Kelepçeli demokrasi
Ceza Muhakemesi Kanunu 94.uncu md:
(Yakalanan veya tutuklanarak bir yerden diğer bir yere nakledilen kişilere, KAÇACAKLARINA YA DA KENDİSİ VEYA BAŞKALARININ HAYAT VE BEDEN BÜTÜNLÜKLERİ BAKIMINDAN TEHLİKE ARZETTİĞİNE İLİŞKİN BELİRTİLERİN VARLIĞI HALLERİNDE KELEPÇE TAKILABİLİR)
Demektedir.
Anayasa 17/2 Md:
Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz. Kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya MUAMELEYE tabi tutulamaz.
Demektir.
Anayasa 2.nci md:
Türkiye Cumhuriyeti… Demokratik – laik ve sosyal bir HUKUK DEVLETİDİR.
Demektedir.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi 6/2 Md:
Bir suç ile itham edilen herkes, suçluluğu yasal olarak sabit oluncaya kadar suçsuz sayılır.
Demektedir.
Çağdaş, demokratik rejimlerin temel koşulu, HUKUK DEVLETİ OLMAKTIR. Yargı Yürütme ve uygulayıcıların hukukun üstünlüğüne olan inanç ve uygulamalarıdır.
Devlet, güç uygulama yetkisini haizdir. Güç uygularken hukuk kurallarına uymak zorundadır.
Güç uygulamasını gösteriye dönüştürmek, Ceza Muhakemesi Kanunun 94 ncü maddesinde yazılı koşulları suistimalle keyfi kelepçe uygulaması; insan haysiyetine aykırıdır.
Hakkında yakalama emri çıkarılan, tutuklama kararı çıkarılan her kişi – KESİNLEŞMİŞ MAHKEME KARARI İLE MAHKÛM OLUNCAYA KADAR MASUMDUR- .
Masum bir insana kelepçe uygulamanın istisnai olduğu tamamen göz ardı edilerek basın önünde güç gösterisi yaparcasına kelepçelemenin izahını ilgili Bakanlar yapmalıdır. En son şike iddiasıyla gözaltına alınan sporcu ve yöneticiler benzer muameleye maruz kalmıştır.
Masum insanlar, sırf onurlarını, haysiyetlerini, gururlarını yerle bir etmek için kelepçeleniyorsa, yasal hiçbir gerekçe yokken yakalama emri çıkarılıyorsa; tutuklama sistematik hale getiriliyor ve 10 yıla kadar sürebiliyorsa rejimin adı demokrasi değildir. Devletin şekli – hukuk devleti – değildir.
Bu mantıkla işleyen bir sisteme dünyanın en iyi anayasasını getirseniz demokrasi gelmez.
Yargı ve kolluk yasaları uygularken yasaların üstünde olmadıklarını unutmamalıdır. Rejimlerin, yasaların ve kendilerinin toplumun saadeti ve huzuru için varolduklarını unutmamalıdır. Toplum çok ciddi biçimde rahatsızdır.
- BİRAZDA İLERİYE BAKSAK
- ÇİN GEZİSİ
- 5 NİSAN AVUKATLAR GÜNÜ
- AMAN DİKKAT!
- HAL VE GİDİŞ ZAYIF
- SİYASETTE ÜSLUP
- TÜRK DIŞ POLİTİKASINDA HOCALI SOYKIRIMI NEREDE?
- ORTADOĞUDA MEZHEP ÇATIŞMALARI
- MUHTEŞEM YÜZYIL
- DIŞ POLİTİKADA STRATEJİ
- YARGI HIZLANIR MI?...
- YARGIÇLAR YARGIYI KORUMALIDIR
- FAZLA SÖZE NE HACET
- ÇELİŞKİLER ÜLKESİ FRANSA
- BAD-EL HARAB-ÜL BASRA
- AB ÜYELİĞİ HAYALİ BİTTİ Mİ?
- BOZULAN İMAJ
- KCK OPERASYONLARI – DERSİM
- VİCDANSIZ RET
- Van depreminin düşündürdükleri
- Arap sonbaharı
- Sarkozy
- VAKIFLAR
- HEDEFTE ÖĞRETMENLERİMİZ
- SIFIR
- ARAP BAHARI
- YAKALAMA NEDİR?
- BÜYÜK ORTADOĞU MACERASI
- SOMALİ’YE YARDIM
- Polis hedefte
- İsraf ekonomisi
- BAĞIMSIZ SAVUNMA
- SAHTE CENNET
- Demokratik özerklik
- Perşembenin gelişi…
- Şamgen vizesi
- SEÇİM SONUÇLARININ DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
- DEMOKRASİNİN NERESİNDEYİZ
- İğneli fıçı
- Taaddüt-ü Zevcat
- ÖZEL HAYATIN GİZLİLİĞİ
- USAME BİN LADİN
- Suriye
- Kelepçeli denetim
- SİVİL İTAATSİZLİK
- CUMHURBAŞKANI’NIN GÖREV SÜRESİ
- İDAM CEZASI
- DEVLETE ATILAN TOKAT
- BEDELLİ ASKERLİK
- AVRUPA PARLAMENTOSU RAPORU
- PKK VE EYLEM KARARI
- EVLİLİK PROGRAMLARI
- HUKUK DEVLETİ VE TUTUKLAMA
- ORDU VE SİYASET
- MISIR
- BAŞKANLIK-YARI BAŞKANLIK
- Yasemin Devriminin Düşündürdükleri








