Başkanın basınla ısınma turları

Hamza Canbaş

SİYASİLERLE gazeteciler arasındaki ilişkiler, seçimler yaklaştığında yeniden şekillenir. Siyasiler, genellikle gazetecilerin karşısına boyunlarına astıkları şirinlik muskalarıyla çıkarlar. Bu dönemde, siyasilerin gazetecilere verdiği değer kat be kat artar. Orta da küslük falan kalmaz. Taaa ki, seçim gününe kadar. Sandıklar açılıp her şey belli olunca yüzlerdeki maskeler çıkar, gazeteciler siyasiler için yine, tu kaka olurlar. Devran böylece devam eder gider. Dünyanın her bir yerinde değişmez kural bu dur. Bu çerçeveden baktığımızda ilimizde de aynısı yaşanmaktadır. Farklı bir tutum yoktur. Özellikle bu günlerde siyasiler meydanlara inmiş olduklarından en önce ziyaret edilecek kurumlar basın kuruluşlarıdır. İlişkiler yeniden sıcak zemine çekilir. Belediye Başkan Adayları da bütün dünyada geçerli olan bu kuralı uygulamaya koymuş olacaklar ki, basın kuruluşlarını ziyaret ediyorlar.Ancak, Belediye Başkanı Sayın Alaattin Yılmaz, muhtemelen daha sonraları ziyaret edecektir amma, kendileri önce tatlı yiyelim tatlı konuşalım babından basın kuruluşlarına, yazarlarıyla birlikte yemek daveti vermeyi uygun buldu. Az önce dediğim gibi, Tatlı yiyelim tatlı tatlı seçime kadar gidelim. Sonrası Allah kerim. Bu noktadan baktığımızda, Belediye Başkanımız Sayın Alaattin Yılmazda seri basın yemeklerinden birisini de bizim gazeteye yaptı. Başlangıç konuşmasından yemeğin sonuna kadar, gerek bizim sorduğumuz, gerekse kendisinin anlatımlarına baktığımızda, Sayın Başkanın heyecanlığı kişiliğinin değişmediğini söyleyebiliriz. Özellikle icraatlarını anlatırken kullandığı üslubundaki heyecan ve coşkuyu hizmet aşkı şeklinde yorumlayabiliriz. Ancak, konuşmasının başında, bu yemeğin amacının, bu güne kadar yanlış olan üslubunu düzeltmek ve basının da bu konuda kendisine yardımcı olmasını istemek olarak özetleyen Sayın Başkanın, zaman zaman kendisine sorduğumuz sorular karşısında yine sert üslubunu ve gereksiz esprileri karşısında şaşkınlığımızı arttığını söylemeliyim. Hala daha Dediğim dedik, öttüğüm düdüktür tavrı ile değişebileceğinin sinyalini alabildiğimizi söyleyemeyeceğim.Elbette ki, Sayın Başkanın Boluya hizmetleri olmuştur. Elbette ki bu hizmetlerini anlatırken heyecan duyabilir. Elbette ki, yaptıklarım yapacaklarımın teminatıdır diyerek önümüzdeki dönem için projelerini aktarırken coşkulu olabilir. Kimsenin buna bir söz söylemeye hakkı yoktur. Ancak Sayın Başkan, gereksiz sözlü tartışmalara girmeyi bir kenara bırakmalıdır. Karşısındaki insanlarında etten kemikten yaratılığını, kırılıp incinebileceğini hesaplamalıdır. Sayın Başkan özür dilemenin de yaptığı hizmetler kadar erdemli olduğunu bilmelidir. Sapla samanı birbirine karıştırmamalıdır.Ancak, sizlere o yemekten aktarabileceğim en önemli dip not şu dur.1/Başkanın artık hiçbir şirkette ortaklığı yoktur. Başak Yapı ve Bolparsan şirketleriyle ilişkilerini kesmiştir. 2/Dünya su problemi çeker, Bolu çekmez. Uğur Mumcunun anma törenine niye katılmıyorumÖnce ki gün bir arkadaşım, Uğur Mumcuyu anma törenine neden katılmadığımı sordu. Ona, Ben sadece bu yıl değil, üç yıldır bu törene katılmadığımı söyleyince nedeni merak ettiğini söyledi. Gel bizim büroda bir çay içip anlatayım dedim. Ben törene katılanların özellikle bu yıl hiç samimi olmadıklarını, timsah gözyaşı döktüklerini düşündüğümü söyleyince şaşkınlığı yüzüne vurdu. Katilin cinayet mahalline gitmesi gibi geliyor deyince de abarttığımı söyledi. Sonra da, konuyu Ergenekona getirince ya sen benim kafamı karıştırdın diyerek yanımda ayrıldı.