Ayılar ve İnsanlar

Hamza Canbaş

BOLUnun geçen haftaki gündemini Ayılar oluşturdu. Hemen hemen bütün yerel gazetelerde ve bazı yaygın medyanın yazılı organlarında tek kalemden çıktığı belli olan ayılar ile ilgili haberle yer aldı. Köylerde, köylüler ayılar ürünlerine zarar vermesin diye nöbet tutuyorlarmış. Haber bu minval üzerine kurulmuş. Ayıları vurmanın cezası 18 bin TL olunca vurmaktan da korkuyorlarmış. Yoksa vuracaklarmış.
***Ayılar hepçil hayvanlardır. Hem et hem ot ile beslenebilirler. Et ile beslenmeleri biraz zor. Zira doğada onların beslenebileceği türden vahşi hayvan bulunmuyor. Bir dönem domuzları vurmaya kalkmışlardı. Allahtan sağduyu hâkim oldu da bunun önüne geçmiştik. Yine kaçak olarak domuz avlandığına dair duyumlar alıyoruz. Hiç kimse bir domuz bir seferde 58 arası yavru yapıyor bunun ancak 1/2si yaşıyor. Diğerleri ne oluyor diye düşünmemişti. Ben söyleyeyim diğer yavrular diğer vahşi hayvanlar tarafından yeniliyor. Eee, ayılar et ile beslenemediklerine göre geriye ot kalıyor. Yani yaban elmaları, yaban armutları, mantarlar vs vs. Yaban elmaları ve yaban armutlarını da aşılayarak evcil hale getirdiniz. Sezonu olunca bir güzel gidip toplayıp yiyorsunuz. Hatta yedikleriniz yetmiyor gibi şehre getirip satıyorsunuz. Ayrıca, bugünlerde İzzet Baysal Caddesi üzerinde adım başı mantar satan köylüler var. Peki, o mantarları sizler bahçenizde mi yetiştirdiniz yoksa ormanlardan mı topladınız. Tabi ki ormanlardan toplayıp getiriyorsunuz. Peki, ayılar ne yiyecek diye hiç düşündünüz mü Siz ayıların hakları olan ormandaki yiyecek ne varsa toplayıp getirip satıyor, para kazanıyorsunuz. Sonra da ayılardan şikâyet ediyorsunuz. Ne hakla İnsan olarak hiç şikâyet etmeye hakkınız yok.Yavaş olun biraz, hangi hakla ayıları vurmaya kalkışıyorsunuz. İnsanlar olarak ayıların yaşam alanlarını tahrip ediyorsunuz. Ayıların karınlarını doyurmak için doğada ne var ne yok hepsine sahipleniyorsunuz sonra da ayılar köylere kadar geldi, ürünlerimize zarar veriyor diye şikâyet ediyorsunuz. Ormanları kese kese, yaka yaka bitirdiniz. Zavallı hayvanların yaşam alanlarını mahvettiniz. Ağzı var dili yok hayvanların haklarını çaldınız. Ah Osmanlının zamanında olacaktı da bakalım siz onlara dokunabiliyor muydunuz
***Buradan Çevre Ve Orman İl Müdürü sevgili arkadaşım Sezgin Akaya sesleniyorum. Bir tane ayının kılına zarar gelirse, öbür dünyada iki elim yakanda olacaktır ona göre.Bir sözümde, yaptıkları haberler ile köylüleri mağdur gibi göstermeye çalışan arkadaşlara var. Lütfen biraz objektif olup çevreye karşı duyarlı olun. Çevrecilik sadece Belediyenin çöpleri toplayıp toplamadığı ile ilgilenmek değildir. Ayrıca, 1994 yılında Sakarya Bölge İdare Mahkemesinin ayılar lehine vermiş olduğu karar var. Hiç kimse ayıların vurulmasına göz yumamaz. İsteyen Yargıtaydan öğrenebilir.