BAD-EL HARAB-ÜL BASRA

Gazanfer Günler

ABD 9 yıl önce (Kitle imha silahlarını yok etme – demokrasi ve özgürlük) vaadiyle Irak ı işgal etmiştir.

15.12.2011 tarihinde resmen Irak tan çekilmiştir.

1 – Kitle imha silahları bulunmuş mudur? Cevap olumsuzdur.

Zamanın ABD Dış İşleri Bakanı eski Genel Kurmay Başkanı General Powel kitle imha silahları hakkında, yanıldıklarını itiraf etmiştir.

İşbirlikçileri, İngiltere Başbakanı Blair, Avam Kamarasında ağır biçimde eleştirilere uğramıştır. Siyasi hayatı bitmiştir.

2 – Sadece ABD 5000 e yakın askerini kaybetmiştir. Irak halkı kat’i istatistik olmamkla birlikte; 1.000.000 nun üzerinde kayıp vermiştir. 1.500.000 kişi göç etmek zorunda kalmıştır.

İşgalden bu yana her gün, Sünni ve şii saldırılarında çok sayıda insan hayatını kaybetmektedir.

Tahrip olan şehirler, sosyal hayat ve ekonomi… Irak, 50 yıl daha eski haline gelemeyecektir.

3 – Devlet, fiilen üçe bölünmüştür. Görünürde en karlı çıkan Kürtler olmuştur. Musul – Kerkük petrollerini de sınırlarına alan özerk Kürt Devleti, ordusuyla Merkez Bankasıyla ve Bayrağıyla, Bağımsız Kürt Devleti olma yolundadır.

Şii ve Sünni Araplar, uzun vadede Kürtlere soluk aldırmayacaktır.

ABD fiilen ve tamamen çekildikten sonra, ilk fırsatta Musul ve Kerkük için saldıracaklardır.

4 – ABD büyük bir stratejik ve psikolojik hata yapmıştır. Saddam ve ekibi Sünni Arap olup Kürtlere teslim edilmiştir. Kürt Hakimlerce sözde yargılanmış, aşağılanarak asılmışlardır.

Bu topraklarda yaşayanlara yön veren duygularıdır. Kinleri ve nefretleri, sevgileridir.

Hz. Hüseyin in acısı asırlara rağmen unutulmamış, kin ve bu kin her şeyi yön verecektir.

Bu tohumları ABD ekmiştir. Biçme Kürtlere kalmıştır.

Fiziken ve psikolojik olarak ayrıştırılmış etnik ve mezhepsel toplulukları, bir arada tutmak çok güçtür.

5 – Demokrasi, gelir dağılımının adil olduğu; fert başına düşen gelirinin asgari 10.000 USD olduğu; kültür düzeyinin yüksek olduğu toplumlarda doğar, yeşerir ve büyür.

Okuma yazma oranı çok düşük, gelir düzeyi çok düşük, Irak ta demokrasi boş bir hayaldir. Essen hayal vaat edenler de samimi değildir. Onlar da işin gerçeğini gayet iyi bilmektedirler.

Yoksul halkı (ekmekle – özgürlük arasında) tercihe zorlarsanız ekmeği tercih eder.

Evet ABD gitmektedir ama geride onulmaz yaralar, acılar ve yıkımlar bırakarak gitmektedir. Yani Bad – el harab – ül Basra ……….(*)

(*) Arap atasözü