Başkanın hayvan severlere tokat gibi cevabı “Bana niye ölen işçinin hesabını sormuyorsunuz”

Hamza Canbaş

     BOZUK saatin bile günde iki kez doğru anı gösterdiği gibi, bizim Belediye Başkanı da durup durup arada bir doğruyu gösterdi.

     Geçtiğimiz hafta içersinde Belediye Hayvan Barınağında meydan geldi iddia edilen olaylar nedeniyle Başkan Alaaddin Yılmaz Haber Türk ekranlarında Hayvan Hakları Federasyonu Başkanı Ahmet Kemal Şenpolat ile ciddi bir tartışmaya girişti. Benim burada söylemek istediğim hayvanlarla ilgili değil. Zaten bende bu konuda tıpkı Beledye Başkanı gibi düşünüyorum. Oldum olası bu hayvanların haklarını koruyoruz diye ortalıklarda gezenlerden nefret ederim. Hayvanları koruyoruz derler, “onları kısırlaştırırlar” ki, bütün canlıların en doğal hakkı olan “Üreme” haklarını ellerinden alırlar. Kuşları seviyoruz derler, “onları kafese tıkarlar”, Balıkları seviyoruz derler “onları akvaryumlara tıkarlar” ki, yine bütün canlıların “özgür” olma haklarını ellerinden alırlar. İşte bu ve benzeri birçok örnek nedeniyle, ben bu hayvan sevdiklerini iddia edenlere hem kızarım, hem de onlardan nefret ederim.

     Ayrıca, Bolu Belediyesinin ve diğer Belediyelerin hayvan barınaklarına gidip bir bakın, bütün cins köpeklerin türlerine rastlayabilirsiniz. “Çocuğuma arkadaş olsun”, “çocuğum hayvan sevgisiyle büyüsün” diyerek daha henüz gözleri bile açılmamışken 1000 dolar gibi ücret ödenerek aldıkları cins köpekleri bir iki yıl sonra Belediyeye teslim ederler. Eeee hani ne oldu senin hayvan sevgine? Niye bakıp büyütmüyorsun? Niye bıktın? O hayvanlar senin oyuncağın mıydı? Soruları çoğaltabilirim. Zaten başkan bu konuda doğru bir cümle kurdu, “Onların hayvan sevgisi psikolojik rahatlama isteklerinden kaynaklanıyor” türünden kurduğu cümle çok doğru bir söylem. 

     Gelelim, Başkanın bu tartışmada söylediği ikinci ve bana göre can alıcı cümle, “Belediye’de çalışan bir işçi vefat etti, niye bana bunun hesabını sormuyorsunuz?” Başkan Aladdin Yılmaz’ın hayvan haklarını savunduklarını iddia edenlere ve Sivil Toplum Örgütlerine verdiği tokat gibi cevaptır bu cümle. Evet, millet barınakta bir köpek öldü diye ortalığı velveleye verirken, hala daha çıkıp da hiç kimse Başkan Alaaddin Yılmaz’dan ölen temizlik işçisinin hesabını sormuyor. Hal böyle olunca hiç kimse, Bu tür sivil toplum örgütlerini ciddiye almıyor. Bu tür örgütlerde başkanın dediği gibi psikolojik olarak kendilerini rahatlatmanın ötesine gidemiyorlar. Yalandan yere hayvanları sevdiklerini söyleyip ortalıkta arz-ı endam etmekten başka yaptıkları bir şey yok.

     Şimdi bu yazının yazarı olarak belki de beni de suçlayacak olanlar vardır. Onlar beni suçlamadan önce belirtmek isterim ki, ben hiçbir hayvanı kısırlaştırarak hayvanın en büyük “hakkına” tecavüz etmedim. Hiçbir hayvanı kafese ya da akvaryuma hapsetmedim. Dolayısıyla hepsinden daha fazla hayvan severim. Bu yüzden hiç kimse ağzını açmasın. Bana göre Başkan Yılmaz, hayvan severlere tokat gibi cevap verdi, “Bana niye ölen işçinin hesabını sormuyorsunuz”
 

Yorumlar

Ahmet Ufuk ışık'a; 

Kime ne yazacağımızı sana, kimi nasıl eleştireceğimizi sana soracak değilim. Sen git, madem hayvanların sirklerde, hayvanat bahçelerinde vs yerlerde bulundurulmasına karşısın, hiç oralara gidip eylem yaptın mı? Hangi sirk'e gidipte bu hayvanı bu şekilde kullanamazsın dedin. Hangi petşhop'a gidip burada bu hayvanları satamazsınız diye eylem yaptın. Kimi kandırıyorsunuz siz... Hadi oradan...

