Bolu’yu kim yönetiyor
BİZİM ülkemizde her hangi bir olumsuzluk olmasın ki, ardından medya çıkmasın? Mümkün değil. Her türlü kargaşanın arkasında muhtemel medya parmağı vardır. Bu yüzden medya bizim ülkemizde ayrıcalıklıdır.
Her ne kadar hükümetler Ankara’da olsa da, bizim ülkemiz hep İstanbul’dan yönetilir. Her hangi bir partiden başbakan ülkeyi yönetiyor görünse de aslında iktidar İstanbul’daki medya patronlarıdır. Bu durum, özellikle 1980 ihtilalinden sonra kurulan Özal hükümetlerinde gözle görülür bir şekilde ortaya çıkmıştır. Ve bu gün bu durum hala daha devam etmektedir. Sadece yönetici aktörler değişmiştir. Medya yöneticileri patronlarının istekleri doğrultusunda yaptığı yayınlarla Halkın seçtiği hükümetleri bir kenara bırakıp, alenen ülkeyi yönetmeye çabalamışlardır. Bu durumun sonunda da ülkemizde özellikle ekonomik açıdan kargaşalar yaşanmıştır ve her ekonomik kargaşadan sonra da hükümetler devrilmiştir.
Bu durum, son yıllarda yerel medyaya sirayet eden çok ciddi ve ölümcül bir hastalıktır. Nasıl İstanbul medyası Ankara’daki hükümeti ele geçirmeye çalışıyorsa, Bolu’da da bazı gazeteler bunu yapmaya çalışıyor. Okuyan, araştıran aklıselim birçok insan bu durumun farkındadır. Farkında olmayanlar ise yaptıklarının hissedilmediğini sanan yerel medya patronları ve patronlarına şirin görünmeye çalışan yerel medya yöneticileridir. Onlar sanıyor ki halk gerçekten koyun ve hiçbir şeyin farkında değildir. Oysa herkes her şeyin farkındadır. Belediyeyi ele geçirme gayretinde olan yerel medya, Özel İdareyi yönetmeye talip medya ve kamu yararına çalışan derneği yönetmeye çalışan medya halkın gözünden kaçmıyor.
Arşiv çalışmasını özelleştiren Belediyenin bu işlerini bir medya kanalıyla yapması doğal olarak tepkilere neden oluyor. Öbür taraftan İl Özel İdaresinin nasıl ve hangi şartlarda bir medya kuruluşuna dükkân kiraladığı konuşulurken, son olarak Bilgisayarlarına Emniyet Müdürlüğü tarafından el konulan Kızılay’da da bir medyanın görünmesi Bolu Halkının dikkatinden kaçmıyor.
Bolu’da yerel gazeteler bugünkü tutumundan vazgeçmelidir. Yakalandığı İstanbul medyası hastalığından kurtulmalıdır. Yapılan bu teşhisin tedavisi, gazetecilik bilgisinin içindedir. Çıkar ilişkileri bir gazeteyi ve onun yöneticilerini güçlü kılmaz. Belki günü kurtarabilirsiniz ama ilerleyen yıllarda insanların sizi nasıl hatırlayacağı ve hangi özelliklerinizle hatırlanacağınız önemlidir.
Kirlenmişlikten kurtulmanın yolları vardır. Nasılsa artık kirlendim demek ve sonrasın da da kirlenmişliğe devam etmek bir zamanlar size inanan, sizinle birlikte yola çıkan ve bir süre sizinle yürüyen insanları hayal kırıklığına uğratmadan öteye gitmez.
Bugün yaptıklarınız, sizin geçmişteki düşüncelerinizle örtüşmüyorsa, düşüncelerinizi bir kenara bırakıp bugün yaptıklarınıza sahip çıkmak sizinle aynı düşüncedeki insanları incitmektedir bilesiniz.
Bu yazının muhatapları sadece, iki üç gazete değil, bizzat yazı yazdığım Bolu’da Yenihayat gazetesiyle birlikte bütün Bolu’daki yerel gazetelerdir. Bu yüzden, gazetelerde köşe yazıları yazan çok değerli insanlar, gazetelerini uyarmakla da yükümlüdürler. Bu durumdan gazeteleri kamu kuruluşlarına mahkûm eden okurlar da suçludur.
- Vatandaşı soytarı yapmak
- Vicdanının sesini dinleyen Mehmet Konuk istifa etmemeli
- Tabela çöplüğü
- Tanju Özcan’ın nezaketi(!)
- NECİP BAŞKAN VE BASIN
- Ah şu bizim gasssteciler
- Bende Belediye Başkanı kadar zekiyim
- Savcı Sarıkaya haklı çıkarsa
- Bolu'ya fotoğrafı biz sevdirdik
- Hayvan sever olduğunu iddia edenler İdris Amcayı örnek almalı
- Başkanın hayvan severlere tokat gibi cevabı “Bana niye ölen işçinin hesabını sormuyorsunuz”
- Demokrasi nedir?
- Gerede’deki işçiler ve Bolu’daki gazeteciler
- PKK’dan beter
- Beş dakika engelli olmaya dayanamadım
- Beygaz sanki “Ali kıran baş kesen”
- Bolu Bey(inin)gazın Bolu’ya zulmü
- Beyinler sağlam değil ki, binalar sağlam olsun
- “Vatan”a kurban!
- Terör değil savaş
- İyi uykular Bolu
- BDP’liler yemin ettiler, Meclise huzur geldi(!)
- Muhtemel bir cinayeti ihbar ediyorum
- Zengin ama mutlu değil
- Siyaseti ayağa düşürdüler
- Ormanlar yanıyor, dostlarım yanıyor
- Tavukçular tesislerini neden Büyüksu deresi kenarına kurdular acaba?
