Başkanın ruh hali (3)

Hamza Canbaş

Hem vallahi.
Hem billahi.
Hem tallahi.

Belediye Başkanını seviyorum. Hem de onun beni sevmediğini bile bile.

Sizlerde dikkat ettiyseniz eğer, Sayın Belediye Başkanının ruh hali hiç de iyi değil. Özellikle son günlerde halka karşı sergilediği performansa bakarsanız sizlerde Sayın Belediye Başkanımızın ruh halini anlayabilirsiniz. Sayın Başkan her yerde ve her konumda “Bolu’yu en çok ben seviyorum. Benden başka hiç kimse Bolu’yu sevmiyor ve Bolu’yu düşünmüyor” tavrıyla dolaşıyor ve bunu bütün konuşmalarında halka yansıtıyor.

Örneğin, Sayın Belediye Başkanı tutturdu ‘Kent Meydanı’ yapacağım diye. Oysa halk oraya her hangi bir meydan istemiyor. Sayın Başkan bunu bile bile (Dünyanın neresinde gördüyse bir zahmet gördüğü yeri söylerse çok sevineceğim) halka rağmen “hayalini kurduğu” meydanı yapmakta kararlı.

Biliyorsunuz, başkan ‘Kent Meydanı’ yapmaya karar verdiğinden beri psikolojisi de bozulmuş. Kendisince Belediyecilik harikası olan ‘kent meydanı’ için kıramayacağı hiç kimse yok. Bolu Gündem gazetesinin ‘Kent Meydanı’ için halka sorduğu bir anket var. Bu ankete göre katılımcıların yüzde 50’ye yakını meydan falan istemiyor. Yüzde 25’ide meydan için ortaya konulan projelere onay vermiyor. Yani halkın yüzde 75’i Sayın Başkan’la aynı düşünmüyor. İşte bu nokta da Sayın Belediye Başkanının psikolojisini bozmuş durumda.

Sayın Belediye Başkanımız, “Halk bana onay verdi. Artık ben her istediğimi yaparım. Yapacağım icraatlarda halka sormama gerek yok” tavrıyla sürdürdüğü Belediye Başkanlığında daha ne kadar hayali projelere üretecek çok merak ediyorum. Elbette ki Sayın Başkan proje üretecek ve bunları hayata geçirecektir. Bu noktada kendisine bir şey dediğimiz yok. Hatta sonuna kadar desteğimiz söz konusudur. Ancak Bolu’nun öncelikle çözülmesi gereken bir trafik sorunu vardır. Ağda Camisinin o yokuştan İsmet Paşa caddesine çıkacak araçlar dakikalarca beklemektedirler. Yokuştan caddeye çıkan araçlar normal yolunda seyir eden trafiğin tıkanmasına neden olmaktadır. Yine, İsmet Paşa caddesinden stadyum tarafına inilen noktada trafik tıkanmaktadır. Özellikle pazartesi günleri o kavşak sürücüleri çileden çıkartmaktadır. Pazar yerinden çıkan araçlar, Kültür Merkezinden stadyuma doğru inen araçlar, İsmet Paşa caddesinden karşılıklı ve ne tarafa gideceğini şaşırmış araçlar hepsi kavşağı buluşma noktası olarak değerlendirmektedir(!) Özellikle mesai saatlerinin bitişinde tıkanan kavşak İstanbul’un trafik keşmekeşini aratmamaktadır.

İzzet Baysal Caddesinin diğer bir paralel caddesinde ise durum farklı değildir. İki aracın yan yana geçmesi bile mümkün olmayan daracık sokak araları İzzet Baysal Caddesine nasıl alternatif olabilecektir doğrusu çok merak ediyorum. Şimdi bile sürücülerin sık sık birbirleri ile kavgalarına neden olan cadde, yarın öbür gün ‘Kent Meydanı’ bittiğinde İzzet Baysal Caddesinin trafiğe kapanması ile nasıl bir hal alacaktır tahmin bile etmek istemiyorum.

Sayın Başkan ve onun proje sunucuları şimdiye kadar sadece Kardelen Meydanına ve Anıt Park’a yapılmak istenilen alan için proje sunuyorlar. ‘Kent Meydanı’ için proje hazırlayanlara ve Beni sevmeyen Belediye Başkanına soruyorum, “Kentin sıkışan trafiği için ne gibi projeniz var. Trafik keşmekeşini çözmek ‘Kent Meydanı’ndan öncelikli değil midir?