YAKALAMA NEDİR?

Gazanfer Günler

Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği’nin 4/son.md. yakalamayı şöyle tarif ediyor:
(Yakalama: Kamu güvenliğine, kamu düzenine veya kişinin vücut veya hayatına yönelik var olan bir tehlikenin giderilmesi için denetim altına alınması gereken veya suç işlediği yönünde hakkında kuvvetli iz, eser, emare ve delil bulunan kişinin gözaltına veya muhafaza altına alma işlemlerinden önce özgürlüğünün geçici olarak kısıtlanarak denetim altına alınmasını ifade eder.)
Ceza Muhakemesi Kanunu 98’nci md’de; Yakalama emri ve nedenlerini şöyle hükme bağlıyor:
Md 98 – 1. Soruşturma evresinde çağrı üzerine gelmeyen veya çağrı yapılamayan şüpheli hakkında, Cumhuriyet Savcısının istemi üzerine sulh ceza hakimi tarafından yakalama emri düzenlenebilir.

3- Kovuşturma evresinde kaçak sanık hakkında yakalama emri re’sen veya Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hakim veya mahkeme tarafından düzenlenir.
Özetlersek;
Soruşturma evresinde;
     - Zanlı, çağrı üzerine gelmemeli;
     - Zanlıya çağrı yapılamamalı;
Kovuşturma evresinde;
     - Sanık kaçak olmalı
Yasal şablon budur. Bunun dışındaki her uygulama, yasaya açık biçimde aykırıdır.
Kovuşturma aşamasında haklarında yakalama kararı çıkarılan ve tutuklanan çok sayıda (47) muvazaaf general ve çok sayıda üst rütbe subay –KAÇAK- olmalı ki uygulanan işlem, alınan kararlar yasal olsun.
Anayasanın 19’uncu md: (Herkes, kişi hürriyeti ve güvenliğine sahiptir. Şekil ve şartları kanunda gösterilen … haller dışında hiç kimse hürriyetinden yoksun bırakılamaz… Bu esaslar dışında bir işleme tabi tutulan kişilerin uğradığı zarar, tazminat hukukunun genel prensiplerine göre Devletçe ödenir), denilmektedir. Yeter mi? Masumiyet ilkesine rağmen (yakalama-tutuklama) işlemine tabi tutulan ve yargılama sonunda beraat eden bir masumun kaybettiklerini hangi para iade edebilir?
Daha önemlisi, kanunda gösterilen haller dışında yakalama-tutuklama karar ve uygulamaları; adil yargılanma hakkının ihlali olup toplumun rejime ve yargıya güvenini sarsmaz mı?
Çağdaş demokrasiler, temel hak ve özgürlüklerin en geniş ölçüde saptanıp güvence altına alındığı rejimlerdir. Temel hak ve özgürlüklerin ÖZÜNE DOKUNUP onları büyük ölçüde kısıtlayan uygulamalar, demokratik toplum gerekleriyle bağdaşmaz.