- Festival yerine Somali’ye tavuk gönderin
- İhsan Ağcan kabuk bağlamış yarayı kaşıyor
- Gözünüz meydan görsün
- Şu bizim Basın tribününün halleri
- İnsan ve vatan
- Sayın Valimize bir kez daha hakkımı helal etmiyorum
- Hakkı Fidan ve CHP
- Dr. Murat Yapıcı için bardağın dolu tarafı
- Niye 3–0 olmadı
- Siyasilerden uçuk kaçık vaatler
- Bir nikah dört kadın
- Ömer Sayın unutursa, millette Ak Partiyi unutur
- Haram para ile şampiyon olunmaz
- İzzet Babaya mektup
- Keşke herkes çocuk kalabilse
- Bir oy vermenin sorumluluğu
- Siyasette erkekler ve kadınlar
- Başkanın ruh hali (3)
- Ak Parti adayı Hatice Dinç’in itirafları
- Milletin vekili mi? Başkanın askeri mi?
- Kızılay’a günahımı bile bağışlamam
- Emperyalizme kafa tutan leopar
- BAŞKANIN RUH HALİ
- Altın rozetli Yener abi
- Kardeşlik köprüsü olmadan önce düşman mıydık?
- Sayın Başkan, saçında aklar var
- Eski Vali’ye kimler “Kabalık” yaptı
- Bir büyük, bir küçük (ama yüreği kocaman) iki yazar
- Korkakların suskunluğu
- Sayın Valimize açık mektup
- Ahmet Saib Zorlu
- CHP, Yener Abi ve Ben
- Vali’den gazetecilik dersi
- Türban ve Geçmişte Yaşananlar
- CHP halka samimiyetsiz davranıyor
- Beygaz Bolu’yu soyuyor
- ABD’nin yeni planı
- Diploma cehalet alır, eşeklik baki kalırmış
- Önemli nasihatler
- Edepli edebinden susar, edepsiz de onu ben susturdum zanneder
- Ramazan Sokağına “genelev” benzetmesi
- Eyvah yargı elden gidiyor(muş)
- Sayın Vali’nin de mi sesi mi kesildi?
- Bölündük ey halkım
- "Evet, hayır" üzerine çeşitlemeler
- Vah benim ülkem vah!
- “Coca Cola” şişesi ve “Türk Malı” dizisi
- Bebek katili Öcalan yeniden yargılansın
- Demokrasiye nankörlük etmeyin
- Eğitimde Sayın Vali’den umutluyum
- Bir Türk Dünya’ya bedeldir, Ama hayal dünyasına
- Kayıp yıllarımız
- Meğer CHP şeriatla yönetiliyormuş, Baykal’a RECM cezası verdiler ve taşladılar
- Deniz Baykal ve kirli siyaset
- Bolusporda suçlu taraftardır
- Abantın ruhuna fatiha
- BOLU BASINI
- Ben Deniz Baykalı alkışlıyorum
- FİLLERİN TEPİŞMESİ
- Ülkemizde bir iç savaş var haberiniz var mı
- Bolu'yu rezil ettiler
- Zirvedeki soğuk rüzgârlar vatandaşı hasta eder
- CHPNİN MEKTUBU LAİKLİĞE AYKIRI DEĞİL Mİ
- Müslümanız Elhamdülillah
- BELEDİYEDEN KÜÇÜK İŞ BÜYÜK HİZMET
- İmam Hatip Okulu ve Atatürkçüler
- Belediyeden güldüren olay
- REKTÖRLÜK SEÇİMLERİ VE MUTFAK YAZILARI
- Uğur Mumcunun düşündürdükleri
- TÜİKin nasıl istatistik yaptığımı anladım
- Nihat Abiden tampon darbesi
- Mutlu yıllar diliyorum sevdalı yüreklere
- Düdüklü tencere
- Siz hiç Alacakaranlıkta Ankaraya gidip, alacakaranlıkta döndünüz mü
- Askeri mahkemenin kararına isyan ediyorum
- Bu ülkede yaşanılan hiçbir şey tesadüf değildir
- Milletin genetiği değişmiş
- Milli Bayramlar CHP'nin, dini bayramlar Ak Parti'nin mi olsun
- Belediye Başkanına moral desteği
- Bolu Valiliğinden gelen mektup
- Akçakocadaki Çınar Oteli hikâyes
- Kızılay Meydanına yapılacak Camiiye destek
- Valla, Kızılay meydanına
- Önce vur sonra dur!
- Her şey Bolu için, bizim için
- Tezgâhtarlık çok önemli bir meslektir
- Ayılar ve İnsanlar
- Bir Vali, bir Kaymakam bu kadar duyarsız olabilir mi
- Bolu Valisine niye kızıyorlar
- Bu ülkeyi bölmek için PKKya gerek yok
- Türkan Saylan üzerinden siyaset yapmak
- Ver coşkuyu
- Bir darbeci ile bir siyasetçinin sulu şakaları
- Yakın tarihimizdeki katliamlar
- Kahrolsun medya
- Bize niye Teşvik vermiyorlar
- TOKİ kültürümüzü yok ediyor
- Bolusporda başarının sonu niye gelmiyor
- Anneler günü
- Kravatlı ve diplomalı hırsızlar
- Ya domuz çiftliği kurulsaydı
- ABDnin makyajı aktı
- CHP bu yüzden ikinci parti oluyor
- BAĞCIYI DÖVMEK YERİNE ÜZÜM YİYELİM
- Seçim mi var, meydan okuma mı
- İlahi CHP, sen adamı öldürürsün
- Ticaret Odası gücünün farkında olmalıdır
- Başkanın basınla ısınma turları
- Ergenekonda Bolu
- ERGENEKONA DERİN BAKIŞ








