Ahmet Saib Zorlu
1898 Yılında Bolu’da doğdu. Babası Mehmet Efendi, annesi Lebibe hanımdır. Bolu İdadisi’nde okumuştur.
1915 yılında, 17 yaşında iken askere alınmış, İhtiyat Zabiti yani, Yedek Subay olarak vatani görevine başlamıştır.
1924 Yılında terhis olduğunda Mülazımı Sâni olarak görev yapmış, Çanakkale Cephesi dâhil, Kurtuluş Savaşı’nda değişik cephelerde görev almış, düşmanla vuruşmuştur. Bu çarpışmalarda dokuz kez değişik yerlerinden yara almış “Gazi” unvanını hak etmiştir. Kendisi “İstiklâl Madalyası” sahibidir.
Bu yaralanmalarından birinde başından aldığı yarayı açan “kurşunu atan yunanlıyı eğer çizebilsem aynen çizerdim yahut Yunanistan’a gitsem tanır bulurum” dediği nakledilmektedir. Bu durum bize, düşmanla iç içe girecek, onu yakından bu denli tanıyacak kadar şiddetli vuruşmaların içinde olduğunu göstermektedir. Yine, bu yaraların birini de Sakarya Cephesi’nde savaşırken almıştır. Göğsünden girip, sırtından çıkan kurşun, kendisini ağır yaralamasına rağmen iç organlarında ölümcül tahribat yapmamıştır. Yaralanmanın darbesiyle çarpışma alanında baygın düştüğünde kendisi ölü sanılıp, künyesi Bolu’ya gönderilmiş. Ancak, kendisinin ölmediğini fark eden Şecaattin Türbedarı ve kızları tarafından kurtarılmıştır. Sıhhatine kavuşup, tekrar birliğine dönmüştür. Yıllar sonra bu olayın anısına oğlunun adını “Şecaattin” olarak koyacak, kendini kurtaranlara minneti unutmayacaktır.
Cumhuriyet kurulduktan, vatan düşmandan temizlendikten sonra 1924 yılında terhis olmuş, Gazilik onur ve şerefiyle evine dönmüştür. Askerlik sonrasında Bolu da Osman Efendilerden Ayşe Şeref Hanım Efendi ile evlenmiş; bu evlilikten Şecaattin ve Nebahat adında bir oğlu bir kızı dünyaya gelmiştir.
II. Dünya Savaşı başladığında tekrar silâhaltına alınan Ahmet Saib Zorlu, 2 yıl daha askerlik yapmıştır.
Dönüşünde ticaret hayatına atılmıştır. Bolu’nun ilk Beyaz Eşya ve Tüp gaz bayiidir. Bu işi ölünceye kadar sürdürmüştür.
Demokrat Parti Bolu Teşkilatı’nın kuruluş çalışmalarına katılmış, Bir süre Belediye Meclis Azalığı da yapmış olan Ahmet Saib Zorlu; yaşadığı dönemde giyimi, kültürü ve her konudaki titizliği ile saygı görmüş örnek şahsiyetlerdendir.
Gazi Ahmet Saib Zorlu, 1971 yılında vefat ederek, ebediyete intikal etmiştir. Mezarı Bolu’dadır.
***
Yukarıdaki satırları, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramında, Bolu Belediyesi Mehmet Yücetürk Sanat Merkezi’nde açılan Atatürk ile ilgili bir sergide gördüm. Okurken boğazım düğümlendi. Etrafta kimsecikler olmasaydı avazım çıktığı kadar ağlayabilirdim. Çünkü, İzzet Baysal Üniversitesinde Öğretim Görevlisi Hüseyin Kaya’nın, “Bütün Türkiye İstiklal Savaşında, Çanakkale’de savaşırken, Bolulular Tombalacık Halimem türküsüyle eğleniyorlardı” türünden cümleleri bir kez daha hafızamda canlandı.
