İÇLER ACISI HALİMİZ
Kimse kimseye bahane vermesin. Hepimiz kendimize bir bakalım. Günlerce, aylarca hatta halen tartışılagelen konulardan birkaçı hakkında acı gerçeği belirtmek istiyorum bu yazımda. Başımıza gelen hallerde hemen isyan bayrağını çekip, önünü ve sonunu düşünmez hareketlerimiz var. Yöneticilerin de bu haller karşısında tavizleri. Hemen birkaç örnekle açıklayayım.
Dün stadyumun giriş kapısının önünden geçiyorum. Bildiğiniz gibi orası dört şeritli yol genişliğinde. Mevsim kış, yerler buz. Saat 17:30 civarı. Tam mesai bitimi saati. Sadece bir araç geçecek kadar mesafe var. Neden mi? Park halinde ki araçlar. Etmeyin arkadaşlar. Yolun devamı bayır. Aracın birisi kaysa izdiham olur. Günlerden Pazartesi değil. Olsa da olmamalı da. Bu mudur olması gereken? Hemen aklıma İzzet Baysal caddemizin önce ki hali geldi. Defalarca uyarılar, cezalar, tenkitler v.s., v.s. Sonuç kimse yapacağından geri kalmadı. Dubalar sonrası trafik akmaya başladı. Peki bu muydu olması gereken? Bizi yaratan inandığımız yüce kitabında “Hak ettiğiniz şekilde yönetilirsiniz.” Diyor. Demek ki boşuna denilmemiş. Ne de olsa “yapan bilir, bilen konuşur.” Düsturu işleyecek. Neyse konuyu dağıtmayalım. Kapımın önünde aracın biri park yerinden çıkarken, bizim aracımız diğerini bekleme pozisyonunda ceza yiyoruz (Bir kaç ay önce.). Diğer tarafta yollar kapanıyor, gören yok. Yeni emniyet müdürümüze bu vesile ile görevinin hayırlı olmasını dilerim. Bir tarafta esnaf kapısının önünü günlük park haline getiren şahsa bir şey diyemiyor, diğer tarafta malzeme aracı geleceği için duba koyana ceza kesiliyor. Bu arada kapısının önünü benimseyip
kimseye izin vermeyenleri de atlamamak lazım tabi. Nasıl bir hengame, nasıl bir keşmekeşlik, akıl alır gibi değil. Her şeyi karşımızdakinden beklersek çözemeyi biz bu işleri.
En son hükümetimizin çıkarttığı, milletvekillerimizin üzerinde tartıştığı yeni ticari yasa. Çek mağduruymuş. Soruyorum kim? Çeki yazıp parasını ödemeyen mi? Çeki alıp malını verip, şimdi zaruri ihtiyaç olduğundan haciz edemeyip kredi kullanarak ayakta kalmaya çalışacak satıcı mı? Mantar biter gibi o il bu il piyasayı dolandırıp, tekrar tekrar işyeri açan firmaları kim kontrol ediyor?
Bu kadar samimiyetsizlik varken biri bize ciddi bilgi versin… Bu kafada ki sorumuların önüne yazar kasa değil, çok şeyler atılır. Biri bu yanlışı durdurmalı.
Devamı diğer hafta…
- İNANMAK
- GÜZEL MEMLEKETİM
- TEMENNİ
- GELİŞEN TÜRKİYE
- DEĞİŞEN DEĞERLERİMİZ
- ÜÇKAĞITÇILIĞIN BÖYLESİ
- KAYBETTİĞİMİZ KIYMETLER
- İÇLER ACISI HALİMİZ
- KAYBETTİĞİMİZ KIYMETLER
- HASRET SONU
- Hak etmek
- Son gelişmeler
- Kıstas Ne?
- Hazım ve Sabır
- SERTLİK
- Memnuniyetsizlik hastalığı
- Erdem sahibi olmak
- İlişkiler
- Syn. Ömer Sayın Bey
- Neyi yaşıyoruz?
- Siyaset
- Ne için?
- "Geçiş sürecindeyiz"
- Nereye gidiyoruz?
- Kaf Dağı
- Geçmiş ve Bugün
- Arzulanan ve Aslolan
- Şikayet ve Teşhis
- Bugünümüze Şükür
- İNSAN OLMA
- ÇAKMA HAYAT
- KIBRIS'TAN
- TERCİH
- SİYASET
- Şeref ve Değer
- Bir ay ara
- Plan
- Doğuda Görev Yapan Bir Doktorun İbretlik Yazısı
- Adam Kayırma
- Soylem icraat
- Fikir ve Dava
- Bayram mı tatil mi?
- Amaç ve Sapma
- Rahatlik rehavet
- Kavanoz ve 2 Fincan Kahve:
- ETKİ TEPKİ
- SUÇLU KİM?
- ÖZDEN KOPMAK
- BEDEL
- Toplum Halimiz
- FARKINDALIK 2
- FARKINDALIK
- OĞLUMUN ÖĞRETMENİNE
- İŞİNİZİ DOĞRU YAPIN
- YAŞAM KARARI
- İçinizde ki Yabancıdan








