LİG UZUN MARATON

Hafta içi maçları hep kupa maçları gibi düşünürüm. Yani iki maç şeklinde, deplasmanda atılan gol daha avantajlıdır gibi. Bu karşılaşmada bana bir gün önce öyle geldi nedense.

Ama maç günü şehitlerimiz için yapılan yürüyüş ve maç öncesi atmosfer bu karşılaşmanın dostça ve de puanları paylaşacakmışız gibi bir his uyandırdı. Çünkü teknik heyet ve futbolcular çok samimi bir hava içindeydiler. Sezon öncesi o sert geçen hazırlık maçındaki durum yoktu. İki takımda bu acılı günümüzde 2-2 ile puanları paylaşarak sahadan ayrıldılar.

Ortada olacak diye düşündüğüm, deplasmanda kazanan Bolu, kendi sahasında 3 atan Elazığ yaz gününü andıran hava, hafta içine ve TRT vermesine rağmen fena olmayan doluluk oranı benim düşüncem derken maç başladı. İlk dakikalarda yine kontratak oyunu benimseyen bizim takım bir iki pozisyon buldu ve 7. dakikada Ümit Tütünci golümüzü attı. Bu benim düşüncemi de bir anda değiştirdi. Golü erken bulmamız ve oyun anlayışı Göztepe maçındaki savunmayı da düşünerek biz bu maçı bol gollü alırız dememe neden oldu. Top Elazığ’da ama bizim ataklar daha tehlikeli en azından ilk 30-35 dakika böyle geçti. Sonra ortaya dönen oyun ve yine Atacan’ın kurtarışları, belki de penaltı olacak pozisyondaki kurtarışı ve sakatlanması. Neyse ki ilk yarı 1-0 bitti. Ama maçın ilk yarım saatindeki düşüncelerimi devre arasında acabalara bırakırken dakika 48 de duran toptan ve bomboş bırakılıp vurulan kafa şutundan sonra yine mi son dakikaları sıkıntılı geçireceğiz, yine mi geriye yaslanacağız demeye başladım. Ama bir taraftan da biz bunlara mutlaka atarız 3 puanı alıp pazartesi akşamı İstanbul Kasımpaşa’ya çok rahat gideriz diye de maçı izliyorum. Neyse ki Ferhat Kiraz 64. dakikada kaptığı topu ağlara göndererek bu düşüncelerimizi boşa çıkarmıyor. En azından bitime çok var ve her an gol atacak durumdayız. Yine top daha çok rakipte ama iki ileri uç adamlarımız birer gol atınca rakip ister istemez rahat değil zaten 2-1 öndeyiz. İlk golü duran top ve bomboş kafayı vuran rakip oyuncuyu görünce böyle bir pozisyon daha olsa bizim takım nasılsa o golden ders çıkarır ve ikinci kez aynı hatayı yapmaz derken al sana aynı gol ve durum 2-2. Maç öncesi havaya döndüm demek ki bu maç berabere bitecekmiş. Ama maç oynanırken inanın mutlaka 3 puanı alırız ve yıllar sonra ilk yedinci maçta yenilmezlik unvanımızla ve ikinci takımla puan farkıyla lider olarak Kasımpaşa tirübünlerini doldururuz hissi çok kuvvetliydi. Ama yine yenilgisiz lideriz bu yüzden teknik heyet ve futbolcuları kutlarım. Çünkü lig uzun bir maraton ve hatalarımızdan ders alarak çok daha iyi olacağız. Sezon öncesi 2-3 yıllık takım olacak ve daha temkinli olacağız diyorduk. Şu andaki durumumuz sanki sezona şampiyonluk parolasıyla başlamış ve yenilgisiz doludizgin gidiyoruz durumunda. Gerçek bu ama oynanan oyun böyle değil o yüzden de herkeste biraz tedirginlik var. Hiç tedirgin olmayalım şu kolay gol yeme alışkanlığımızı halledersek biz şampiyonluk parolasıyla sezona başlamasak bile ilk ikiden şampiyon olarak bu sezon bu ligdeki son sezonumuzu oynayıp mutlu sona ulaşırız. Yeter ki Kasımpaşa’ya yenilmeden bu haftayı az kayıpla atlatalım, o zaman Elazığ beraberliğinin bize acısı dokunmaz.

Keşke acılar böyle tatlı olsa! Hakkâri Çukurca da yaşanan içimizi dağlayan bu acıda şehit olan tüm Mehmetçiklerimize Allah’tan rahmet dilerim. BAŞIMIZ SAĞOLSUN.