BEDEL

Ersin Rüzgar

    Hayatta her şeyin bir bedeli var. Düzgün yaşamanın, yamuk yaşamanın, lider olmanın, sıradan yaşamanın.
    Düzgün yaşamaya çalışanların, yamuk yaşayanların hayatlarını alt üst etmesinden dolayı ödediği bedellerin, lider olmaya çalışanların, olmaması için uğraşanlara karşı ödediği bedellere ve nice örneklere şahitlik etmişizdir. Hatırlarsanız bizleri hep etliye sütlüye karışmamak üzere yetiştirdiler. Aman bulaşma geleneği süre geldi gidiyor. Peki taşın altına kimler elini soktu bugüne kadar? Daha doğrusu kimlerin eli taşın altında zannedildi? Bana sorarsanız eski tabirle cazgırlar. Düşünün şöyle bir halen daha muhalefette bir laf kalabalığı, bir iftira silsilesi, bugünlere gelmiş ülkemize yakışmıyor. Bu hal iktidarı benim dediğim olacak haline getiriyor ve sonuç hüsran. Bu kadar sıkıntılardan geçmiş bir ülkede tarih yazmak için ne fırsatlar ele geçiyor. Bizler demagoji ile günleri geçiriyoruz. Önceleri aman battık, satıldık vs. Şimdilerde ise bildiğiniz üzere anayasa gündemde. Bu ülkede anayasanın değişmesi gerektiğini herkes biliyor. O zaman neden bu kadar hayati bir mesele siyasi malzeme haline getiriliyor. Tabiri caizse semer değişiyor, zihniyet değişmiyor.
    Daha önceki yazılarımı takip ettiyseniz sınırları bilemeyen bir topluluk olduğumuzu yazmıştım. Ülke kan kaybediyor dostlar, gemimiz hızlı ve müthiş bir ses kalabalığında yol alıyor. Buz dağlarıyla uğraşalım, birbirimizle değil. Yoksa bu bedeli kimse ödeyemez.