Beyinler sağlam değil ki, binalar sağlam olsun
TÜRKİYE’de hemen hemen her yıl bir ilimizde deprem meydana gelmekte ve yetkililer bildik beyanatlar verip bizleri uyutmaktadırlar. Her deprem sonrasında şöyle yapacağız böyle yapacağız şekline verilen sözler de, depremden kısa bir süre sonra unutulup gitmektedir. Ve bu yüzdendir ki, makyajlanan binalar her deprem bölgesinde öğrencilere kiraya verilmektedir.
11 Kasım 1999 tarihinden sonra ilimizde depreme yönelik hangi önlemlerin alındığını halk tam olarak bilmemektedir. Ve ilimizde 11 Kasım depremine maruz kalmış binaların hangileri olduğu da bilinmesine rağmen ve ne tür önlemlerin alındığı merak edilse de kimsede bu binalar konusunda ciddi bir çalışma yapıldığını söyleyemez.
17 Ağustos ve 11 Kasım depremlerinin ardından 12 yıl geçmesine rağmen, her yıl depremi unutmayalım ve önlemlerimizi alalım diye bu günlerde ilimizde çeşitli etkinlikler düzenliyoruz. Ancak bunun ötesine geçtiğimiz söylenemez. Ve hatta ben bugünlerde depremde yitirdiklerimi hatırlayıp hüzünlenmem gerekirken, yetkililerin gazetelere verdiği beyanatları görünce gülüyorum. Ve beni bu yıl en çok güldüren ise, İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Sayın Cahit Çıngı oldu. Sayın Çıngı, Bolu Gündem gazetesinden Mehmet Korkusuza yaptığı açıklamada, “Belediye açıklasın, evlerimiz ne kadar sağlam” diyor. Haberin başlığını görür görmez “Sen ne kadar sağlam yaptıysan, evlerde o kadar sağlamdır” diye haykırmak geldi içimden. Esasında haberin içeriği hepimiz açısından faydalı bilgiler içeriyor. Örneğin evlerimizin depreme ne kadar dayanıklı olup olmadığını Belediye’den sorup öğrenebileceğimiz söyleniyor. Ne güzel, ben oturduğum evimin ne durumda olduğunu öğrenebileceğim. Peki, evinin depreme dayanıksız olduğunu öğrenen bir vatandaş acaba ortaya çıkıp da benim evim sağlam değilmiş der mi? Evin sahibi, müteahhitten ve o binanın kontrol mühendisliğini yapan İnşaat Mühendisinden hesap sorabilir mi?
Ben oldum olası bu tür durumlarda kendi yaptıklarını ve görevlerini unutup başkalarına görev isnat eden kişilere ve kurumlara hep şüphe ile yaklaşmışımdır. Ve bu yüzdendir ki, bende İnşaat Mühendisleri Odasına birkaç soru sormak istiyorum.
Örneğin;
— İnşaat Mühendisleri Odasına kayıtlı üyeler, kontrolü altındaki binaların yüzde yüz depreme dayanıklı yapılar olduğunu söyleyebiliyorlar mı?
— Hem yap satçılık yapıp hem de İnşaat Mühendisliği yapan oda üyeleri Yapı Denetim Firmaları ile nasıl ve ne şartlarda çalışıyorlar.
— Yapı Denetim Firmasının haberi olmadan bina yapan İnşaat Mühendisi oda üyeleri var mı?
— Ya da hiç Yapı Denetim Firmasıyla çalışmayıp da inşaat yapan Müteahhit İnşaat Mühendisi Oda üyesi var mı?
Elbette ki, sorularımızı çoğaltılabiliriz. Benim söylemek istediğim şu dur ki, depreme dayanıklı bina yapmanın tek şartı, binayı yapan, yaptıran ve kontrol edenlerin beyinlerinin depreme dayanıklı olması gerekiyor. Bizim ülkemizde, beyinler depreme dayanıklı değil ki, yapılan binalar depreme dayanıklı olsun.
- Vatandaşı soytarı yapmak
- Vicdanının sesini dinleyen Mehmet Konuk istifa etmemeli
- Tabela çöplüğü
- Tanju Özcan’ın nezaketi(!)
- NECİP BAŞKAN VE BASIN
- Ah şu bizim gasssteciler
- Bende Belediye Başkanı kadar zekiyim
- Savcı Sarıkaya haklı çıkarsa
- Bolu'ya fotoğrafı biz sevdirdik
- Hayvan sever olduğunu iddia edenler İdris Amcayı örnek almalı
- Başkanın hayvan severlere tokat gibi cevabı “Bana niye ölen işçinin hesabını sormuyorsunuz”
- Demokrasi nedir?
- Gerede’deki işçiler ve Bolu’daki gazeteciler
- PKK’dan beter
- Beş dakika engelli olmaya dayanamadım
- Beygaz sanki “Ali kıran baş kesen”
- Bolu Bey(inin)gazın Bolu’ya zulmü
- “Vatan”a kurban!
- Terör değil savaş
- İyi uykular Bolu
- BDP’liler yemin ettiler, Meclise huzur geldi(!)
- Muhtemel bir cinayeti ihbar ediyorum
- Zengin ama mutlu değil
- Siyaseti ayağa düşürdüler
- Ormanlar yanıyor, dostlarım yanıyor
- Tavukçular tesislerini neden Büyüksu deresi kenarına kurdular acaba?