Hamza Canbaş

Öncelikle Kime ne soracağımızı BAŞKANINIZDAN ÖĞRENECEK DEĞİLİZ! Lafa bak ''Tokat gibi cevap'' mış. Ölen işçi kardeşimize Allah rahmet eylesin.Burda da görüyoruz ki Başkanın özrü kabahatinden büyük! Biz ona diyoruz ki barınakta hayvanlar can veriyor o diyor ki geçen gün işçimiz öldü ona niye ses çıkarmıyorsunuz. Olacak şey değil! Bizler petshoplarda hayvan satılmasına, barınaklara hayvan terk edilmesine ,hayvanat bahçelerine hayvanların tıkılmasına, sirklerde insanların eğlencesine sunulmalarına vs karşıyız. Sokak hayvanlarının kısırlaştırıp aşılandıktan sonra ait oldukları yerde yaşamalarını savunuyoruz!Elini hayvana sürmeyenler kısırlaştırma meselesinin ne kadar önemli olduğunu anlayamaz bu yüzden bu konuda sizi eleştirmeyecem fakat HAYVAN SEVMEKLE SUÇLANAN bizlerin de İNSAN olduğumuzun unutulmamasını ve hayvan sevmenin, hayvan hakkı savunmanın suç olmadığını hatırlatmak isterim...

Ahmet Ufuk Işık

Sayın Nesrin Çitirik hanım, öncelikle yazıma gösterdiğiniz ilgi nedeniyle teşekkür ederim. Ancak bir kez daha vurgulamak isterim ki, Belediyelerin hayvan barınakları hayvan sevdiklerini iddia edenlerin petshoplardan satın aldıkları cins hayvanlarla doludur. Hayvanları sevdiklerini iddia edenlerin hevesleri geçince bu hayvanları barınaklara bıraktıkları gerçeğini maalesef gözardı etmişsiniz. Öncelikle sizin yapmanız gereken, barınaklardaki hayvanların durumu değil, bu hayvanların neden buralara bırakıldığı ile ilgili olmalıdır. Bir kez daha aynı kelimeyi kullanacağım, "Ben bu tür hayven sevenlerden NEFRET ediyorum" Size bir kez daha söylüyorum ki, sizin göreviniz insanların neden petşhoplardan aldıkları hayvanları bir süre sonra barınaklara bırakmalarının hesabını sormanızdır. Neden kuşları kafeslere tıkıyorlar bunun hesabını sormanızı da beklerim. Hamza Canbas

Sayin Yazar, Oncelikle NEFRET kelimesini bu kadar rahat kullanmanizdan urktum. Hic tanimadiginiz ne tur calismalari oldugunu dahi bilmediginiz insanlardan NEFRETI bu kadar istiyakla adeta ovunerek ifade etmeniz gercekten korkutucu. Oncelikle STK larin islevlerini ogrenmelisiniz. Ayrica Bolu'da simdiye kadar Baskana kimse cikip da (siz de dahil) olen gariban iscinin hesabini sormadiysa, bu BOLUNUN ayibidir.Zaten baskaniniz da Bolulular Afyon Yutmus gibi diyerek bir tanimda bulunmustu. Acaba baskanin hakaret etmeyi, suclamayi, soytarilar-sov yapiyorlar gibi nezih soylemleri Bolululari sindirmis ve korkutmus olabilir mi? Bolu'da onca STK ve binlerce basin mensubu kurum ve kurulus uyeleri varken, olen gariban iscinin hayatinin hesabinin sorulmasi HAYVAN HAKLARI KURULUSLARINDAN bekleniyorsa, VAY GIDENIN BASINA...Vay Boluda ki korunmaya muhtac insanlarin haline...Madem Bolu da bu hesabi soracak kimse yok, biz yarin sorariz baskana olen gariban iscinin hesabini. Bu arada siz bir basin mensubu olarak Akparti Hukumetinin en onemli icaraatlarindan birisinin STK lari guclendirmek ve onlari devlet karsisinda esit muhataplar olarak kabul etmek oldugunu bilmeliydiniz. Yani sizin kendinizce ASAGILAMAYA calistiginiz STK lar, toplumun en onemli dinamolaridir. Bunu da vesile ile bir arastirin. Kopekleri kisirlastirmazsaniz uremelerini nasil onleyeceksiniz? Bakimevine tiktigi 400 hayvana bakamayan, onlarin altina buzlu betondan korumak icin bir tahta parcasi koyamayan bir belediye, kisirlastirma olmazsa sayilari 10 binleri bulacak hayvanlara nasil bakacak? Sokaktaki 15-20 hayvana tahammul edemeyen Bolu halki sokaklarda ureyip cogalacak binlerce hayvana nasil tahammul edecek? Ne yapacaksiniz, zehirleyecek misiniz, daglara mi atacaksin, yoksa sokaklarda binlerce kopekle mi yasayacaksiniz? Bir basin mensubu olarak once BILGILENIN, ondan sonra yazin.Gerci sizi yadirgamamak lazim. Imam vurursa cemaat oldururmus. Boyle uslubu olan bir baskana boyle uslubu olan bir basin mensubu. Normal karsilamak lazim. Bu arada son bir soru, bu kadar yazilip cizildi, hic Bolu Belediyesi Bakimevine gittiniz mi? Merak ettiniz mi? Bilim adamlarinin ve basin mensuplarinin merakli olmasi iyidir. Saygilarimla... Nesrin Citirik/ HAYTAP Baskan Yardimcisi... www.dohayko.org