl Başkanı Sayın Tanju Özcan'ın, “Ben zaten hiç Deniz Baykalcı olmadım” şeklindeki açıklamasına taaaa o zamandan beri şaşkınlığım artarak sürüyor. Ve Sayın Özcan'ın bu açıklamasını çok samimiyetsiz bulduğumu itiraf ediyorum ve kendisi adına üzülüyorum. Eğer, Genel Başkanlık seçimlerine Sayın Deniz Baykal'da katılsaydı ve seçimi kazansaydı Sayın Tanju Özcan, “Ben aslında Kemal Kılıçdaroğlu taraftarıyım. Sayın Baykal kazandı istifa ediyorum” diyebilir miydi? Kesinlikle hayır. Ve ben kendisine soruyorum, “Madem Deniz Baykalcı değildiniz, Sayın Baykal'ın Genel Başkanlığında, Belediye Başkanlığı seçimini de kaybetmişken neden yeniden CHP İl Başkanlığına döndünüz?”
       Sayın Tanju Özcan'ın geçenlerde yine samimiyetsiz bir açıklamasını daha gazetelerde okuyunca, ben enikonu CHP'den ümidimi kaybetmeye başladım. Sayın Özcan, HSYK üyelerinin istifası üzerine, “Ben de olsaydım istifa ederdim” diyor. Bu açıklamaya inanın acı acı güldüm. Yaşanan olaylar üzerine muhalefet yapmak bana göre ucuz kahramanlıktan öteye gitmez ve halk bu atraksiyonları yemez. Adama, “madem sen olsaydın istifa ederdin de, size göre yargı üzerine bu kadar baskı yapılıyorken, neden bu üyeleri bir İl Başkanı sıfatı ile istifaya davet etmediniz diye sorarlar.”
       Ama bu tür samimiyetsiz açıklamaların asıl kaynağı CHP Genel Merkezi ve Sayın Özcan'da Genel Merkezin taktiğini uyguluyor. Bu konuda ki en son örnek CHP Milletvekili Muharrem İnce'nin Cumhuriyet Resepsiyonu için yaptığı açıklamalar oldu. Efendim, Sayın Cumhurbaşkanı davetiyenin üzerine “Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı” yazdırmak yerine “Türkiye Cumhurbaşkanı” yazdırmış. Davetiyeyi eline alan Sayın İnce'de mal bulmuş mağribi gibi basının karşısına geçerek ve de güya muhalefet yaptığını zannederek, Cumhurbaşkanını ve kabul törenini eleştiriyor. Samimiyetsizliğe bakar mısınız? Bir önceki Cumhurbaşkanımız Sayın Ahmet Necdet Sezer ve Ondan önceki Cumhurbaşkanımız Sayın Süleyman Demirel'inde aynı şekilde bastırdığı davetiyeleri eline alınca koşa koşa kabul törenine gidiyorlardı. Onlar o şekilde davetiye bastırınca sesiniz çıkmayacak, Sayın Gül'ün davetiyesine cıngar çıkartarak halkın vekilliğini yapmış sayılacaksınız. Halk sizin bu atraksiyonunuzu yemez.
       Halk yemiyor işte bu tür muhalefeti. Halk sorun istemiyor Ankara'da. Ve halk CHP'nin başörtüsü sorununu çözmeye yönelik açıklamalarını da samimi bulmuyor. Zaten şimdiden, sorunun çözümüne yönelik açıklamalarını tekzip edecek şekilde beyanatlara başladılar. Ama yine söylüyorum, bu milletin CHP'ye ihtiyacı var. CHP, bu milletin partisi olmak zorundadır.