SUÇLU KİM?

Ersin Rüzgar

İsteyip de yapamadıklarımız dediğimde aklınıza ilk gelen arzu edipte sahip olamadıklarınız geliyor değil mi? Hayır ben bundan bahsetmeyeceğim. Genel sorunumuz olan kendi tahlilimizi çıkartmadan, belki kendimizi tam olarak tanımadan talip olduğumuz, başaramadığımızda da bahaneler ürettiğimiz sorumluluklardan bahsedeceğim. Yasamak nedir diye sorduğumda inanıyorum ki çoğunuz çalışmak diyecektir veya herkes kendi sektörüne göre bir cevap verecektir. Bu neden kaynaklanıyor? Bana sorarsanız bütün motivasyonumuzu maddiyata endekslediğimizden gözümüz onumuzu görmüyor. Branşında çalışan kaç kişi vardır çevrenizde? Hem isi doğru yapamıyor, hem de az çalışarak çok kazanma telaşı var toplumumuzda. Ticaret hilesiz, siyaset yalansız olmaz gibi abuk sabuk sözlerle toplum uyutulmuş bu güne kadar. Böyle giderse insanlığımızı kaybedeceğiz dostlar. Düşenin elinden tutan enayi, borç para veren affedersiniz salak pozisyonunda sorgulanıyor. Bu ülkenin bağrından çıkan büyük insanlardan Nasrettin Hocanın bir fıkrasını sizlerle paylaşmak istiyorum. Bir gün Nasrettin Hocanın evine hırsız girer. Konu komsu toplanır. Ah hocam geçmiş olsun. Kapıyı neden kilitlemedin, cama neden koruma yapmadın, bu ne derin uyku v.s. Derken hoca kızar. İyide komsular der bu hırsızın hiç mi sucu yok? Bundan yüzyıllar önce bugün kimilerinin örümcek kafalılıkla suçladığı değerlerimiz taa... Bu günümüze bu mesajı gönderiyor. Yardımlaşma ve birliktelik bu milletin en büyük değeridir. Büyümek hepimizin istediği bir şey ama sağlıklı büyümek konusunda bilgi sahibi değiliz. Bu millet çok büyük sınavları başarı ile geçmiş bir millettir. Biraz bilinçlenir, biraz gayret edersek bizim önümüzde kimse duramaz. Lütfen yapamayacağımız islerle uğraşmayalım, yaptığımız isi sevelim, en iyi olmak için mücadele edelim. Her zaman söylediğim gibi lütfen değerlerimizi kaybetmeyelim.