Kurban, yakınlaşmak, kaynaşmak, kırdıklarından özür dilemek anlamlarını içinde barındıran bir kelimedir. Bana göre, bütün Bolululara hakaret içeren yukarıdaki sözcüklerin yazarı Bolululardan özür dileyip Bolululara yakınlaşmaları, kaynaşmalıdır. Ve yukarıdaki büyük şahsiyeti okuyup ta hala daha söylediklerinde ısrar ediyorsa da kendisini Allah’a havale ediyorum.
- Vatandaşı soytarı yapmak
- Vicdanının sesini dinleyen Mehmet Konuk istifa etmemeli
- Tabela çöplüğü
- Tanju Özcan’ın nezaketi(!)
- NECİP BAŞKAN VE BASIN
- Ah şu bizim gasssteciler
- Bende Belediye Başkanı kadar zekiyim
- Savcı Sarıkaya haklı çıkarsa
- Bolu'ya fotoğrafı biz sevdirdik
- Hayvan sever olduğunu iddia edenler İdris Amcayı örnek almalı
- Başkanın hayvan severlere tokat gibi cevabı “Bana niye ölen işçinin hesabını sormuyorsunuz”
- Demokrasi nedir?
- Gerede’deki işçiler ve Bolu’daki gazeteciler
- PKK’dan beter
- Beş dakika engelli olmaya dayanamadım
- Beygaz sanki “Ali kıran baş kesen”
- Bolu Bey(inin)gazın Bolu’ya zulmü
- Beyinler sağlam değil ki, binalar sağlam olsun
- “Vatan”a kurban!
- Terör değil savaş
- İyi uykular Bolu
- BDP’liler yemin ettiler, Meclise huzur geldi(!)
- Muhtemel bir cinayeti ihbar ediyorum
- Zengin ama mutlu değil
- Siyaseti ayağa düşürdüler
- Ormanlar yanıyor, dostlarım yanıyor
- Tavukçular tesislerini neden Büyüksu deresi kenarına kurdular acaba?
- Festival yerine Somali’ye tavuk gönderin
- İhsan Ağcan kabuk bağlamış yarayı kaşıyor
- Gözünüz meydan görsün
- Şu bizim Basın tribününün halleri
- İnsan ve vatan
- Sayın Valimize bir kez daha hakkımı helal etmiyorum
- Hakkı Fidan ve CHP
- Dr. Murat Yapıcı için bardağın dolu tarafı
- Niye 3–0 olmadı
- Siyasilerden uçuk kaçık vaatler
- Bir nikah dört kadın
- Ömer Sayın unutursa, millette Ak Partiyi unutur
- Haram para ile şampiyon olunmaz
- İzzet Babaya mektup
- Keşke herkes çocuk kalabilse
- Bir oy vermenin sorumluluğu
- Siyasette erkekler ve kadınlar
- Başkanın ruh hali (3)
- Ak Parti adayı Hatice Dinç’in itirafları
- Milletin vekili mi? Başkanın askeri mi?
- Kızılay’a günahımı bile bağışlamam
- Emperyalizme kafa tutan leopar
- BAŞKANIN RUH HALİ
- Altın rozetli Yener abi
- Kardeşlik köprüsü olmadan önce düşman mıydık?
- Sayın Başkan, saçında aklar var
- Bolu’yu kim yönetiyor
- Eski Vali’ye kimler “Kabalık” yaptı
- Bir büyük, bir küçük (ama yüreği kocaman) iki yazar
- Korkakların suskunluğu
- Sayın Valimize açık mektup
- CHP, Yener Abi ve Ben
- Vali’den gazetecilik dersi
- Türban ve Geçmişte Yaşananlar
- CHP halka samimiyetsiz davranıyor
- Beygaz Bolu’yu soyuyor
- ABD’nin yeni planı
- Diploma cehalet alır, eşeklik baki kalırmış
- Önemli nasihatler
- Edepli edebinden susar, edepsiz de onu ben susturdum zanneder
- Ramazan Sokağına “genelev” benzetmesi
- Eyvah yargı elden gidiyor(muş)
- Sayın Vali’nin de mi sesi mi kesildi?