- Festival yerine Somali’ye tavuk gönderin
- İhsan Ağcan kabuk bağlamış yarayı kaşıyor
- Gözünüz meydan görsün
- Şu bizim Basın tribününün halleri
- İnsan ve vatan
- Sayın Valimize bir kez daha hakkımı helal etmiyorum
- Hakkı Fidan ve CHP
- Dr. Murat Yapıcı için bardağın dolu tarafı
- Niye 3–0 olmadı
- Siyasilerden uçuk kaçık vaatler
- Bir nikah dört kadın
- Ömer Sayın unutursa, millette Ak Partiyi unutur
- Haram para ile şampiyon olunmaz
- İzzet Babaya mektup
- Keşke herkes çocuk kalabilse
- Bir oy vermenin sorumluluğu
- Siyasette erkekler ve kadınlar
- Başkanın ruh hali (3)
- Ak Parti adayı Hatice Dinç’in itirafları
- Milletin vekili mi? Başkanın askeri mi?
- Kızılay’a günahımı bile bağışlamam
- Emperyalizme kafa tutan leopar
- BAŞKANIN RUH HALİ
- Altın rozetli Yener abi
- Kardeşlik köprüsü olmadan önce düşman mıydık?
- Sayın Başkan, saçında aklar var
- Bolu’yu kim yönetiyor
- Eski Vali’ye kimler “Kabalık” yaptı
- Bir büyük, bir küçük (ama yüreği kocaman) iki yazar
- Korkakların suskunluğu
- Sayın Valimize açık mektup
- Ahmet Saib Zorlu
- CHP, Yener Abi ve Ben
- Vali’den gazetecilik dersi
- Türban ve Geçmişte Yaşananlar
- CHP halka samimiyetsiz davranıyor
- Beygaz Bolu’yu soyuyor
- ABD’nin yeni planı
- Diploma cehalet alır, eşeklik baki kalırmış
- Önemli nasihatler
- Edepli edebinden susar, edepsiz de onu ben susturdum zanneder
- Ramazan Sokağına “genelev” benzetmesi
- Eyvah yargı elden gidiyor(muş)
- Sayın Vali’nin de mi sesi mi kesildi?
- Bölündük ey halkım
- "Evet, hayır" üzerine çeşitlemeler
- Vah benim ülkem vah!
- “Coca Cola” şişesi ve “Türk Malı” dizisi
- Bebek katili Öcalan yeniden yargılansın
- Demokrasiye nankörlük etmeyin
- Eğitimde Sayın Vali’den umutluyum
- Bir Türk Dünya’ya bedeldir, Ama hayal dünyasına
- Kayıp yıllarımız
- Meğer CHP şeriatla yönetiliyormuş, Baykal’a RECM cezası verdiler ve taşladılar
- Deniz Baykal ve kirli siyaset
- Bolusporda suçlu taraftardır
- Abantın ruhuna fatiha
- BOLU BASINI
- Ben Deniz Baykalı alkışlıyorum
- FİLLERİN TEPİŞMESİ
- Ülkemizde bir iç savaş var haberiniz var mı
- Bolu'yu rezil ettiler
- Zirvedeki soğuk rüzgârlar vatandaşı hasta eder
- CHPNİN MEKTUBU LAİKLİĞE AYKIRI DEĞİL Mİ
- Müslümanız Elhamdülillah
- BELEDİYEDEN KÜÇÜK İŞ BÜYÜK HİZMET
- İmam Hatip Okulu ve Atatürkçüler
- Belediyeden güldüren olay
- REKTÖRLÜK SEÇİMLERİ VE MUTFAK YAZILARI
- Uğur Mumcunun düşündürdükleri
- TÜİKin nasıl istatistik yaptığımı anladım
- Nihat Abiden tampon darbesi
- Mutlu yıllar diliyorum sevdalı yüreklere
- Düdüklü tencere
- Siz hiç Alacakaranlıkta Ankaraya gidip, alacakaranlıkta döndünüz mü
- Askeri mahkemenin kararına isyan ediyorum
- Bu ülkede yaşanılan hiçbir şey tesadüf değildir
- Milletin genetiği değişmiş
- Milli Bayramlar CHP'nin, dini bayramlar Ak Parti'nin mi olsun
- Belediye Başkanına moral desteği
- Bolu Valiliğinden gelen mektup
- Akçakocadaki Çınar Oteli hikâyes
- Kızılay Meydanına yapılacak Camiiye destek
- Valla, Kızılay meydanına
- Önce vur sonra dur!
- Her şey Bolu için, bizim için
- Tezgâhtarlık çok önemli bir meslektir
- Ayılar ve İnsanlar
- Bir Vali, bir Kaymakam bu kadar duyarsız olabilir mi
- Bolu Valisine niye kızıyorlar
- Bu ülkeyi bölmek için PKKya gerek yok
- Türkan Saylan üzerinden siyaset yapmak
- Ver coşkuyu
- Bir darbeci ile bir siyasetçinin sulu şakaları
- Yakın tarihimizdeki katliamlar
- Kahrolsun medya
- Bize niye Teşvik vermiyorlar
- TOKİ kültürümüzü yok ediyor
- Bolusporda başarının sonu niye gelmiyor
- Anneler günü
- Kravatlı ve diplomalı hırsızlar
- Ya domuz çiftliği kurulsaydı
- ABDnin makyajı aktı
- CHP bu yüzden ikinci parti oluyor
- BAĞCIYI DÖVMEK YERİNE ÜZÜM YİYELİM
- Seçim mi var, meydan okuma mı
- İlahi CHP, sen adamı öldürürsün
- Ticaret Odası gücünün farkında olmalıdır
- Başkanın basınla ısınma turları
- Ergenekonda Bolu
- ERGENEKONA DERİN BAKIŞ








