Şikayet ve Teşhis

Ersin Rüzgar

Gündemi şöyle bir taradığınızda gündemin ne kadar yoğun olduğunun hepiniz farkındasınızdır. Siyasetten politikaya, ekonomiden savaşlara kadar birçok gündem konusu tartışılıyor.
   Peki bos yorumları bir kenara bırakırsak, şikayetlere baktığımızda gerçek teşhisler konuluyor mu? Teşhislere göre çözüm önerileri tutarlı mi? Yoksa yönlendiriliyor muyuz? İşte bu soruların cevapları muallakta kalıyor. Bir nokta daha; acaba dış dünya meseleleri ile bu kadar uğraşırken acaba kendi özümüzde bazı meseleleri kaçırıyor muyuz? Dikkatlerimizi ne kadar insani duygu ve konulara ayırabiliyoruz? Bu soruların hepsi boşlukta gezerlerken dönem dönem duvara tosladığımızda şikayet ediyoruz ve bu ara şikayetler de iyice çoğaldı. Daha önce ki yazılarımda da bahsettiğim gibi özümüze donup yaşantımızı tekrar gözden geçirmemiz gerekiyor. Herkesin karsısındakinden beklentileri hat safhadayken, kendine donup bakan yok. Bu söylemimi kişisel, siyasal, idealistsel istediğiniz yere çekin. Eline yetki gecen kendi görüşü çerçevesinde yetkisini kullanıyor. Bunu siyaset reklam ve komplo ile, is hayatında yetki sahipleri güçle, ailede ise ebeveynler genelde tehditle kapatıyor. Peki biz ne yapıyoruz? Toplum olarak çabuk tepki veriyor, fakat tepkinin arkasında durmadığımızdan bir turlu sonuca ya ulaşamıyoruz ya da çok geç kalıyoruz. Şikayetlerinde sonu gelmiyor. Peki kim şikayet eder? Tabi ki aciz insan. Bir daha düşünmemiz lazım derim. Hepinize iyi haftalar...