- Bölündük ey halkım
- "Evet, hayır" üzerine çeşitlemeler
- Vah benim ülkem vah!
- “Coca Cola” şişesi ve “Türk Malı” dizisi
- Bebek katili Öcalan yeniden yargılansın
- Demokrasiye nankörlük etmeyin
- Eğitimde Sayın Vali’den umutluyum
- Bir Türk Dünya’ya bedeldir, Ama hayal dünyasına
- Kayıp yıllarımız
- Meğer CHP şeriatla yönetiliyormuş, Baykal’a RECM cezası verdiler ve taşladılar
- Deniz Baykal ve kirli siyaset
- Bolusporda suçlu taraftardır
- Abantın ruhuna fatiha
- BOLU BASINI
- Ben Deniz Baykalı alkışlıyorum
- FİLLERİN TEPİŞMESİ
- Ülkemizde bir iç savaş var haberiniz var mı
- Bolu'yu rezil ettiler
- Zirvedeki soğuk rüzgârlar vatandaşı hasta eder
- CHPNİN MEKTUBU LAİKLİĞE AYKIRI DEĞİL Mİ
- Müslümanız Elhamdülillah
- BELEDİYEDEN KÜÇÜK İŞ BÜYÜK HİZMET
- İmam Hatip Okulu ve Atatürkçüler
- Belediyeden güldüren olay
- REKTÖRLÜK SEÇİMLERİ VE MUTFAK YAZILARI
- Uğur Mumcunun düşündürdükleri
- TÜİKin nasıl istatistik yaptığımı anladım
- Nihat Abiden tampon darbesi
- Mutlu yıllar diliyorum sevdalı yüreklere
- Düdüklü tencere
- Siz hiç Alacakaranlıkta Ankaraya gidip, alacakaranlıkta döndünüz mü
- Askeri mahkemenin kararına isyan ediyorum
- Bu ülkede yaşanılan hiçbir şey tesadüf değildir
- Milletin genetiği değişmiş
- Milli Bayramlar CHP'nin, dini bayramlar Ak Parti'nin mi olsun
- Belediye Başkanına moral desteği
- Bolu Valiliğinden gelen mektup
- Akçakocadaki Çınar Oteli hikâyes
- Kızılay Meydanına yapılacak Camiiye destek
- Valla, Kızılay meydanına
- Önce vur sonra dur!
- Her şey Bolu için, bizim için
- Tezgâhtarlık çok önemli bir meslektir
- Ayılar ve İnsanlar
- Bir Vali, bir Kaymakam bu kadar duyarsız olabilir mi
- Bolu Valisine niye kızıyorlar
- Bu ülkeyi bölmek için PKKya gerek yok
- Türkan Saylan üzerinden siyaset yapmak
- Ver coşkuyu
- Bir darbeci ile bir siyasetçinin sulu şakaları
- Yakın tarihimizdeki katliamlar
- Kahrolsun medya
- Bize niye Teşvik vermiyorlar
- TOKİ kültürümüzü yok ediyor
- Bolusporda başarının sonu niye gelmiyor
- Anneler günü
- Kravatlı ve diplomalı hırsızlar
- Ya domuz çiftliği kurulsaydı
- ABDnin makyajı aktı
- CHP bu yüzden ikinci parti oluyor
- BAĞCIYI DÖVMEK YERİNE ÜZÜM YİYELİM
- Seçim mi var, meydan okuma mı
- İlahi CHP, sen adamı öldürürsün
- Ticaret Odası gücünün farkında olmalıdır
- Başkanın basınla ısınma turları
- Ergenekonda Bolu
- ERGENEKONA DERİN BAKIŞ








