Bir nikah dört kadın
DÖRT tane kadın ile evlenmenin yasal olmasını isteyen Sibel Üresin isimli bir kadın geçtiğimiz haftaya damgasını vurdu.
Önce sıradan birisi olduğunu ve söylediklerini önemsememeyi düşündüm. Sonra herkesin benim gibi düşünmeyeceğini kabul ederek, söylediklerini ciddiye almaya karar verdim. Ne de olsa, Belediyelerin organize ettiği konferanslarda evlilik danışmanı olarak görev yapıyor ve dinleyicilerine bildiklerini hatta bilmediklerini anlatıyor.
Bu lafı bir erkek söylese gerçekten onu bilgisiz kabul edip konuştuklarını ciddiye almazdım. Ancak “Erkekler dört tane kadınla nikahlanabilseler” diyen kişinin bir kadın olması beni fazlasıyla şaşırttı. Üstüne üstlük hanımefendinin bu konuyla ilgili ciddi gerekcesi de var. Buyuruyor ki, “Ülkemizde erkek bir kadına nikah yapıyor ama zaten tek eşli yaşamıyor. Eşini aldatıyor. Bir süre sonra da nikahlı karısına dönüyor ve bunun sonucu olarak ta, ikinci kadın ortada kalıyor. Bunu önlemek için erkek ikinci ve sonraki kadınlara da nikah yapsın.”
Sibel hanım bu savını desteklemek için de İslam ve Türk tarihinden örnekler veriyor. Görüşünün kabul edilmesini istiyor. İlk önce Sibel hanımın bu konuda bilgisiz olduğuna adım gibi eminim. Özellikle İslamda ve Türk toplumlarında insanların çok eşli olduğu dönemleri ya bilmiyor ya da gözardı ediyor. Hangi şartlarda ve ne gibi nedenlerle erkeklerin birden fazla ve hangi kadını nikahı altına alabileceği belirlenmiştir. Özellikle islamın öngördüğü şartlarda birden fazla kadını nikahı altına alabilecek babayiğit kalmış mıdır? Bir kadının bile sorumluluğunu yerine getiremeyen bir erkek diğer kadınların sorumluluklarını nasıl taşıyacaktır çok merak ediyorum. Ben öyle ekonomiye ya da fiziksel güce dayalı bir sorumluluktan bahsetmiyorum. Hak, eşitlik gibi bir kavramları gözetmeksizin birden fazla eşliliğe islam asla izin vermezken, Sibel hanımı anlamak mümkün değildir. Sibel hanım bu konuları atlayıp olaya direkt ekonomik açıdan yaklaşarak büyük bir yanlışa düşmüştür.
Yine ayrıca hanımefendi, “kadını ortada” bırakıyorlar diyerek erkekleri de suçlamış, canı sağolsun. Ancak Sibel Üresin hanımefendinin bu konuda da unuttuğu bir başka gerçek daha var ki, evli bir erkeğin sevgilisi olan kadın, en başta kendi hem cinsine bir haksızlık yaptığını düşünmeli. Hem cinsinin aldatılmasında rol aldığını unutmamalı. Hal böyle olunca ekonomik anlamda ortada kalması da en başta kendi sorunu olduğunu kabul etmeli. Nikahlı eşine, “Ben bir başkasını seviyorum. Bu yüzden seninle yollarımızı ayırıyorum” diyebilen dürüst, sevgisine sahip çıkabilen kaç kişi vardır bilemiyorum; ama bu iş böyle olması gerekiyor. Yoksa, “Seni seviyorum, ama çocuklarımın anasını bırakamam. Eşimle de konuştum, bu yüzden seni de nikahıma alıyorum” demenin islamla falan bir ilgisi yok.
Ak Partili Belediyelerde “Evlilik koçu, danışmanı” olarak çalışan Sibel Üresin hanım istiyorsa ve de adamın eşi kabul ediyorsa kuma olabilir. Bu sorun tamamen onun kendi bileceği bir iştir. Ama bu konuyu islama mal etmesi doğru değildir. Günahına kılıf aramak islamda belamlaşmaktır.
- Vatandaşı soytarı yapmak
- Vicdanının sesini dinleyen Mehmet Konuk istifa etmemeli
- Tabela çöplüğü
- Tanju Özcan’ın nezaketi(!)
- NECİP BAŞKAN VE BASIN
- Ah şu bizim gasssteciler
- Bende Belediye Başkanı kadar zekiyim
- Savcı Sarıkaya haklı çıkarsa
- Bolu'ya fotoğrafı biz sevdirdik
- Hayvan sever olduğunu iddia edenler İdris Amcayı örnek almalı
- Başkanın hayvan severlere tokat gibi cevabı “Bana niye ölen işçinin hesabını sormuyorsunuz”
- Demokrasi nedir?
- Gerede’deki işçiler ve Bolu’daki gazeteciler
- PKK’dan beter
- Beş dakika engelli olmaya dayanamadım
- Beygaz sanki “Ali kıran baş kesen”
- Bolu Bey(inin)gazın Bolu’ya zulmü
- Beyinler sağlam değil ki, binalar sağlam olsun
- “Vatan”a kurban!
- Terör değil savaş
- İyi uykular Bolu
- BDP’liler yemin ettiler, Meclise huzur geldi(!)
- Muhtemel bir cinayeti ihbar ediyorum
- Zengin ama mutlu değil
- Siyaseti ayağa düşürdüler
- Ormanlar yanıyor, dostlarım yanıyor
- Tavukçular tesislerini neden Büyüksu deresi kenarına kurdular acaba?
