Anneler Ölmesin
Bolu'da 2011 yılında doğumda ölen anne yok.
2011 yılının ilk 11 ayında, Bolu'da 3030 bebek dünyaya geldi. Bolu'da "Anne ve Bebek Ölümleri" üzerine bilgi aldığımız İl Sağlık Müdürü Dursun Koç yaptığı açıklamada, 2011 yılında hiç anne ölümü olmadığını, 17 bebeğin önlenemez nedenlerle hayatını kaybettiğini belirtti.
Dünyada her yıl yaklaşık 350 bin kadın gebelik ve doğumla ilişkili nedenlerden hayatını kaybediyor. Türkiye'de 1998 yılında yüz binde 70 olan anne ölüm oranı, 2010 yılında yüz binde 16'ya düştü.
İl Sağlık Müdürü Dursun Koç, Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Şube Müdürü Esra Uca, Aile Hekimi Mustafa Özünal ve Halk Sağlığı Uzmanı Ahmet Dudak, "Bolu'da ki Anne ve bebek ölümleri" üzerine Boluda Yenihayat Gazetesine bilgi verdi.
"Anneler ölmemeli"
Dursun Koç "Bu konuda çok rahatlıkla bilgi verebiliriz. 11 aylık süreçte, çok rahatlıkla ifade edebilirim ki sahada ki arkadaşlarımız çok iyi çalıştılar. Bu yılı "sağlık açısından" geçen yıla göre, çok daha iyi oranlarla kapattık. 2010 yılında da hiç "anne ölümü" yaşamamıştık. Bu yıl da anne ölümü meydana gelmedi" dedi. Öncelikle anne ölümlerine değinen Koç " Anne ölümü dendiğinde gebeliğe bağlı, gebelik ve loğusalık sürecinde oluşabilecek ölümleri kapsıyor. Biz gebeliğe bağlı anne ölümü olmaması için çok iyi bir takip yapıyoruz. Olası risklerden erken dönemde koruduğunuz zaman anneler ölmüyor, ki ölmemeli" ifadelerine yer verdi.
Koç, gerçek anne ölümünün, gebelikle ilintili olan ölümler olduğunu ancak 'Bolu'da 2011 yılında anne ölümü yok' ifadesinin gebeliğin başlamasından, loğusalığın bitimine kadar trafik kazası, intihar gibi herhangi nedenle de ölmediğini mutlulukla belirtebileceklerini kaydetti.
"2011'de 17 bebeğimiz 'önlenemez nedenlerle' hayatını kaybetti"
2011 yılı kasım ayı sonu itibari ile Bolu'da 3030 bebeğin dünyaya geldiğini belirten Sağlık Müdürü Dursun Koç "17 bebeğimizi ise 'önlenemez nedenlerden' kaybettik" dedi. Koç " Bu yıl içerisinde ölen 17 bebeğimiz çok düşük ağırlıkla dünyaya gelen bebekler. Yani 300- 500 gram ağırlıkla doğmuş bebeklerdi. Bunun yanı sıra Konjenital Malformasyon dediğimiz ağır sekelli özürlü çocuklar var. Bunlar önlenemez ölümler. Yani bu 17 bebeğimiz için yapılabilecek bilinen bir yöntem yoktu" dedi.
"Anne Bebek takip sistemi ilk kez Bolu'da uygulanıyor"
Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Şube Müdürü Esra Uca, Anne ve bebek ölümlerini engellemek için Bolu'da yapılan çalışmalarla ilgili bilgi verdi. Uca "1500 gramın altında doğan bebeklerimiz, eğer hastaneden taburcu edilmişse anında bize bilgi verilir ve hemen aileyle bağlantıya geçilir. Bebek 2000 gram olana kadar her gün aile hekimimiz gider, bebeği takip eder. Sorun var mı, beslenmesi nasıl gibi kendine has belirtileri var, onları kontrol eder. 2000 gram olduktan sonra ise 2500 gram oluncaya kadar bu kontrolleri üç günde bir yapmaya başlıyoruz. Bu takiplerle, olası bebek ölümlerini sıfırlamış durumdayız. Bolu'da ki arkadaşlarımızın geliştirdiği, sağlık kongresinde de sunumunu yaptıkları bu proje, Türkiye'de ilk kez ve tek olarak Bolu'da uygulanıyor" dedi.
"Takip sistemi sayesinde bu yıl 2 bebeğimizi kurtardık"
"Biz her bebek ölümünde, bebeklerimizin ölüm nedenini inceliyoruz" Uca, "Bir kadın doğum uzmanı, bir çocuk hekimi, sağlık müdürlüğünden ben, bir müdür yardımcımız ve ana çocuk sağlığından bir hekim arkadaşımızdan oluşan komisyonda bütün ölen bebeklerin, hastane dokümanları, aile hekimliklerine başvurularını inceleyip, bu bebek ölümü önlenebilir miydi araştırıyoruz. Ölüm sebebi öğrenildikten sonra, bu nedenle tekrar bir bebek ölmemesi için neler yapabiliriz, bu konuda çalışıyoruz" dedi. Bu araştırmalar sonucu, düşük ağırlıklı bebekler için takip sistemini oluşturduklarını belirten Uca, "Geçtiğimiz yılda 2 tane bebeği bu şekilde tespit ettik ve aile hekimlerimiz tarafından riskli görülüp hastaneye yatırıldılar. Bu sayede o iki bebeğimizin hayatını kurtarmış olduk" ifadelerine yer verdi.
Uca, anne bebek ölümlerini engellemek için yaptıkları diğer bir proje olan "Misafir Anne Uygulaması" hakkında şu bilgilere yer verdi:
"2009'dan bu yana ilimizde aktif olarak uygulanan bir projede Misafir Anne projesi. Bu proje ile gerek yol durumu, gerek ekonomik ya da sosyal durum nedeniyle, bir annenin hastane dışında doğum yapma riski varsa, aile hekimi bunu bize bildiriyor ve biz o bayana hemen ulaşıyoruz. İstediği zaman, sağlık kuruluşumuzun araçlarıyla evinden alıyoruz, gerekli kontrollerini yapıyoruz. Sağlıklı bir şekilde doğum yapmasını sağlıyoruz. Mesela, bir köyde oturan ve bizim aracımız yok, hastaneye gelemeyebiliriz diyen bir gebe olabilir ve ya kaynanası evde doğum yapmıştır, gelini de evde doğum yapsın ister. Sosyal güvencesi olmayan bir gebe olabilir. Tüm bu annelerimizi evinden alıp, tüm kontrollerini yapıp, gerektiğinde ilaçlarını da alarak, sağlıklı bir şekilde bebeği ile evine bırakıyoruz. Böylece, hiç evde doğum olmamasını amaçlıyoruz. Şuan da da 2011 yılının bu tarihine kadar hiç evde doğumumuz yok."
Hem ölmesin hem de sağlıklı bireyler olsunlar diye…
İl Sağlık Müdürü Dursun Koç sadece ölümleri engelleme çalışmalarıyla kalmadıklarını belirterek "Anne iyi beslensin diye demir takviyesi yapıyoruz. Sonra çocuk doğuyor, bebeğe demir desteği yapıyoruz, anemi olmasın diye. Sonra taramalarını, aşılarını yapıyoruz. Bütün bu hizmetlerin tamamını ücretsiz olarak veriyoruz. Sadece ölü bebek oranları azaltmakla kalmayıp, sağ olan bebeklerin sağlıklı olması için de tüm taramalarını yapıyoruz. Bir hasta için bile her türlü fedakarlık yapılıyor artık" ifadelerine yer verdi.









