BU SENE O SENE

Üç.
Üç tanesi bir üst gruba terfi edecek. İlk ikisi aslında garanti... Aralarındaki tek fark görünürde prestij. Birinci olmak ya da ikinci olmak arasındaki fark, bu kadar… Ama üçüncünün durumu biraz karışık… Üçüncü ilk ikiye göre daha çok çalışmak zorunda. Zurnanın son deliği olabilmek için, diğer rakiplerine göre fark yaratmalı. Daha fazla mücadele etmeli.
Hayır, BankAsya Birinci ligden bahsetmiyorum. Aslında yarış aynı yarış. Listedeki ilk iki isim doğrudan süper lige çıkacak. Muhaliflerin bile kabul ettiği, Ak Parti ilk iki sıra adayların meclise gireceğine kesin gözüyle bakıldığı gibi. Diğer iki muhalefetin derdi, sonuncuyu kendi partilerinden meclise sokabilmek. Bu anlamda Ak parti 3. sıra adayı, diğer partilerin 1. sıra adayları ile sanki play off maçına çıkacak.
Daha lig maçları bitmedi. Kimisi kendi sahasında; kaldırımlarda verdikleri pozları, gazetelerde, nasıl iyi bir insan olduklarını, Televizyonlarda neler yapacaklarını bizlerle paylaşıyor. Kimisi de deplasmanda, Ankara’da, partinin ileri gelenlerinin dirseklerine, kendi dirseklerini değdirebilme derdinde.
Lig maçları 11 Nisanda bitiyor. Puan durumu, ak goyun kara goyun (özellikle yanlış yazıldı), belli olacak. Keserler, çekiçler bırakılacak. Birbiri ile yarışan bazıları, artık yek vücut olacak (olacak mı!). Zira, hiçbirinin derdi, birinci tekil şahıs değil. Çünkü hepsinin derdi, ülke. Çünkü hepsi, genel başkanlarının izinde, belli ilkelere gönül veren insanlar. Hiç biri insanları konuşan, küçük beyinler değil. Sistemleri konuşan büyük beyinler onlar. İsimlerin peşinde değil, iyi işlerin peşinde. Hepsi de, ülke ekonomisi düzgün olduğunda bunun her bireye olduğu gibi kendilerine de olumlu yansıyacağını bilen insanlar.
Yine de her yiğidin gönlünde bir arslan var. Kiminin içi coşkun seller gibi akmakta, kiminin gönlü, sonbahar rüzgarları gibi esmekte.
Bizim gönlümüz, meclisi fethedecek yüreklerde. Bizim gönlümüz, kendinin değil, ülkenin küpünü doldurma gayretinde olanlarda, bizim gönlümüz, bir kuşun kanadında…

Sevelim sevilelim, (bu) dünya bizim, kirletmeyelim…
Afiyetle…

NOT: Bu satırları okuduğunuz gazetede yazdığımız ilk yazımızın başlığı Meydan idi. Trafik ışıklarından bahsetmiştik. Sonradan dikkat ettim, yayalara yeşil yanmıyor. Kırmızı ikaz yanıp sönüyor. Diğer taraftan; Kadın doğum hastanesi önünden cici taksiye dönecek araçlara yeşil yanıp sönmekte. Aynı anda, vali konağı önünden cici taksiye dönecek olan araçlara da zamanı geldiğinde yeşil yanmakta.
Geçen hafta bu kavşağa yakın olan otobüs durağına bir araç daldı, dört kişi yaralandı. Aklıma ve tanıdığım pek çok insanın aklına ilk, kadın doğum önünden gelen araçla, vali konağı önünden gelen aracın birbiri ile karşılaşıp, birinin diğerini sıkıştırmış olma ihtimali geldi.
Olayın bu ışıklarla ilgisi var mı bilmiyorum, ama bu ışık sisteminin hala yanlış olduğunu düşünüyorum.