- Festival yerine Somali’ye tavuk gönderin
- İhsan Ağcan kabuk bağlamış yarayı kaşıyor
- Gözünüz meydan görsün
- Şu bizim Basın tribününün halleri
- İnsan ve vatan
- Sayın Valimize bir kez daha hakkımı helal etmiyorum
- Hakkı Fidan ve CHP
- Dr. Murat Yapıcı için bardağın dolu tarafı
- Niye 3–0 olmadı
- Siyasilerden uçuk kaçık vaatler
- Ömer Sayın unutursa, millette Ak Partiyi unutur
- Haram para ile şampiyon olunmaz
- İzzet Babaya mektup
- Keşke herkes çocuk kalabilse
- Bir oy vermenin sorumluluğu
- Siyasette erkekler ve kadınlar
- Başkanın ruh hali (3)
- Ak Parti adayı Hatice Dinç’in itirafları
- Milletin vekili mi? Başkanın askeri mi?
- Kızılay’a günahımı bile bağışlamam
- Emperyalizme kafa tutan leopar
- BAŞKANIN RUH HALİ
- Altın rozetli Yener abi
- Kardeşlik köprüsü olmadan önce düşman mıydık?
- Sayın Başkan, saçında aklar var
- Bolu’yu kim yönetiyor
- Eski Vali’ye kimler “Kabalık” yaptı
- Bir büyük, bir küçük (ama yüreği kocaman) iki yazar
- Korkakların suskunluğu
- Sayın Valimize açık mektup
- Ahmet Saib Zorlu
- CHP, Yener Abi ve Ben
- Vali’den gazetecilik dersi
- Türban ve Geçmişte Yaşananlar
- CHP halka samimiyetsiz davranıyor
- Beygaz Bolu’yu soyuyor
- ABD’nin yeni planı
- Diploma cehalet alır, eşeklik baki kalırmış
- Önemli nasihatler
- Edepli edebinden susar, edepsiz de onu ben susturdum zanneder
- Ramazan Sokağına “genelev” benzetmesi
- Eyvah yargı elden gidiyor(muş)
- Sayın Vali’nin de mi sesi mi kesildi?
- Bölündük ey halkım
- "Evet, hayır" üzerine çeşitlemeler
- Vah benim ülkem vah!
- “Coca Cola” şişesi ve “Türk Malı” dizisi
- Bebek katili Öcalan yeniden yargılansın
- Demokrasiye nankörlük etmeyin
- Eğitimde Sayın Vali’den umutluyum
- Bir Türk Dünya’ya bedeldir, Ama hayal dünyasına
- Kayıp yıllarımız
- Meğer CHP şeriatla yönetiliyormuş, Baykal’a RECM cezası verdiler ve taşladılar
- Deniz Baykal ve kirli siyaset
- Bolusporda suçlu taraftardır
- Abantın ruhuna fatiha
- BOLU BASINI
- Ben Deniz Baykalı alkışlıyorum
- FİLLERİN TEPİŞMESİ
- Ülkemizde bir iç savaş var haberiniz var mı
- Bolu'yu rezil ettiler
- Zirvedeki soğuk rüzgârlar vatandaşı hasta eder
- CHPNİN MEKTUBU LAİKLİĞE AYKIRI DEĞİL Mİ
- Müslümanız Elhamdülillah
- BELEDİYEDEN KÜÇÜK İŞ BÜYÜK HİZMET
- İmam Hatip Okulu ve Atatürkçüler
- Belediyeden güldüren olay
- REKTÖRLÜK SEÇİMLERİ VE MUTFAK YAZILARI
- Uğur Mumcunun düşündürdükleri
- TÜİKin nasıl istatistik yaptığımı anladım
- Nihat Abiden tampon darbesi
- Mutlu yıllar diliyorum sevdalı yüreklere
- Düdüklü tencere
- Siz hiç Alacakaranlıkta Ankaraya gidip, alacakaranlıkta döndünüz mü
- Askeri mahkemenin kararına isyan ediyorum
- Bu ülkede yaşanılan hiçbir şey tesadüf değildir
- Milletin genetiği değişmiş
- Milli Bayramlar CHP'nin, dini bayramlar Ak Parti'nin mi olsun
- Belediye Başkanına moral desteği
- Bolu Valiliğinden gelen mektup
- Akçakocadaki Çınar Oteli hikâyes
- Kızılay Meydanına yapılacak Camiiye destek
- Valla, Kızılay meydanına
- Önce vur sonra dur!
- Her şey Bolu için, bizim için
- Tezgâhtarlık çok önemli bir meslektir
- Ayılar ve İnsanlar
- Bir Vali, bir Kaymakam bu kadar duyarsız olabilir mi
- Bolu Valisine niye kızıyorlar
- Bu ülkeyi bölmek için PKKya gerek yok
- Türkan Saylan üzerinden siyaset yapmak
- Ver coşkuyu
- Bir darbeci ile bir siyasetçinin sulu şakaları
- Yakın tarihimizdeki katliamlar
- Kahrolsun medya
- Bize niye Teşvik vermiyorlar
- TOKİ kültürümüzü yok ediyor
- Bolusporda başarının sonu niye gelmiyor
- Anneler günü
- Kravatlı ve diplomalı hırsızlar
- Ya domuz çiftliği kurulsaydı
- ABDnin makyajı aktı
- CHP bu yüzden ikinci parti oluyor
- BAĞCIYI DÖVMEK YERİNE ÜZÜM YİYELİM
- Seçim mi var, meydan okuma mı
- İlahi CHP, sen adamı öldürürsün
- Ticaret Odası gücünün farkında olmalıdır
- Başkanın basınla ısınma turları
- Ergenekonda Bolu
- ERGENEKONA DERİN BAKIŞ








